İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/14281 Karar: 2026/5180 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/14281 K.2026/5180

3. Ceza Dairesi 2024/14281 E. , 2026/5180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/... E., 2023/438 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/14281 E. , 2026/5180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/... E., 2023/438 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/14281 E. , 2026/5180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/... E., 2023/438 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4-2. cümle, 62, 221/5, 53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddi Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin katılan Milli Savunma Bakanlığının 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE, I- Hazine ve Maliye Bakanlığının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu bakımından temyiz istemi incelemesinde; Bölge adliye mahkemesince, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan katılan vekilinin istinaf başvurusunun suçun nitelikleri itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talepler yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II- Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından temyiz isteminin incelenmesinde; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkûmiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi; 2- Kabul ve uygulamaya göre ise; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm verilirken, hüküm fıkrasının 1. maddesinde atıf maddesi olarak silahlı terör örgütlerine uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı Kanun'un 7/1. maddesinin gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiştir. Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı kabul edilmiş, örgütteki konumu ve verdiği bilgiler değerlendirilmiştir.

Hukuki İlke: Katılan kamu kurumunun doğrudan zarar görmemesi nedeniyle istinaf başvurusunun CMK 279/1-b uyarınca reddi kararı itiraza tabi olduğundan bu talep yönünden temyiz incelemesine yer yoktur. TCK 221/4-2. cümledeki etkin pişmanlıkta 1/3 ile 3/4 arasında indirim öngörülür; failin örgütteki konumu, verdiği bilginin faydalılık derecesi ve pişmanlık aşaması gözetilerek üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayini hukuka aykırıdır. Ayrıca atıf maddesi olarak silahlı terör örgütlerine uygulanamayacak olan 3713 sayılı Kanun'un 7/1 maddesinin gösterilmesi de kanuna aykırıdır (esas suçta TCK 314/2, 3713 5/1 uygulanmıştır).

Uygulama Sonucu: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmün etkin pişmanlık indirim oranı ve atıf maddesi yönünden bozulması; dolandırıcılık suçuna ilişkin talebin incelenmeksizin iadesi.

Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlık (TCK 221/4) savunmasında, failin verdiği bilginin örgüt yapısı ve diğer mensupların tespiti bakımından faydalılık derecesini somutlaştırmak indirim oranını üst hadde çekmek için belirleyicidir. Hüküm fıkrasındaki atıf maddelerinin (özellikle 3713 sayılı Kanun'daki fıkra ayrımının) doğruluğu ayrıca denetlenmeli, yanlış atıf bozma nedeni olarak öne sürülmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla