Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/6522 E. , 2023/4757 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/6522 E. , 2023/4757 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 28.06.2017 tarihli 2017/328 Esas 2017/220 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının sanık müdafiine 03.07.2017 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen sanık müdafiince temyiz dilekçesinin 19.09.2017 tarihinde verildiği görülmekte ise de; ayrıntıları, Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 2019/16-573 Esas 2022/119 Karar sayılı, 24.02.2022 tarihli kararında açıklandığı üzere, aleyhine temyiz yoluna başvurulabilecek nitelikteki kararın, aynı Kanun'un 35 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince ilgilisi olan tutuklu sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği görülmekle öğrenme tarihinden itibaren süresinde verdiği dilekçenin, muhteva ve mahiyeti itibariyle anılan Kanun'un 40 ıncı maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları ile 41 inci maddesi kapsamında eski hale getirme ve temyiz talebi olduğu ve haklı gerekçeleri içerdiği değerlendirilerek, sanığın 21.12.2022 tarihli, sanık müdafiinin de 04.01.2023 tarihli aynı zamanda eski hale iade talepli temyiz taleplerinin 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, çocuğunu örgüte müzahir eğitim kurumuna göndermenin, müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık ve müdafiinin ileri sürdüğü sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak; a. Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı bağlamında, sanığın örgüt içindeki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği ile faaliyet alanı gözetilerek, dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, yetersiz ve soyut kavramların tekrarından ibaret gerekçe ile teşdidin derecesinde hataya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi, b.TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanması bakımından takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, olaya özgülenmiş ilgili ve yeterli gerekçeye istinaden bir indirim oranının takdir ve tespit edilmesi gerekirken, olgusal temele dayanmayan, yetersiz ve dosya kapsamı ile de uyaşmayan gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, müsnet suçun niteliği, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.