İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/1380 Karar: 2025/10064 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/1380 K.2025/10064

3. Ceza Dairesi 2024/1380 E. , 2025/10064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/554 E. - 2023/865 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/164 E. - 2022/107 K. SUÇ : Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz ola

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/1380 E. , 2025/10064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/554 E. - 2023/865 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/164 E. - 2022/107 K. SUÇ : Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz ola

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/1380 E. , 2025/10064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/554 E. - 2023/865 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/164 E. - 2022/107 K. SUÇ : Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, nitelikli yağma HÜKÜM : 1- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; -TCK'nın 314/2, 31/3, 62, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi. 2- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; -TCK'nın 302/1, 31/3, 62, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi. -TCK'nın 174/1-2, 31/3, TCK'nın 62, 52/2-4, 63/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi. -TCK'nın 149/1-a.c.d.f, 31/3, TCK'nın 62, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi. Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Yargılama konusu suça sürüklenen çocuk ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan; ayrıca incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3 üncü maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, anılan suç yönünden suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 298 inci uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuk ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma ve nitelikli yağma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılındığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma ve nitelikli yağma suçlarından temyiz davasının esastan reddine, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma ve nitelikli yağma suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile indirilmesine karar verilirken suç tarihi itibariyle uygulama imkanı olmayan 5377 sayılı Kanun’un değişiklikten öncesinin belirtilmesi, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların 5271 sayılı CMK'nın 303/1-c. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1. Maddesinin "A" ve "B" fıkralarının ikinci bentlerinden "5377 sy ile değişiklikten önceki" ibareleri çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren ... ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 04.10.2015 günü PKK/KCK terör örgütü mensuplarının Şemdinli Kaymakamlığı ve İlçe Emniyet Müdürlüğü ile 34. Tugay Komutanlığına eş zamanlı yapılan saldırıdan haberdar olan suça sürüklenen çocuk ...'ın kuzeni olan ...'ın, ...'ı yanına alarak olay yerine gittikleri, ...'in soruşturma aşamasında ...'ın mühimmatların başında nöbet tuttuğuna dair beyanı dışında delil olmadığı gibi ...'in kovuşturma aşamasında beyanlarından döndüğü, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda istikrarlı şekilde olay yerine gittiğini kabul ettiği ancak ailesi dönmesini isteyince her hangi bir eylemde aktif rol almadan olay yerinden ayrıldığını savunması karşısında PKK/KCK terör örgütü ile bağlantısı tespit edilemeyen, kod adı kullandığına dair delil bulunmayan, terör örgütü içinde ideolojik veya silahlı eğitim aldığına, örgütün dağ kadrosu veya milis güçleriyle bağlantılarını gösteren veya ilişkilerini belirleyen tek başına delil kabul edilemeyecek ...'in soruşturma aşamasındaki suçtan kurtulmaya yönelik beyanı dışında delil bulunmayan suça sürüklenen çocuğun örgütün hiyerarşik yapısına girerek örgüt üyesi olduğunu gösteren her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla