Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/3973 E. , 2024/13056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/96 E., 2021/2043 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/3973 E. , 2024/13056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/96 E., 2021/2043 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2019/415 Esas, 2020/351 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2021/96 Esas, 2021/2043 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.01.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın örgüt üyesi olmadığına, 2.Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 3.Kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine, 4.Tanık beyanlarının gerçekleri yansıtmadığına, 5.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, 6.Sanığın çocuklarını örgüte müzahir okullara göndermesinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, 7.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 8.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; Dosya içerisinde yer alan örgüt mensubu gizli tanık ...'dan ele geçirilen micro SD kart üzerinde yapılan inceleme sonucunda Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan sanığa ilişkin veri inceleme raporuna göre; zümre başkanı, öğretmeni ve vekil adı olarak yer alan "..." "..." ve "..." isimli şahıslar ile vekil ...'a bağlı olarak gözüken ... ve ... isimli şahısların gerçek kimlikleri tespit edilip, bu şahıslara yönelik silahlı terör örgütüne üye olma suçundan herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının belirlenmesi, var ise söz konusu şahısların tüm aşama ifadelerinin ve veri inceleme raporlarının getirtilerek anılan şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; sanığın görev yapmış olduğu yere bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından ÖSYM, hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığı sorularak, var ise bu hatta ilişkin emniyet birimlerince düzenlenen kişiselleştirilmiş ayrıntılı analiz raporlarının temin edilmesi, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi; sanığın bu hat ile örgütün operasyonel hatlarıyla iletişiminin olup olmadığının tespitine çalışılıp, HTS Analiz Raporuna göre; sanığın iletişim içinde olduğu, haklarında soruşturma ve kovuşturma olan kişilerin ByLock kullanıcısı olup olmadıkları, ByLock kullanıcısı olduklarının belirlenmesi halinde ise tespit değerlendirme tutanaklarında sanığın ekleyenler yahut eklenenler arasında kaydının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi; yine sanığın görev yaptığı illerde emniyet mensuplarına yönelik silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma ve kovuşturmalar araştırılarak, bu soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında sanık ile ilgili olarak ifade yahut beyan bulunup bulunmadığı, ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı da araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi ile birlikte elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine duruşmada okunup, ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilerek diyeceklerinin sorulması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2021/96 Esas, 2021/2043 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, KARŞI OY Oluş, iddia, mahkeme kabulü tüm dosya kapsamı nazara alındığında, mahkemenin silahlı terör örgütü üyeliğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım