İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/12345 Karar: 2024/19498 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/12345 K.2024/19498

3. Ceza Dairesi 2024/12345 E. , 2024/19498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1445 E., 2023/1111 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/361, E., 2022/316 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'n

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/12345 E. , 2024/19498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1445 E., 2023/1111 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/361, E., 2022/316 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'n

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/12345 E. , 2024/19498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1445 E., 2023/1111 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/361, E., 2022/316 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.03.2023 tarihli 2022/6-599 esas 2023/192 sayılı kararı gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafiinden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 30.11.2023 tarihli 2022/1445 esas 2023/1111 sayılı kararının elektronik tebligat yoluyla 05.12.2023 tarihinde sanık müdafiinin e-posta adresine gönderildiği ve mevzuat gereği belirlenen süre sonunda 10.12.2023 tarihinde otomatik olarak okundu sayılarak sanık müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin süresi içinde temyiz dilekçesi sunmadığı, sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanık adına mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve tebliğ imkansızlığı nedeniyle muhtara tebliğ edildiği görülmüş olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. ve 31. maddelerine göre sanığın mernis adresinde oturup oturmadığı veya mernis adresinden sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak tebliğ evrakının muhtara teslim edilmesi nedenleriyle sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından sanığın temyiz başvurusunun, gerekçeli kararı öğrenmesi ile başlayan temyiz süresi içerisinde olduğunun kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 11.03.2024 ve 18.03.2024 tarihli ek kararları kaldırılarak yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle; Mahkeme savunmasında ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, istinaf aşamasında dosyaya gönderildiği anlaşılan ByLock tespit değerlendirme tutanağının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, işbu ByLock tespit değerlendirme raporlarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilmesi, ayrıca uyap örgütlü suçlar bilgi bankasından sanık hakkında beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak var ise aşama beyanlarının onaylı suretlerinin dosyaya getirtilerek tüm beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanığın, müdafiinin ve sanığın eşinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, temyiz istemlerinin reddine ilişkin kararlar ortadan kalkmış olmakla sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA ve TAHLİYESİNE başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal salıverilmesi müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla