İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/14003 Karar: 2024/11873 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/14003 K.2024/11873

3. Ceza Dairesi 2024/14003 E. , 2024/11873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/57 E., 2019/162 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.06.2023 tarihli 2021/17914 Esas ve 2023/3975 Karar sayılı karar

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/14003 E. , 2024/11873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/57 E., 2019/162 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.06.2023 tarihli 2021/17914 Esas ve 2023/3975 Karar sayılı karar

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/14003 E. , 2024/11873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/57 E., 2019/162 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.06.2023 tarihli 2021/17914 Esas ve 2023/3975 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.06.2024 tarihli ve KD-2024/34075 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.06.2024 tarihli, KD-2024/34075 sayılı itirazı, özet olarak; "Suçun sübutu bakımından Yüksek Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığımız arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yüksek Daire ile Başsavcılığımız arasında çözümlenmesi gereken sorun; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin tatbik edilmesinin gerekip - gerekmediğine dairdir. Yargıtay 16. CD'nin 2020/1941- 2020/6210 Esas-Karar, 3. CD'nin 2021/15832-2023/336 Esas-Karar, 3.CD'nin 2021/16483-2023/1055 Esas-Karar sayılı ilamları ile istikrar kazanmış benzer içtihatlarında izah edildiği üzere; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken hâl olarak kabul edilmiştir. Amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde (TCK'nın 221/2 m.), hakkında soruşturma başladıktan sonra gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde (TCK'nın 221/4 m. ilk cümlesi), verilen bilgilerin samimi ve örgütlü suçlarla mücadelede yararlı olması durumunda yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde (TCK'nın 221/3 m.) sanık hakkında şahsi cezasızlık nedeni uygulanacaktır. Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanmış olup örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde cezasından indirim yapılacaktır (TCK'nın 221/4. fıkra 2. cümlesi) Bu kapsamda, sanık savunmaları, etkin pişmanlık kapsamındaki dilekçeler ve tüm dosya kapsamına nazara alındığında; Sanığın hükmün kesinleşmesinden önce; kollukta vermiş olduğu 20.07.2017 tarihli beyanları ile 11.05.2023 tarihli ek temyiz dilekçesinin içerikleri nazara alındığında, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık ... lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur." Anılan sebeplerle; düzeltilerek onama ilâmının kaldırılmasına, sanığın ve müdafiinin temyiz istemlerinin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz isteğinin reddine, ancak; Sanığın kollukta vermiş olduğu 20.07.2017 tarihli ifadesi ile temyiz aşamasında 10.05.2023 ve 11.05.2023 tarihinde sunduğu dilekçelerin içerikleri nazara alındığında, ayrıntılı ve samimi olarak bildiklerini anlattığını, lehine olan hükümlerin uygulanması ve cezasında indirim yapılması için detaylı sorgusunun yapılmasını, fotoğraf teşhisli ifadesinin alınmasını talep ettiğini bildirmesi karşısında, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı ifadesinin alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmiştir. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.06.2023 tarihli 2021/17914 Esas ve 2023/3975 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2019/57 Esas, 2019/162 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 4.Bozma nedenlerine ve tutuklulukta/infazda geçirilen sürelere göre 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ve müteakip maddeleri gereğince sanık ... hakkındaki hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, bozma sebebi ve infaz kurumunda geçen süre gözetilerek, başka suçtan hükümlü ve tutuklu değil ise, 5271 sayılı Kanun'un 109/3-a maddesi uyarınca "yurt dışına çıkamamak" adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla