Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/16659 E. , 2024/14395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/505 E., 2024/124 K. SUÇ :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs etme HÜKÜM :Kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kar
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/16659 E. , 2024/14395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/505 E., 2024/124 K. SUÇ :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs etme HÜKÜM :Kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararı Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan; TCK’nın 302/1, 31/3 ve 63 üncü maddeleri uyarınca verilen kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanığın duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, 1.Müşteki vekilinin anılan suçlar yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanığa atılı Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun niteliği itibarıyla suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ve kasten öldürmeye teşebbüs etme suçu yönünden yargılama aşamasında aşamasında katılma talebinde bulunmadığı gibi hiç bir oturuma katılmayan müşteki vekilinin temyiz taleplerinin CMK'nın 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE, 2.Sanık ve müdafiinin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle TCK’nın 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşarak bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.