Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/17328 E. , 2025/3365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/47 E., 2024/184 K. SUÇLAR : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi HÜKÜMLER : 1) TCK'nın 30
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/17328 E. , 2025/3365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/47 E., 2024/184 K. SUÇLAR : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi HÜKÜMLER : 1) TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9 maddeleri, 2) TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle 302/2 maddesi yollamasıyla 7 kez ayrı ayrı 82/1-a,c,g 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 35/2, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri, 3) TCK'nın 37/1 delaletiyle 302/2 yollamasıyla 174/1, 3713 sayılı Kanunun 5/2, TCK'nın 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükümleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. 25.08.2015 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre 25.08.2015 tarihinde saat 15:30 sıralarında Cizre İlçe Emniyet Amirliğine ait bir adet Cobra ve bir adet Shortland marka zırhlı araçların Şırnak-Cizre Karayolu üzerinde Cizre istikametinden Şırnak Merkez istikametine seyir halinde iken araçların geçişi esnasında önceden yola döşenmiş olan EYP'nin infilak ettirildiği, meydana gelen patlamada zırhlı araçlarda herhangi bir zarar ziyanın meydana gelmediği, araçlarda bulunan personellerin herhangi bir şekilde yara almadıkları, sanık ... ve dava dışı sanık Kadri Katar'ın polis memurlarına yönelik EYP patlatmak suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs suçunu iştirak halinde işledikleri kabul edilen olayda eylemin gerçekleştiriliş biçimi itibariyle hangi zırhlı araca karşı eylemin gerçekleştirildiğinin belli olmaması, sanığın eylemi kaç kişiye karşı gerçekleştireceğinin kesin olarak tespit edilememesi ve olayda yaralanan ya da şehit olan güvenlik görevlisi bulunmaması, hedef olarak seçilen mağdur sayısının sanık tarafından bilindiğine/bilinebilir olduğuna dair delil bulunmadığı gözetilerek, ölüm veya yaralanmaların da vuku bulmadığı olayda yalnızca bir kez öldürmeye teşebbüs niteliğinde olduğu kabul edilerek "en az bir kişiyi nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme" suçundan cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde 7 kez nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.03.2021 tarih ve 2019/1-289 esas ve 2021/109 sayılı kararında açıklandığı üzere; 07.06.1976 tarihli ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile bu doğrultudaki birçok Ceza Genel Kurulu kararında açıkça vurgulandığı üzere; kanun koyucu, hâkime takdiri indirim hükmünün uygulanması konusunda geniş bir takdir yetkisi tanıyarak, uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme imkânı bulunmayan çeşitli hâlleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında, hâkimin bu yetkisini sınırlamaktan özenle kaçınmış, bu tavrını 5237 sayılı TCK’da da devam ettirmiştir. Ancak, hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğunun Yargıtay denetimine tâbi olacağında da şüphe bulunmamaktadır. Anayasa'nın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması zorunludur. Gerekçe, verilen hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak izah edilmesidir. Yasal ve yeterli olmayan, dosya içeriğine uymayan bir gerekçeyle karar verilmesi hem kanun koyucunun amacına uygun düşmeyecek, hem de tarafları tatmin etmeyerek keyfiliğe yol açacaktır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezalardan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3. Gerekçeli karar başlığında suç adı olarak Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçlarının gösterilmemesi ve sanığın tutuklama tarihinin "26.08.2015" yerine "19.11.2016" olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın mevcut delil durumu ve bozma nedenleri gözetilerek tutukluluk halinin DEVAMINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.