İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/10801 Karar: 2025/7556 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/10801 K.2025/7556

3. Ceza Dairesi 2024/10801 E. , 2025/7556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/62 E., 2023/171 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/105 E., 2022/172 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 221/4-1 inci cümle, CMK'nın 223/4-a ve TCK'nın 221/5 maddele

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/10801 E. , 2025/7556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/62 E., 2023/171 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/105 E., 2022/172 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 221/4-1 inci cümle, CMK'nın 223/4-a ve TCK'nın 221/5 maddele

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/10801 E. , 2025/7556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/62 E., 2023/171 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/105 E., 2022/172 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 221/4-1 inci cümle, CMK'nın 223/4-a ve TCK'nın 221/5 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği göz önüne alındığında; aşamalarda alınan savunmalarında samimi bir şekilde örgüt ile bağını anlatan ve dinlenen tanık beyanları ile de uyumlu olarak 2013 yılı sonrasında örgütle irtibatını kestiğini ifade eden sanığın özellikle örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonra örgütle irtibatını devam ettirip ettirmediğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenerek, sonucuna göre de 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı da tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla