Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/6663 E. , 2025/10032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1092 E., 2021/1544 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/149 E., 2020/313 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1, 3,
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/6663 E. , 2025/10032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1092 E., 2021/1544 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/149 E., 2020/313 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1, 3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyetine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; HTS kayıtlarına göre kendi kullanımında olduğunu kabul ettiği cep telefonundan ankesörlü telefonlarla tekil ve ardışık olarak arandığı belirtilen sanığın dosya kapsamına göre ardışık arandığı tarihteki rütbesinin belirlenmemesi, HTS analiz raporuna göre sadece iki kişi ile ardışık arandığının tespit edilmesi, ardışık arandığı kişilerin aynı rütbede aynı kuvvette aynı hizmette görev yaptıklarının anlaşılamaması, bu haliyle sanığın örgütsel iletişim ağı olan ankesör/sabit hattan ardışık/periyodik arandığına yönelik şüphelerin bulunması karşısında; 1) Öncelikle sanığın savcılık beyanındaki "... isimli şahısla Fetö yapılanması ile ilgili bazı sohbetlerinin olduğunu ve bu şahsın kendisini sabit hatlardan aradığını, 5-6 kez görüştükten sonra bir daha görüşmediğine" yönelik savunmasının da denetlenmesi bakımından; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/Sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilmesi, ardışık aramalar kapsamında ardışık şekilde arandığı diğer asker şahısların duruşmada tanık olarak dinlenilmesi, haklarında açılmış dava dosyalarının getirtilmesi, 2) Sanığın mahrem hizmetler sınıfında askeri doktor olarak görev yapması karşısında; önceki görev yerlerinde askeri doktorlara yönelik yapılmış herhangi bir soruşturma olup olmadığının tespitine araştırılması, ayrıca UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının tespitine çalışılması, varsa ilgili şahısların ifade tutanaklarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip,bu kişilerin tanık olarak mahkeme huzurunda dinlenmelerinden sonra tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunup tartışılmaşılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.