Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/11798 E. , 2024/12090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/415 E., 2021/61 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/7139 Esas, 2021/8563 sayılı Kararına k
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/11798 E. , 2024/12090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/415 E., 2021/61 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/7139 Esas, 2021/8563 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.06.2024 tarihli ve KD - 2024/52957 sayılı yazısı üzerine yapılan inceleme neticesinde; I. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ TALEBİ Sanığın terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, yasal süresi geçtikten sonra yapılan temyiz başvurusunun reddine yönelik verilen ek karara karşı sanığın ve sanığın eşinin müdafiinin temyiz talebinde bulunduğu tespit edilmiştir. Yargıtay ilâm içeriğinden ise, sanık hakkında kurulan ek kararda hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle, sanığın ve sanığın eşinin müdafiinin temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddedildiği görülmüştür. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yazısı, "İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarih, 2019/299 Esas ve 2020/59 Karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ... hakkındaki mahkumiyete yönelik ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, yokluğunda verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının sanık müdafiine 02.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde hükmü temyiz etmediği, sanığın eşi olan ... müdafiinin 30.03.2021 tarihinde verdiği temyiz dilekçesi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından temyiz isteminin reddine dair 14.04.2021 tarihli ek kararın verildiği, sanık ...’in ise 05.04.2021 tarihinde eski hale getirme ve temyiz talepli dilekçe verdiği, sanığın eşi olan ... müdafiinin ek kararı süresinde temyiz etmesi üzerine Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15.09.2021 tarihli, 2021/7139 Esas ve 2021/8563 Karar sayılı ilamında “Kararı temyiz eden sanığın eşi ... müdafiinin temyiz taleplerinin reddine ilişkin 14.04.2021 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, temyizin reddine ilişkin ek kararın, onanmasına” karar verildiği, ancak sanık ...'in 05.04.2021 tarihli eski hale getirme ve temyiz başvurusu ile ilgili olarak bir karar verilmediği, tebliğnamede eski hale getirme talebinin yerinde görülmediği ve temyiz başvurusunun CMK’nın 298. maddesine göre reddi yönünde görüş bildirildiğinden, eski hale getirme ve temyiz başvurusu yönünden bir karar verilmek üzere dava dosyası ayrıca tebliğname düzenlenmeksizin ilişikte gönderilmiştir." denilmekle, sanığın ve sanığın eşinin müdafiinin istemleri hakkında karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Dosyanın incelenmesinde, İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/299 Esas, 2020/59 sayılı Kararının istinaf incelemesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarih ve 2020/415 Esas, 2021/61 sayılı Kararıyla sanık hakkında verilen esastan ret kararına temyiz yolunun açık olduğu ve kararın sanık müdafiine 02.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak 15 günlük yasal süresi içinde temyiz edilmediği, bunun üzerine sanık ve sanığın eşinin müdafii tarafından yapılan temyiz incelemesi neticesinde, Dairemizin 15.09.2021 tarihli ve 2021/7139 Esas, 2021/8563 sayılı Kararı ile, "Sanık müdafiine gönderilen gerekçeli kararın 02.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz süresinin 17.02.2021 tarihinde sona erdiği, 30.03.2021 tarihinde sanığın eşi ... müdafii tarafından ve 05.04.2021 tarihinde sanık tarafından kararın temyiz edildiği tespit edilmekle, sanığın eşi ... müdafii ve sanığın yasal süresinden sonra itiraz ve temyiz talebinde bulundukları anlaşıldığından, kararı temyiz eden sanığın eşi ... müdafiinin temyiz taleplerinin reddine ilişkin 14.04.2021 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun bulunduğu" gerekçesiyle, sanık yönünden verilen ek kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2024 tarihli ve KD - 2024/52957 sayılı yazısında "... sanık ...'in 05.04.2021 tarihli eski hale getirme ve temyiz başvurusu ile ilgili olarak bir karar verilmediği" ileri sürülmüş ise de, sanığın dilekçesinin içeriğinin kararın temyizine yönelik olduğu; bunun dışında, eski hale getirme ile ilgili herhangi bir sebep ileri sürülmediği ve sadece "eski hale getirme" ibarelerinin yer aldığı; buna göre, Dairemizin mezkûr kararının münderecatında sanığın 05.04.2021 tarihli talebinin değerlendirildiği açıktır. Bu itibarla, gerek sanığın ve gerekse sanığın eşinin müdafiinin temyiz talepleri hakkında daha önce Dairemizce bir değerlendirme yapılmış ve neticesinde onama kararı verilmiş olup, bu kararla temyize konu hüküm kesinleşmiş; hem Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2022 tarihli yazısı ile de Dairemiz kararına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesi uyarınca itirazı gerektirir hukuki bir sebep bulunmadığından bahisle sanık müdafiinin talebi reddedilmiş, hem de Yüksek Adalet Bakanlığının 04.04.2024 tarihli yazısı ile sanık müdafiinin kanun yararına bozma talebi, gerek İlk Derece Mahkemesinin gerekse Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarının kesinleşmesi gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu aşamada Dairemizce aynı taleplerle ilgili yeni bir hüküm verilemeyeceği değerlendirilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2024 tarihli ve KD - 2024/52957 sayılı yazısında belirtilen hususlar hakkında yeniden inceleme yapılmasına ve karar verilmesine yer olmadığına, dosya esasının ve UYAP kayıtlarının bu şekilde kapatılmasına, bu aşamada dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.