İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/10448 Karar: 2024/19630 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/10448 K.2024/19630

3. Ceza Dairesi 2024/10448 E. , 2024/19630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/155 E., 2023/198 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/498 E., 2022/455 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/10448 E. , 2024/19630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/155 E., 2023/198 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/498 E., 2022/455 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/10448 E. , 2024/19630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/155 E., 2023/198 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/498 E., 2022/455 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.03.2021 tarih ve 2019/1-289 Esas ve 2021/109 sayılı Kararında açıklandığı üzere; 07.06.1976 tarihli ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile bu doğrultudaki birçok Ceza Genel Kurulu kararında açıkça vurgulandığı üzere; kanun koyucu, hâkime takdiri indirim hükmünün uygulanması konusunda geniş bir takdir yetkisi tanıyarak, uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme imkânı bulunmayan çeşitli hâlleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında, hâkimin bu yetkisini sınırlamaktan özenle kaçınmış, bu tavrını 5237 sayılı TCK’da da devam ettirmiştir. Ancak, hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğunun Yargıtay denetimine tâbi olacağında da şüphe bulunmamaktadır. Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması zorunludur. Gerekçe, verilen hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak izah edilmesidir. Yasal ve yeterli olmayan, dosya içeriğine uymayan bir gerekçeyle karar verilmesi hem kanun koyucunun amacına uygun düşmeyecek, hem de tarafları tatmin etmeyerek keyfiliğe yol açacaktır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamaya konu suçun niteliği, mevcut delil durumu ve tutuklu kalma süresi dikkate alındığında tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla