Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/13954 E. , 2024/13373 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1362 E., 2024/841 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM :Nitelikli dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraat TEBLİ
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/13954 E. , 2024/13373 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1362 E., 2024/841 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM :Nitelikli dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama - Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.12.2014 tarih ve 2014/6-703 esas, 2014/550 sayılı kararında açıklandığı üzere, Yargıtay Dairesinin bozma ilamı ile hem Bölge Adliye Mahkemesince hem de İlk Derece Mahkemesince verilmiş olan hükümler tamamen ortadan kalkacağı gözetilmeden, hüküm kurulurken yeniden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi hukuki değerden yoksun olmakla sonuca etkili görülmemiş, Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; 1- Katılan vekilinin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz istemleri yönünden; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin olarak anılan suçun niteliği itibariyle İstanbul Muhakemat (hazine) Müdürlüğünün suçtan doğrudan doğruya zarar görmediğinden davaya katılma hakkı bulunmayan ve davaya katılmasına ilişkin verilen kararlar da hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE, Sair temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, 3- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yönünden; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahallinde ikame olunup usulünce tartışılan deliller ve tanık beyanlarına göre özetle; halit kod adını kullanarak örgütsel toplantılara katılan, bölge lise mesulü olarak görev yapan sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılarak süreklilik çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden nitelikte olduğu anlaşılmakla sanığın sübut bulan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar vermek gerekirken delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle dosya kapsamı ile uyuşmayan ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca bozma sebeplerine göre ve usul ekonomisi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.