İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/10038 Karar: 2025/18558 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/10038 K.2025/18558

3. Ceza Dairesi 2024/10038 E. , 2025/18558 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1567 E., 2023/862 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/376 E., 2021/223 K SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıc

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/10038 E. , 2025/18558 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1567 E., 2023/862 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/376 E., 2021/223 K SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıc

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/10038 E. , 2025/18558 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1567 E., 2023/862 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/376 E., 2021/223 K SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM: 1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararı, 2- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi, 3- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2017 tarih, 2017/13 esas ve 2017/173 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan hüküm verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 22.02.2018 tarih, 2018/398 esas ve 2018/324 sayılı kararı ile istinaf incelemesinin yapıldığı, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 10.07.2020 tarih, 2019/1341 esas ve 2020/3535 sayılı ilamı ile sanık hakkında kurulan hükme ilişkin bozma kararı verildiği, bozma sonrası İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinde 2020/376 esas numarası ile yargılamaya devam olunduğu, bu esas numarası altında sanığın İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi 2020/152 esas sayılı dosyasının da birleştirilmesine karar verilerek sanık hakkında 01.07.2021 tarihli karar ile silahlı terör örgütü üyeliği; nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine karar verildiği, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden istinaf incelemesi yapılmadan dava dosyasının Dairemize Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/113324 numaralı tebliğnamesi ile gönderilmesi üzerine Dairemizin 12.10.2022 tarih, 2021/16983 esas, 2022/5966 karar numaralı ilamı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden istinaf incelemesi yapıldıktan sonra temyiz edilmesi halinde bu suçlar yönünden ek tebliğname düzenlenip Dairemize gönderilmesi için tevdi kararı verilmesine rağmen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden yeni tebliğname numarası alınarak tebliğname düzenlendiği anlaşılmıştır. Bölge adliye mahkemesince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümler ve ilk derece mahkemesince bozma üzerine silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen karar temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; I- Katılan ... vekilinin resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Katılan ... vekilinin sanık hakkında ilk derece mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçları yönünden verilen kararlara ilişkin istinaf istemi üzerine; bölge adliye mahkemesi tarafından katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "istinaf istemlerine konu suçların niteliği itibarıyla, suçtan doğrudan zarar görmemeleri" nedeniyle istinaf istemlerinin reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu itiraz mercii tarafından da inceleme yapıldığı anlaşıldığından, katılan ... vekilinin sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçları yönünden kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden temyiz incelemesi yapılmasına yer olmadığına, dosyanın tebliğnameye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II- Katılan ... vekilinin sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, 2 maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve türü ile sanığın ihraç tarihinin TCK'nın 158. maddesinde 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce olması gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının niteliği itibariyle CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşıldığından, katılan ... vekilinin temyiz istemnin 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, III- O yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ByLock tespti ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden tekrardan istenmesi, temin edildiği takdirde; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya arasına alınarak bu şahısların tanık olarak dinlenmeleri ve yine bu şahsılarla sanığın irtibatlı olup olmadığının tespit edilmesine yönelik olarak sanığın HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek bu hususta bilirkişi raporu da alınması, yargılama aşamasında dosyaya gönderilen ihbar evrakı ekinde ... 'in sanık hakkında beyanda bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, ... 'in huzurda yahut sanık ... müdafiinin bulunduğu duruşmada SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla beyanının alınması, ayrıca güncellenen UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında başkaca beyan olup olmadığı araştırılarak tespiti halinde bu kişilerinde tanık olarak dinlenmesinden sonra tüm dosya bir arada değerlendirilerek karar yerinde tartışılarak hüküm kurulması gerekirken, yargılama aşamasında dosyada yer alan ... 'in tanık olarak dinlenmeden karar yerinde tüm deliller tartışılmadan eksik araştırma ve inceleme sonucunda hüküm kurulmuş olması, Kanuna aykırı; o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, bozma sonrası birleştirilen dosyalarda sanığı silahlı terör örgütü üyeliği, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikten beraat ettirmiştir. Dolandırıcılık ve sahtecilik yönünden istinaf incelemesi yapılmadan dosyanın gönderilmesi nedeniyle tebliğname düzenlenmesinde de usul sorunu doğmuştur.

Hukuki İlke: ByLock kullanıcısı olmadığını söyleyen sanığın savunmasının denetlenmesi için ByLock tespit raporunun istenmesi, ekleyen-eklenen kişilerle irtibatın HTS ve baz kayıtlarıyla araştırılması, ihbar ekinde sanık aleyhine beyanı bulunan kişinin tanık olarak dinlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Uygulama Sonucu: Sahtecilik yönünden temyiz incelenmeksizin İADE, dolandırıcılık temyizi RED edilmiş; terör üyeliği beraati ByLock ve tanık araştırması eksik kaldığından BOZULMUŞTUR.

Dava Strateji Notu: Karma dosyalarda bir suçun istinaf incelemesi atlanırsa tebliğname ve kanun yolu zinciri bozulur; müdafi her suç yönünden istinaf incelemesinin ayrı ayrı tamamlanmasını takip ederek usul kaynaklı iade/bozmaları önlemelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla