Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/3346 E. , 2024/12121 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/769 E., 2021/1513 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, 2911 sayılı Yasanın 32/1 maddesine muhalefet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ona
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/3346 E. , 2024/12121 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/769 E., 2021/1513 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, 2911 sayılı Yasanın 32/1 maddesine muhalefet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24/10/2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2019/168 Esas, 2020/514 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası göndermesiyle 220 inci maddesinin altıncı fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2019/168 Esas, 2020/514 sayılı Kararı ile sanık hakkında kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmakla ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme suçundan 2911 sayılı Kanunu’nun 32 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci ve 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/769 Esas, 2021/1513 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.01.2023 tarihli ve onama (örgüt adına suç işleme), bozma ( 2911 sayılı Kanun'un 32/1 maddesine muhalefet ) görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3.Sanığın savunmasının aksine herhangi bir delil olmadığına, 4.Sanığın hiçbir örgütle bir bağlantısının bulunmadığına, 5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve diğer hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmakla ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmakla ihtara ve zor kullanmaya rağmen kendiliğinden dağılmama suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Suç ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2911 sayılı Kanun'un 32/1 inci maddesi; “Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ederlerse, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”, Şeklinde düzenlenmiştir. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 2911 sayılı Kanun'un 24/3 üncü maddesine göre; kolluk görevlileri ancak “aynı maddenin (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen durumlarda kendilerine yönelik fiili saldırı veya mukavemet ya da korudukları yerlere ve kişilere karşı fiili saldırı hali mevcut olması durumunda ihtara gerek olmaksızın zor kullanma yetkisine sahip bulunmaktadır. Yani ihtar olmaksızın zor kullanma yetkisi kanuna aykırı hale gelmiş tüm toplantı ve gösterilerde kolluğa tanınmış bir yetki değildir. 2911 sayılı Kanun'un 32/1 inci maddesinde ifadesini bulan “Direnme” suçunun oluşabilmesi için öncelikle 3 şart gerçekleşmelidir. Bunlar; a) Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılınması, b) Dağılma emrinin mevcut olması, c) Toplantı ve gösteri yürüyüşünün zorla dağıtılması, şartlarıdır. “Direnme” suçunun faili; kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılarak ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmayan kişilerdir. Bu maddede cezalandırılan durum, toplantıya katılınması değil yetkili makamlar tarafından verilen dağılma emrine uyulmamasıdır. Toplantı veya gösteri yürüyüşüne katılmak 2911 sayılı Kanun'un 32/1 inci maddesinde tanımlanan suçun ön şartıdır. Toplantı veya yürüyüş, en başından itibaren kanuna aykırı olabileceği gibi, sonradan da kanuna aykırı hale gelebilir. Yapılmakta olan bir toplantı veya yürüyüşe katılan bir kişi, bu toplantının yasal olup olmadığını bilemez. Toplantı veya yürüyüşün kanuna aykırı olduğu idari otoritenin uyarısı ile ortaya çıkar. Ancak bu uyarıdan sonra, katılan eylemine devam ederse bu eylemi suç oluşturur. Bu nedenle 32 nci maddedeki suç için dağılma emrinin mevcudiyeti suçun unsuru sayılmaktadır. Dağılma emrine uymayanların cezalandırılabilmesi için son olarak emir ve ihtardan sonra kendiliğinden dağılmamaları ve kolluk kuvvetleri tarafından zorla dağıtılmış olmaları gerekmektedir. Kendiliğinden dağılmama halinde mukavemet söz konusu olacaktır. Topluluğun, yetkili makamın emir ve ihtarından önce ya da sonra kendiliğinden dağılması halinde, suç oluşmayacağı için şahıslara ceza da verilmeyeceği gibi kolluk kuvvetleri tarafından zorla dağıtılmış olmamaları halinde de 2911 sayılı Kanun'un 32/1 inci maddesinde suçun zorunlu unsurları arasında bulunan “zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme” unsuru gerçekleşmeyecektir. Bu açıklamalar karşısında somut olay irdelendiğinde; Her ne kadar mahkeme gerekçeli kararında sanığın; "22.05.2015" tarihinde düzenlenen eyleme katılarak yapılan "dağılın" anonsuna rağmen dağılmadığı" kabul etmişse de; oluş, iddia, olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın olay sırasında zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı nitelikte delil elde edilemediği gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanığın araç suç olan katıldığı kanun dışı gösteri yürüyüşünde kolluğun ihtar ve zor kullanmasına rağmen dağılmamakta ısrar ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden unsurları itibarıyla oluşmayan silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan beraati yerine yasal ve yerinde bulunmayan gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/769 Esas, 2021/1513 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.