Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/8613 E. , 2023/5780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ :Devletin birliğini ve Ülke bütünlüğünü bozma, tasarlayarak, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama - Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hük
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/8613 E. , 2023/5780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ :Devletin birliğini ve Ülke bütünlüğünü bozma, tasarlayarak, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama - Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş olup, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/1714 Esas, 2022/1895 Karar sayılı bozma kararı üzerine; ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/238 sayılı Kararı ile sanık hakkında; Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, Tasarlayarak, Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle Yerel mahkemenin kararının somut gerçekliklerden uzak şekilde çelişkiler içerdiğine, hiçbir şekilde tarih, mekan ve olay içermeyen tanık anlatımları gerekçe gösterilerek en az bir defa kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sorumlu tutulduğuna, müvekkilin hangi olayda hangi eylemi gerçekleştirdiğinin açıklanamadığına, mahkeme kararının eksik inceleme sonucu verildiğine, sanık lehine olan delillere yer verilmediğine, sanığın telefon kullanmadığına, dinleme yapılan ... hattının sanığa ait olmadığına, müvekkilin zor ve tehditle örgüte katıldığına, hendeklerde zorla nöbet tutturulduğuna, müvekkilin çatışmaya girmesi sonucu değil tesadüf eseri yaralandığına, buna ilişkin tanıklar ... ve ...'ın birebir şahit olduğuna, müvekkilin yolunu bulunca örgütten kaçıp teslim olduğuna, TCK'nın 28 inci maddesi hükümlerinin tartışılması gerektiğine, müvekkilin soruşturma aşamasında işkence ile ifadesinin alındığına, tanıkların kovuşturma aşamasında beyanlarından döndüklerine, tanıkların alınan beyanlarında müvekkili doğruladıklarına, kolluk beyanının tanık beyanı olarak kabul edilemeyeceğine, teşhis işlemlerinin kanuna aykırı yaptırıldığına, müvekkil hakkında çelişkili tanık beyanları dışında herhangi bir delil olmadığına, tanıkların beyanlarının birbirlerini yalanladığına, 325237 sicil numaralı polis memurunun beyanında geçen olay yeri ile ... mahallesinin farklı yerler olduğuna, gizli tanık beyanının tek başına hükme esas alınamayacağına, 03.08.2022 tarihli doküman inceleme tutanağının altındaki tarihin 26.08.2022 olduğuna, söz konusu tutanağın müvekkil aleyhine kullanılamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve bir kez tasarlayarak, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında bu suçlardan ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Sanık Hakkında Tasarlayarak, Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın soruşturma aşamasında alınan tevil yollu ikrarı ve tanıklar ..., ..., ... ve ...'ın beyanlarına göre güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalar sırasında ayağından vurularak yaralandığı, bu nedenle dosya kapsamında sanık açısından en az bir kez kasten öldürmeye teşebbüs suçunun oluştuğu sabit olmakla birlikte; tanık ...'ın 30.01.2017 tarihinde kollukta şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda alınan ifadesinde, sanığın 2015 yılı Mart ayında Orman Caddesi ...giyim isimli mağazanın bulunduğu yerde, 2015 yılının kış başlarında ... Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde, 2015 yılının sonlarına doğru Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü binasına ve 2015 yılının sonlarına doğru Orman İl Şehir Müdürlüğüne yapılan saldırılarda bulunduğu, bu olaylarda güvenlik güçleriyle çatışmalara girdiğini beyan etmesi karşısında; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda söz konusu çatışmalara ilişkin olay tutanakları dosyaya getirtilip bu tutanaklarla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına rağmen söz konusu suç duyurularının sonucu beklenmeden sanığın çatışmalara girdiğinden bahisle en az bir kez kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmişse de; Sanığın çatışmalara girdiği olaylarda yaralanan ve/veya hayatını kaybeden güvenlik güçlerinin olması halinde güvenlik güçlerinin sayısınca kasten öldürme ve/veya öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması, aksi durumda çatışmalara girdiği sabit olduğundan en az bir kişiye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği, söz konusu olay tutanakları incelendiğinde 28.12.2015 tarihli olayda iki polis memurunun yaralandığı tespitlerine yer verildiği göz önüne alındığında, sanık hakkında olay tutanaklarıyla ilgili suç duyurularının sonucunu beklemeden sanığın çatışmalara girdiğinden bahisle bir kez öldürmeye teşebbüs suçundan ceza verilmesi suretiyle aynı olaya ilişkin mükerrer yargılama ve cezalandırma yasağının ihlal edilmesi sonucunu doğuracak şekilde eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/238 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B.Sanık Hakkında Tasarlayarak, Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/238 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dödüncü fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.