Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/5309 E. , 2026/6376 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/473 E., 2021/1845 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/299 E., 2020/54 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. ma
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/5309 E. , 2026/6376 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/473 E., 2021/1845 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/299 E., 2020/54 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Hükme esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların; doğrudan aleni duruşmada, sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK m. 180/1-2-5 gereğince SEGBİS kullanılmak ya da m. 181/1'de öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip, AİHS m. 6/3-d ve Anayasa m. 36. ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıkların dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafiine bildirilmeden, talimat mahkemesinde alınan beyanların okunması suretiyle CMK m. 180/1 ve 181/1'deki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi; 2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ilgili yerlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, temin edilmesi halinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden gerçek ismi tespit edilen şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması; 3- Emniyet mensubu olan sanık hakkında dosyada mevcut veri inceleme raporuna göre tüm liste içerisinde "A5" olarak kodlama yapıldığı, güncel listede ise kaydının bulunmadığı anlaşılmakla, ilgili birimlerden sanık hakkında düzenlenen güncel bir veri inceleme raporu bulunup bulunmadığı sorularak varsa veri inceleme raporunun dosyaya temin edilip sanığın örgüt içinde konumunun olup olmadığının araştırılması, tespiti halinde zümre başkanı, öğretmeni ve grubunda bulunan diğer polis memurları hakkında gerekli araştırmanın yapılması, bu kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulması, bu kişilerin ve sanığın HTS ve baz sinyal kayıtlarının getirtilerek, sanık ile bu kişilerin konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelenmesi, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptıılması gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması; Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.