İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/18125 Karar: 2025/20782 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/18125 K.2025/20782

3. Ceza Dairesi 2024/18125 E. , 2025/20782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/146 E., 2023/207 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasayı ihlal HÜKÜM : A) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarih, 2019/11745 esas ve 2020/6906 karar sayılı bozma ilamı üzerine; I-) Sanıklar, ...

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/18125 E. , 2025/20782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/146 E., 2023/207 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasayı ihlal HÜKÜM : A) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarih, 2019/11745 esas ve 2020/6906 karar sayılı bozma ilamı üzerine; I-) Sanıklar, ...

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/18125 E. , 2025/20782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/146 E., 2023/207 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasayı ihlal HÜKÜM : A) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarih, 2019/11745 esas ve 2020/6906 karar sayılı bozma ilamı üzerine; I-) Sanıklar, ..., ...,...., ..., ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan TCK'nın 309/1, 3713 sayılı kanun'un, 5/1, TCK'nın 39/2-c, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet, II-) Sanıklar, ... ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un, 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, III-) Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un, 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, IV-) Sanıklar ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un, 5/1, TCK'nın 39/2-a, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet, V-) Sanık ... hakkında silahlı terör ögütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un, 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, VI-) Sanık ... hakkında; A) Silahlı terör ögütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un, 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, B) Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından CMK'nın 223/2-a maddesi yarınca BERAAT, VI-) Sanıklar ..., ... hakkında silahlı terör ögütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un, 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, VII-) Sanıklar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyet Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAAT B) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.01.2023 tarih, 2023/3-378 esas ve 2023/46 sayılı kararı ile sanık ... hakkındaki onama, sanıklar ... ve ... hakkındaki bozma kararlarının kaldırılması üzerine 1- Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un, 5/1, TCK'nın 39/2-c, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet, 2- Sanıklar ..., ... hakkında silahlı terör ögütüne üyeolma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un, 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, takdiren 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE, T.C. ... vekilinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma; ... vekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının silahlı terör örgütüne üye olma ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etme, suçlarının niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmedikleri ve bu nedenle de davaya katılma ve hükümü temyiz yetkileri bulunmadığından katılanlar vekillerinin anılan suçlara yönelik temyiz istemlerinin CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümleri CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, Başkaca temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Dairenin 22.03.2019 tarih 2018/7103 esas, 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dâhil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Emrin konusu suç teşkil ediyorsa, kural olarak Anayasa'nın 137/2 ve TCK'nın 24/3. maddeleri gereğince böyle bir emrin yerine getirilmesinden emri veren azmettiren, TCK’nın 30. maddesi hükmü saklı kalmak üzere yerine getiren ise fail olarak sorumlu tutulacaktır (Dairenin 2017/1443-4758 sayılı kararı). Azmettirenin sorumluluğu, kanunda hazırlık hareketleri ayrıca suç olarak düzenlenmemişse failin eyleminin en azından teşebbüs aşamasına ulaşmasına bağlıdır. Konusu suç teşkil eden emirle azmettirilenden garantörlük yükümlülüğünü yerine getirmemesi isteniyorsa, eylemin teşebbüs aşamasına ulaşması için yasaklayıcı normun ihlaline yönelen icrai bir hareketin gerçekleşmesi, failin de neticeyi önleme hukuki yükümlülüğünü yerine getirmemesi gerekmektedir. A. YARGITAY (KAPATILAN) 16. CEZA DAİRESİNİN 01.12.2020 TARİHLİ VE 2019/11745 ESAS, 2020/6906 KARAR SAYILI KARARINDA DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINDAKİ OLAYLAR VE OLGULAR ŞU ŞEKİLDEDİR; .... Kuvvetleri Komutanlığı ... ....ve Teşkilat ....olarak görev yapan, olay günü .... Kuvvetleri Komutanı .... Başkanı sanık Tuğamiral ...’un senelik izinde olması nedeniyle ....Başkanlığına da vekalet eden sanık Tuğamiral....’nın, 15 Temmuz günü saat 20:22’de .... Komutalığı .... Başkanı olarak görev yapan ve asıl görev yeri İstanbul’da olduğu halde örgütün sivil imamları ile birlikte ...Üssünde bulunan başka dosya sanığı Tuğamiral .... .... tarafından arandığı, sanık Tuğamiral ....’nın Tuğamiral... .... ile telefon görüşmesine müteakip saat 20:31’de .... Kuvvetleri Komutanlığı ....Daire Başkanı olarak görev yapan sanık Tuğamiral ....’ı; saat 20:33 de ... .... Komutanlığı Plan ve Prensipler Başkanı olarak görev yapan sanık Tuğamiral ...’ı arayarak karargaha çağırdığı; akabinde özel aracı ile saat 20:48’de karargaha gelerek emir komutanın kendisinde olduğunu, birliğe her türlü giriş çıkışın yasak olduğunu ve her tür durumun kendisine rapor edilmesini emrettiği; karargaha ulaştıktan sonra sanık Tuğamiral....’nın saat 20:56’da .... .... Komutanlığı .... Başkanı olarak görev yapan sanık Tuğamiral....’yi; saat 20:59’da ise ... .... Komutanlığı ... Daire Başkanı olarak görev yapan sanık Tuğamiral ....’ı ve ... ... Komutanlığı.... Kıtalar Komutanlığı Güvenlik ve ....Tabur Komutanı Yarbay ....’ı arayarak karargaha çağırdığı; Güvenlik ve .... Tabur Komutanı Yarbay ....’ın saat 21:01’de karargaha gelerek sanık Tuğamiral...’nın odasına çıktığı ve Tuğamiral ... tarafından kendisine “Alarm durumuna geçiyoruz. Birliğin giriş çıkışlarını kontol altına al. Bana sormadan giriş çıkış yaptırma” şeklinde emir verildiği; yine saat 21:00 sıralarında .... Harekat Merkezinden, ... ... Komutanlığı Harekat merkezine gemilerin seyre kalkmaya başladığının bildirilmesi üzerine durumun ... ... Komutanlığı .... Merkezi ... Amiri olarak görev yapan sanık Binbaşı ... tarafından sanık Tuğamiral ....’ya rapor edildiği, sanık ... ....’nın kendisinin bilgisi olduğunu kimseye haber verilmesine gerek olmadığını bildirdiği; saat 20:49’da .... .... Komutanlığı .... Daire Başkanı sanık Tuğamiral ....’ın; saat 21:05’de .... Kuvvetleri Komutanlığı ... ve .. Başkanı sanık Tuğamiral ....’ın; saat 21:08’de .... Kuvvetleri Komutanlığı ....Başkanı sanık Tuğamiral ....nin; saat 21:33’de .. Kuvvetleri Komutanlığı .... Daire Başkanı sanık Tuğamiral ....’ın karargaha giriş yaptıkları ve sanık Tuğamiral ...’nın odasına çıkarak toplantı yaptıkları; Genel Kurmay Başkanlığındaki darbeciler tarafından saat 21:30 sıralarında “Katılışlar” konulu mesajın, saat 21:47’de “Hazırlık ikazı ve birlik intikali” konulu mesajın, saat 21:52’de “Karargah sorumluları” konulu mesajın .... Kuvvetleri Komutanlığı’na ulaştığı; “Karargah sorumluları” konulu mesajda sanık Tuğamiral....’nın ... Kuvvetleri Karargah sorumlusu olarak görevlendirildiğinin ve her türlü tedbiri almaya ve mevcut atamalara bağlı kalmaksızın ihtiyaç duyulan görevlendirmeleri yapmaya yetkilendirildiğinin bildirildiği; saat 21:57’de Karargah .... Kıtalar Komutan .... Yarbay ...’nin ....dan birliğe girmek istediği ancak sanık Yarbay ....’ın emri doğrultusunda sanık .... Kıdemli Başçavuş ... tarafından karargaha alınmadığı, bunun üzerine tanık Yarbay ...’nin yürüyerek Kuzey.... geldiği burada da içeri alınmaması üzerine sanık Tuğamiral....’in şahsi aracı ile kuzey lumbarağzından giriş yapmasından yararlanarak birliğe giriş yapmaya çalıştığı ve kuzey.... bulunanlar tarafından iteklenerek dışarıya çıkartıldığı; saat 22:05’de Ulaştırma Nöbetçi Astsubay ...’ın sanık Yarbay ....’ın ve Üsteğmen ...’ın emri ile hazır kıta tarafından kelepçelenerek nezarete alındığı ve sonrasında birlik dışına çıkartıldığı; saat 22:06 da ... Kuvvetleri Komutanlığı .... ...ve ... Sistemleri Başkanı sanık Tuğamiral ...’in karargaha gelerek sanık ...’nın odasına çıktığı; karargahta silahlı çatışma seslerinin saat 21:15’de duyulmaya başladığı, saat 22:00 sıralarında ise savaş uçaklarının alçak irtifadan uçuş yapmaya başladıkları; saat 22:21’de “katılışlar” konulu mesajın sanıklar Tuğamiral .... ve ....’ın talimatıyla, sanıklar Binbaşı ... ve Yüzbaşı ... tarafından Acil Durum Mesaj atma sistemi üzerinden Ankara’da bulunan ... Kuvvetleri Personelinin cep telefonuna kısa mesaj olarak gönderildiği; saat 22:41’de “sıkıyönetim direktifi” konulu sözde darbe mesajının Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ulaştığı; saat 22:52’de “katılışlar” konulu mesajın sanık Tuğamiral ...’nın emri ile sanık Yüzbaşı ... tarafından mesaj formu hazırlanarak .... Kuvvetleri Komutanlığı bağlı birliklerine gönderildiği; saat 22:54’de “sıkıyönetim direktifi” konulu mesajın sanıklar Tuğamiral.... ve Tuğamiral ...’ın emri ile sanıklar Binbaşı ... ve Yüzbaşı ... tarafından mesaj formu hazırlanarak .... Kuvvetleri Komutanlığı Bağlı Birliklere gönderildiği; saat 01:00 sıralarında Genel Kurmay Başkanlığı Karargahının çevresinde tankların görülmesi üzerine sanık Yarbay.... tarafından “tanklar bizi korumak için burada” şeklinde anons yapıldığı; saat 01:15 sıralarında karargahın 5. katında görevlendirilen sanık Binbaşı ....ün camı kırarak silahla ateş etmesi akabinde sanık Tuğamiral...’ya “efendim halk bizimkilerin üzerine doğru yürüdü, tankın üzerine çıktı o yüzden ben de ateş ettim” dediği; saat 03:00 sıralarında karargahta bulunan amirallerin Tuğamiral ....’nin odasında toplantı yaparak karargahtan ayrılmaya karar verdikleri ve saat 06:00 sıralarında görevli ve nöbetçi olmayanların karargahı terk etmeye başladıkları; .... Kuvvetleri Komutanlığı karargahının Genel Kurmay Başkanlığı karargahının hemen karşısında yer aldığı; bu bölgede darbeciler ile sivil halk ve polisin karşı karşıya geldiğinin, darbeciler tarafından sivil halka ve polise ateş edildiğinin, savaş uçaklarının alçak irtifadan uçuş yaptıklarının, tankların....Bulvarı’na geldiğinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin darbeciler tarafından kullanılan savaş uçakları tarafından vurulduğunun yakından gözlemlenebildiği; darbe gecesi bağlı birliklerden ....Deniz Ana Üssünde darbenin teşebbüsünün başarılı olmasını sağlamaya yönelik cebir, şiddet eylemlerinin yaşandığı, bununla birlikte Gölcük, Aksaz, Mersin, İstanbul, Karadeniz Ereğli ve Foça’da yer alan birliklerden darbeye ilişkin ilk mesajın birliklere intikalindan önce saat 21:00 civarlarında gemilerin seyre kalkmaya başladığı, Donanma Komutanlığı bağlısı 29 askeri geminin darbe gecesi yazılı bir emir verilmeksizin, gemi komutanı olmadan, yetersiz personel ile seyre kalktığı, .... gemisi tarafından Marmara Denizi’nde top atışı yapıldığı, ... gemisinde Donanma Komutanı Oramiral ...’nin alıkonulduğu ve Oramiral ...’nin koruma Astusbayı’nın direnmesi nedeniyle silahla ateş açıldığı hususlarının tespit edildiği; ... Kuvvetleri Karargahına doğrudan bağlı birliklerden SAT Komutanlığı tarafından darbe girişimine katılımın olduğu, burada görevli personelin birliklerinden aldığı devlet malı silah ve mühimmat ile birlik dışı yerlere gittikleri; Deniz Kuvvetleri Karargahının bağlı birlikleri yönetmek için en uygun yer olduğu nazara alınarak; ... Kuvvetleri Komutanlığı Karargahında darbe teşebbüsüne katılan personelin birliğin güvenliğini sağlamak bahanesiyle karargahın darbecilerin kontrolünde olmasını sağlamaya ve darbe teşebbüsüne karşı direniş gösterebilecek personelin karargaha girmesine engel olmaya yönelik faaliyet icra eden Karargah .... Kıtalar Komutanlığı bağlısı .... ve İstihbarat Başkanlığı personeli subay, astsubay ve uzmançavuşlar ile ... Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezinde .... Kuvvetleri bağlısı yüzer, uçar ve dalar birlikler ile kıyı birliklerinin darbe girişimi kapsamında faaliyetlerini koordine etmek isteyen Amiral ve Subaylardan oluştuğunun anlaşıldığı; bu kapsamda .... Kuvvetleri Komutanlığı Karargah .... Komutan Vekili ...’nin karargaha girmesine müsaade edilmeyip cebren karargah dışına çıkartıldığı, buna benzer şekilde .... Tabur Komutanlığında görevli Uzman Çavuş ....’nın, .... Kuvvetleri Komutanı makam şoförü Uzman Çavuş ....’nun karargaha girişine müsaade edilmediği; ... Tabur Komutanlığı nöbetçi Astsubayı ...’ın hazır kıta tarafından hürriyeti tahdit edildikten sonra birlik dışına çıkartıldığının tespit edildiği; ....Kuvvetleri Komutanı’nın koruması olan sanıklar Astsubay Üstçavuş ...., Astsubay Başçavuş...., Astsubay Üstçavuş ...., kuvvet astsubayı Astsubay Kıdemli Başçavuş ....’in, Kıdemli Koruma Astsubayı ....’in ve .... Komutanı .... Subayının bilgisi dışında .... Kuvvetleri Komutanı’nın hayati tehlikesi olduğu bahanesi ile yanlarına çelik yelek ve kelepçe alarak Ankara’dan İstanbul’a gittikleri, İstanbul’da sanık Kurmay Yarbay....ve .... Kuvvetleri Komutanı Özel Sekreteri olarak görev yapan sanık Kurmay Albay ... ile ... Marina’da buluştukları, Oramiral ....’nun .... ....’dan .... Ada ... Lisesine intikal sırasında kullandığı .... Sahil Güvenlik Botuna .... Marina’dan bindikleri, ... Komutanlığı’ndan gelen emirle botun komutasının Kurmay Albay...’a teslim edildiği, ... Kuvvetleri Komutanı Oramiral....’nu ...Sahil Güvenlik Botuna bineceği esnada derdest etmeyi planladıkları ancak Emir Subayı Binbaşı ...’ün bot komutanı ile yaptığı telefon görüşmesinde bot komutanının “bir misafirin emrine girdim” dediği; emir subayının Kurmay Albay .... ile yaptığı telefon görşmesinde ise....’un “komutanın emniyetini sağlamak üzere .... botu ile geliyorum” dediği, durumun emir subayı tarafından .... Kuvvetleri Komutanına iletilmesi üzerine .... Kuvvetleri Komutanı’nın bota binmekten vazgeçmesi nedeniyle sanıkların planladıkları eylemlerini neticeye ulaştıramadıkları; Güvenlik ve Merasim Tabur Komutanı sanık Yarbay ....’ın sanık Tuğamiral ... tarafından verilen emre uyarak karargaha yapılacak giriş ve çıkışların kontrol altına alınması maksadıyla, senelik izinde olmasına rağmen sanık Üsteğme....’ı, tayini çıkması nedeniyle 15 Temmuz günü itibariyle birliğinden ilişiğini kesen sanık Binbaşı...’i, Genel Kurmay Başkanlığı’nda görevli olup .... Kuvvetleri Komutanlığı’nda herhangi bir görevi bulunmayan sanık Astsubay Kıdemli Başçavuş ...’i, nöbetçi ve görevli olmayan sanık Astsubay ...’ı karargaha çağırdığı; sanık ... ...’in ise henüz karargaha intikal etmeden evvel nöbetçi ve görevli olmayan sanıklar Astsubay Kıdemli Başçavuş ...’ı, Astsubay Kıdemli Başçavuş ....’yı, Astsubay Başçavuş ...’i ve Genel Kurmay Başkanlığında görevli olup ... Kuvvetleri Komutanlığı’nda bir görevi olmayan sanık Binbaşı ...’ü karargaha çağırdığı; çağrılan personelin karargaha intikal ederek sanık Yarbay ....’ın emir ve talimatı altına girdikleri; sanık Yarbay ....’ın birlikte karartma uygulanması, dışarıdan gelecek araçların girişine engel olacak şekilde Kuzey, Güney ve Doğu ... kapılarına araç parkedilmesi, Güvenlik Harekat Merkezi’nde bulunan telefonlara cevap verilmemesi, silahlığın açılarak silah dağıtılması, lumbarağızlarına takviye personel görevlendirilmesi yönünde talimatlar verdiği; Sanık Tuğamiral....’nin .... Başkanlığında görev yapan personellerden sanıklar Binbaşı ...’yı, Yüzbaşı ....’u, Yüzbaşı ....’ı, Kurmay Yüzbaş....’ü, Yüzbaşı ....’yü, Astsubay Başçavuş ...’yi, Astsubay Başçavuş ...’i, Astusubay Başçavuş ...’i arayarak karargaha çağırdığı, sanıkların karargaha gelerek sanık Tuğamiral ....’nin emir ve talimatı altına girdikleri; Sanık Tuğamiral....’ın sanıklar Kurmay Albay ....’nu ve Binbaşı ...’yi karargaha çağırdığı, sanıkların karargaha gelerek sanık Tuğamiral ....’ın emir ve talimatı altına girdikleri; 15 Temmuz günü ... Kuvvetleri Komutanlığında sanık Uzman Çavuş ...’in karargah .... kıtalar komutanlığı ... nöbetçi uzman çavuşu; sanık astsubay kıdemli başçavuş ...’ın güvenlik nöbetçi astsubayı, sanık Binbaşı ...’nün ... Kuvvetleri ... nöbetçi amiri, sanık Binbaşı ...’in ... Kuvvetleri Komutanlığı .... Merkezi vardiya amiri, sanık Yüzbaşı ...’in ... Kuvveteri Komutanlığı Harekat Merkezi vardiya subayı, sanık Yüzbaşı ...’nin kuzey ... nöbetçi subayı, sanık Üstçavuş ...’un istihbarat işlem merkezi vardiya astsubayı, sanık Yüzbaşı ...’ün İstihbarat İşlem Merkezi vardiya subayı olarak nöbetçi oldukları kabul edilmektedir. B. BOZMA ÜZERİNE İLK DERECE MAHKEMESİNCE YAPILAN YARGILAMADA SANIKLARIN HUKUKİ DURUMLARI ŞU ŞEKİLDE TAYİN VE TAKDİR EDİLMİŞTİR. 1-Sanık ...’nin Astsubay Başçavuş rütbesinde .... Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığında görev yaptığı, ByLock kullanıcısı olduğu, 15 Temmuz günü saat 21:00 sıralarında sanık Tuğamiral .... tarafından aranarak silahı ile birlikte karargaha gelmesi talimatı verilmesi üzerine yola çıktığı, yolda iken sanık Astsubay Başçavuş ...’in sanığı araması üzerine “başkan sana ulaşmaya çalışıyor şahsi tabancan ile iş yerine gelmen gerekiyormuş” dediği, saat 21:51’de birliğe geldiği, karargahta bulunduğu süre içerisinde genellikle İstihbarat Başkanlığı ve Harekat Başkanlığı koridorunda dolaştığı, silah taşıdığı, 16 Temmuz günü saat 05:49’da şahsi aracı ile birliği terk ettiğinin tespit edildiği, sanığın sanık Tuğamiral ....’nin emrine girerek verebileceği emir ve talimatları yerine getirmek üzere birlikte hazır bulunduğu; bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanığın eylemleri sırasında nöbet/görev silahını taşıdığı, çelik yelek giydiği fakat bu malzemeleri suçun işlenişi sırasında kullandığına ilişkin delil bulunmadığından TCK'nın 266. maddesinde düzenlenen kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmaya ilişkin yasal düzenleme uygulanmamıştır. Sanığın geçmişi, fiilden sonraki davranışları, geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak takdiri indirim yapılmıştır. 2-Sanık ...’ın Astsubay Kıdemli Başçavuş rütbesinde ... Kuvvetleri komutanlığı Karargah ... Kıtaları Komutanlığında görev yaptığı, 15 Temmuz günü Karargah ... Nöbetçi Astsubayı olduğu, sanık Yarbay ... tarafından kırmızı durum ilan edildiğinden bahisle bütün kapıların kapatılması talimatı ile Güney ... görevlendirildiği, birliğe giriş yapmak isteyen personeli telsizden sanık Yarbay ....’a anons ederek gelen emre göre içeriye aldığı ya da geri çevirdiği, saat 21:57’de Karargah Komutan vekili Yarbay ...’nin Güney Lumbarağzından birliğe giriş yapmak istemesi üzerine telsizden anons ettiği, telsizden birliğe alınmaması yönünde talimat gelince Yarbay ...’nin tepkisi nedeni ile tekrar telsiz anons ettiği, ancak yeniden olumsuz cevap gelince amiri konumunda olan Yarbay ...’nin birliğe girişine izin vermediği, hakkında tefrik kararı verilen sanık Uzman Çavuş...’in karargaha girmek istemesi üzerine sanık Astsubay Başçavuş ...’ın tabancasını çekerek ellerini başının üzerine koymasını söylediği, sanık ...’in “komutanım bu bizden” demesi üzerine ....’in birliğe aldığı, gece 00:00 sıralarında sanık Yarbay ....’ın yanına giderek “komutanım eğer bu bir darbeyse ben bunun tarafı değilim” dediği, Güney Lumbarağzındaki askerlere “sakin olun kimse ateş etmeyecek benim emrim olmadan hiçbir şey yapmayacaksınız, halk kapıya dayanırsa ateş etmek yok” dediği, birliğin güvenliğini sağlamak bahanesiyle karargahın darbecilerin kontrolünde olmasını sağlamaya ve darbe teşebbüsüne karşı direniş gösterebilecek personelin karargaha girmesine engel olmaya yönelik faaliyetlerin bir parçası olduğu, bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanığın eylemleri sırasında nöbet/görev silahını taşıdığı, çelik yelek giydiği fakat bu malzemeleri suçun işlenişi sırasında kullandığına ilişkin delil bulunmadığından TCK'nın 266. maddesinde düzenlenen kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmaya ilişkin yasal düzenleme uygulanmamıştır. Sanığın geçmişi, fiilden sonraki davranışları, geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak takdiri indirim yapılmıştır. 3-Sanık ...’in Astsubay Kıdemli Başçavuş rütbesinde Genelkurmay Başkanlığında görev yaptığı, ... Kuvvetleri Komutanlığında herhangi bir görevi olmamasına rağmen 15 Temmuz günü saat 11:45 – 12:59 saatleri arasında .... Kuvvetleri Komutanlığında sanık Binbaşı ....’in odasında sanıklar Binbaşı ..., Yarbay .... ve Astsubay Kıdemli Başçavuş ... ile görüştüğü ancak bu toplantının mahiyetine yönelik herhangi bir tespit yapılamadığı, 15 Temmuz günü saat 21:21’de sanık Yarbay.... tarafından aranması üzerine saat 21:26’da özel aracı ile birliğe geldiği, karargahta bulunduğu süre içerisinde Güvenlik Haber Merkezi ve Kuzey ... civarında bulunduğu, sırt çantası taşıdığı, 16 Temmuz günü saat 06:30’da birliği terkettiği, ayrıca 16 Temmuz günü saat 18:38’de sanık Yarbay .... ile telefon görüşmesi yaptığı, sanığın savunması doğrultusunda Genel Kurmay Başkanlığı'na yazılan cevabının ve dinlenen tanıkların da sanığın olay günü izin talebinde bulunduğu hususunu doğruladığı, ancak iznin onaylanıp onaylanmadığını darbe teşebbüsü olan gece evinden çıkıp karargaha gelecek kadar ve askeri teamüle aykırı olarak mesai saatleri dışında komutanına sormak istemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunun değerlendirildiği, yine birliğin darbeci komutanlar tarafından kontrol altında olmasına rağmen Karargah Komutan vekilinin birliğe girişine izin verilmezken.... Kuvvetleri Komutanlığında görevli olmamasına rağmen birliğe girişine izin verildiği, sanıklar Tümamiral...., Tuğamiral .... ve Tuğamiral.... ile birlikte .... Kuvvetleri Karargâhında yaşanan darbe girişimi eylemini sevk ve idare eden kişi olduğu belirlenen inceleme dışı sanık Yarbay ....ın karargâh komutanı olan tanık Yarbay ...'yi bile içeri almadığı dikkate alındığında, sanığın içeri girmesine izin verilmesi dikkat çekici olsa da gece boyunca bulunduğu karargâh binasında silah taşımayan, darbe girişimine yönelik herhangi bir emir alıp, vermeyen, herhangi bir faaliyette bulunduğu tespit edilemeyen sanığın, bulunduğu görev ve konumda garantörlük yükümlülüğünü ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceği gibi darbe girişimine yönelik icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı ve diğer sanıklarca işlenen fiiller üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu hususlarının kanıtlanamamış olması yanında mevcut delil durumuna göre elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı yapan herhangi bir eyleminin de bulunmamasına göre üzerine atılı anayasayı ihlal ya da anayasayı ihlal suçuna yardım etme suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığı, Sanığın kullanımında olan.... GSM numaralı hattın ankesör/büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan yukarıda detayı verilen şekilde aranarak kendisinden sorumlu mahrem kişi ile iletişim kurduğu, aynı kuvvete mensup asker şahıs ile ardışık olarak aranarak örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu,yapılan aramaların periyodik nitelik taşıdığı, genellikle mesai sonrası veya hafta sonu saatlerde arandığı, genelde kısa süreli oldukları, cep telefonlarının olağan iletişim vasıtası olduğu günümüzde büfe, market, gazete bayii vb. yerlerde kurulu sabit hatlar ile ankesörlü hat vasıtasıyla periyodik olarak aranan sanığın yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan örgütsel iletişim modeline uyumlu olarak mahrem yapılanmanın sivil unsurları ile görüşmeler yapmak, örgütsel gizliliği sağlamak ve deşifre olmayı engellemek amaçlı olarak sabit hatlar üzerinden irtibat kurmak suretiyle terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu ortaya koyduğu, darbe teşebbüsü günü sabahtan mahiyeti belirlenemeyen toplantıya katıldığı gibi karargah komutan vekilinin bile giremediği birliğe Genel Kurmay Başkanlığı'nda çalıştığı halde darbeye iştirak ettiği tespit edilen ...'ın izniyle girdiği, buna göre eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün devletin önemli kurumlarına sızma stratejisi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, örgütsel faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, savunmalarının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmış , Sanığın eğitim düzeyi ve örgütte kaldığı süre itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu ve atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine hükmedilmiştir. 4-Sanık ...'ın .... Kuvvetleri Komutanlığı Karargah .... Kıtalar Komutanlığı Güvenlik ve ... Komutanlığı Güvenlik Subaylığında Dz. P. Uzm. Çvş. rütbesiyle görev yaptığı, darbe girişiminin meydana geldiği zaman diliminde Kuzey ... Personel Kontrol görevlisi olduğu, sanığın nöbeti süresince genellikle ... bölgesinde bulunduğu, saat 22:04 sularında Dz. Yb. ...’nin Kuzey Lumbarağzından birliğe girmeye çalıştığı sırada, darbeye muhalif olan askerlerden olması nedeniyle girişine engel olduğunun iddia edildiği, bununla birlikte Dz.Yb. ...’nin saat 22:04'te Kuzey Lumbarağzından birliğe girmeye çalıştığı sırada, bu askerin darbe girişimine muhalif kişilerden olması nedeniyle karargaha girişine engel olmasının söz konusu olmadığı, Dz. Yb. ...'nin kışlaya girişini engellemeye çalışan kişilerin İsth.Yzb. .... ve Dz. P. Bnb. ... olduğu, yine .... Kıtaları Komutanlığında görevli Uzm. Çvş. Ö.... ve... Komutanının makam şoförü Uzm. Çvş. ...'nun karargaha alınmamasında da sanığın darbe teşebbüsüne iştirak amacıyla yaptığı bir eyleminin söz konusu olmadığı, .... Kuvvetleri Komutanlığı tarafından düzenlenen idari tahkikat raporuna göre Genelkurmay Başkanlığından gelen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj ile "Yönetime El Konulduğu" bilgisinin saat 22:41'de DKHM'ye ulaşmış olması dikkate alındığında, saat 21.58'de Uzm.Çvş...nın, saat 22.09'da Yb. ...'nin ve saat 22.39'da gelen Uzm. Çvş. ....'nun kışlaya alınmadıkları sırada henüz darbe yapıldığını bilmediğini söyleyen sanığın savunmasına itibar edilmesi gerektiği, aynı şekilde bu saatten önce Sıkıyönetim Direktifinden haberdar olması mümkün olmayan sanığın kimlerin darbeye iştirak ettiğini ve kimlerin karşı durduğunu bilmesinin de mümkün olmadığı, saat 21:00 sularında Güvenlik Tabur Komutanı .... Yarbay .... sivil aracıyla Kuzey ... kapısından giriş yaparak, sanığa ve diğer nöbetçi uzman çavuşlara, terör saldırısı bilgisi alındığını, güvenlik tedbirlerinin arttırıldığını, kendisinden habersiz hiçbir kimsenin giriş çıkış yapamayacağını emretmesi ve onlarla birlikte nizamiyede beklemeye başlaması karşısında, sanığa verilen emrin o an itibarıyla hizmete ilişkin bir emir olduğu, emir yetki yönünden hukuka aykırı kabul edilse bile, konusu suç teşkil eden bir emrin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanığın böyle bir emre riayet etmelerindeki sorumluluğun da TSK İç Hizmet mevzuatına göre emri verene ait olduğu, sonuç itibarıyla, diğer sanıkların ve tanıkların beyanları da dikkate alındığında, sanık Dz. P. Uzm. Çvş. ...'ın gece boyunca darbeye iştirak veya yardım anlamına gelebilecek herhangi bir eylemde bulunmadığı, darbeye teşebbüs ile bir ilgisinin olduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığı, Örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. Örgütün ankesör/sabit hatlardan mahrem imam ile askeri personel arasında gerçekleşen gizli iletişimi yöntemi bilgileri ışığında sanığa isnat edilen ankesör/sabit hat aramalarına ilişkin BTK verileri, 28.06.2023 tarihli bilirkişi raporu üzerine elde edilen sonuca göre ; Sanığın .... adına kayıtlı ... numaralı ve kendi adına kayıtlı .... hattan 2012 ve 2014 yıllarında ankesör/ büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan; GSM baz- karşı baz, sabit hat baz-karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın ; 2012 yılında 5 kez , 2014 yılında 3 kez olmak üzere toplam 8 kez arandığı görülmüştür. Bu arama kayıtları il bazlı olarak , tarih sırasına göre aşağıda sunulmuştur ; İstanbul İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 21.01.2012 10:26:58’de (Cumartesi günü) 0 sn. süre ile .... (... tarafından kullanıldığı belirtilen) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, İstanbul İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 21.01.2012 10:27:11’de (Cumartesi günü) 0 sn. süre ile.... (... tarafından kullanıldığı belirtilen) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, İstanbul İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 21.01.2012 13:10:16’de (Cumartesi günü) 125 sn. süre ile .... (... tarafından kullanıldığı belirtilen) adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, İstanbul İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 12.02.2012 10:46:59’de (Pazar günü) 0 sn. süre ile ....(... tarafından kullanıldığı belirtilen) adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, İstanbul İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 02.03.2012 11:02:36’de (Cuma günü) 507 sn. süre ile ... ilinde bulunan .... numaralı sabit hattan 07.09.2014 10:22:10’de (Pazar günü) 8 sn süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, Hatay İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 07.09.2014 11:22:10’de (Pazar günü) 8 sn süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, İzmir İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 07.09.2014 15:20:40’de (Pazar günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı tespit edilmiştir. Arama kayıtları incelendiğinde; 4 farklı tarihte gerçekleştirilen aramaların periyodik olmadığı, ardışık arama niteliğinde asker şahısla art arda aranma durumunun bulunmadığı, Yargıtay'ın ankesörden aranma kriterlerinin somut olayda bulunmadığı, sanığın da savunmasında .... numaralı hattı kullandığını, .... numaralı hattı babası .... için çıkardığını, 2016 yılında askerlik mesleğine başladığını, aramaların örgütsel olmadığını savunduğu, ankesör delilinin asker şahıslar için delil niteliğinin bulunduğu, sanığın mesleğe giriş tarihi dikkate alındığında ankesör aramalarının örgütsel nitelikte bulunduğu ispatlanamadığından aramalar sanık aleyhine değerlendirilmemiştir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hatlardan arandığı tespit edilmiş ise de, periyodik ve ardışık nitelikte olmadığı, Yargıtay'ın aranma kriterlerine uygun olmadığı, ankesör aramalarının arama tarihi itibariyle asker olmayan şahıs yönünden delil niteliğinin bulunmadığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 5-Sanık ...'nin tespit edilen ankesör aramalarının ... adına kayıtlı ....numaralı hat üzerinden yapıldığı, aldırılan bilirkişi raporu ve sanığın kullanmadığına yönelik savunmaları karşısında hattı sanığın kullanmadığı tespit edildiğinden ankesör aramaları sanık aleyhine değerlendirilmemiştir. Sanığın 1992-1994 yılları arasında tanık ...'ün beyanları ile sabit olduğu üzere .... kod adını kullandığı, .... cemaatinin evlerinde ....okudukları, .... kasetleri dinledikleri, sohbet yaptıkları, 2016 yılına gelindiğinde sıkıyönetim atama listesinde ... Saha Komutanı olarak atanmasının diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgütle irtibatını devam ettirdiği, dolayısıyla ....Saha Komutanı gibi üst düzey önemli göreve atanarak örgütte güvenildiğinin anlaşıldığı, Sanığın .... Kuvvetleri Komutanlığı ... ve .... Başkanı olarak görev yaptığı, olay günü senelik izinde olduğu ve ... ilinde bulunduğu, ... ve ...'nin müdafi eşliğinde alınan ilk beyanları ile sabit olduğu üzere "Cumhurbaşkanı yurtdışına kaçmış bunu orada yayalım" dediği, sözde sıkıyönetim atama listesine göre ...Saha Komutanı olarak atandığı, 15 Temmuz günü ....Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı olup görev yeri olmamasına rağmen Akıncı Üssü’nde bulunan başka dosya sanığı Tuğamiral .... tarafından saat 20:49’da arandığı, daha sonra gece boyunca müteaddit defa Tuğamiral .... ile telefon irtibatının bulunduğu ve baz istasyonu kayıtları incelendiğinde sırasıyla .../Kartepe, Kaynaşlı/Düzce, Kızılcahamam/Ankara, Kazan/Ankara, Batıkent, İlkyerleşim Mah./Ankara, Milli Kütüphane/Çankaya, Bahçelievler/Ankara, Anadolu Bulvarı/Yenimahalle, İstanbul yolu kesişimi Ayaş yolu kavşağı, Susuz Köyü Çevre Yolu Kazan Girişi, Akıncılar Sapağı/Kazan, ... Elektrik Üretim .... Aş baz istasyonlarından sinyal aldığı, Tuğamiral .... ’ın sinyal aldığı baz istasyonunun Kazan .... Elektrik Üretim .... Aş olduğu, Akıncılar Üssü girişinden alınan kamera görüntülerine göre sanığın adına kayıtlı ... plakalı aracı ile Akıncılar Üssüne giriş yaptığına ilişkin 06.02.2018 ve 10.07.2023 tarihli kamera izleme tutanağı ile 07.07.2023 tarihli HTS/baz bilgilerini gösterir bilirkişi raporu düzenlendiği, alınan raporlarda Akıncı Üssü'ndeki faaliyetleri tespit edilemese de sanığın Akıncı üssüne giriş yaptıktan birkaç dk sonraya ilişkin kamera görüntülerinin bulunmadığı, dolayısıyla eylemleri tek tek belirtilmese dahi ...'nden Akıncı Üssündeki .... Harmancık'ın araması üzerine yola çıkıp Akıncı Üssü'ne gelen sanığın Akıncı Üssü'nün darbenin asıl yönetildiği merkez olması hasebiyle önemli noktada olması dikkate alındığında Darbe teşebbüsüne iştirak ettiğinin sabit olduğu, buna göre Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesininin 2017/43 esas sayılı dosyasında (kamuoyunda akıncılar dosyası olarak bilinen) yargılanan....Harmancık ile HTS kayıtlarına göre darbe girişiminden önce irtibata geçip olay tarihinde de yoğun biçimde telefon görüşmesi yapan ve akabinde de izinde bulunduğu ... ilinden darbe girişimine katılmak üzere Kazan/Akıncılar üssüne gelen sanık ...'nin, Sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından hazırlanan atama listesine göre (sıra no: 225), mevcut görevine nazaran daha üst bir görev olan .... Saha Komutanı olarak atandığı anlaşılmakla diğer sanıklarla birlikte kendisine verilen görev kapsamında hareket ederek amaç suç olan ve TCK'nın 309/1. maddesine göre Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçunu işlediği kabul edilmiştir. 6-Sanık ...’un Astsubay Başçavuş rütbesinde .... Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığında görev yaptığı, ByLock kullanıcısı olduğu, herhangi biri tarafından aranmaksızın kendi aralarında iletişim kurarak karargaha gitmeye karar verdikleri, sanıklar Astsubay Başçavuş .... ve Astsubay Kıdemli Başçavuş ... ile birlikte saat 01:35’de birliğe giriş yaptığı, karargahta bulunduğu süre içerisinde genellikle İstihbarat Başkanlığı koridorunda olduğu MP-5 silah taşıdığı, elinde çelik yelek ile görüldüğü, saat 06.15’de elinde içeriği belirlenemeyen bir kutu ile İstihbarat Başkanlığından çıkış yaptığı daha sonra sanık Yüzbaşı ....’un sevk ve idaresindeki araçla sanıklar ..., .... ve.... ile birlikte birliği terk ettiği, sanığın başkaca icrai bir faaliyeti tespit edilememiş ise de karargaha gidiş saati de dikkate alındığında karargahta bulunan darbecilerin emrine girerek verilebilecek emir ve talimatları yerine getirmek üzere birlikte hazır bulunduğu, nöbetçi olmamasına ve karargâhın güvenliğinden sorumluluğunun bulunmamasına rağmen darbeye karşı hareket eden komutanlarıyla irtibat kurmak yerine yalnızca kendi güvenliğini düşünerek darbecilere karşı hiçbir eylemde bulunmadığı, bu şekilde karargâhı tamamen darbecilere terk etmek suretiyle anayasal düzeni korumak şeklindeki neticeyi önleme bakımından kanundan kaynaklanan yükümlülüğünü ihlal ettiği ancak doğrudan failliği oluşturacak şekilde fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğundan söz edilemeyeceği, bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 7-Sanık ...'ın ... Kuvvetleri Komutanlığı Karargah .... Kıtalar Komutanlığında Dz. P. Uzm. Çvş. Rütbesiyle görev yaptığı,15.07.2016 tarihinde saat 16:00 sıralarında "PKK'nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle olabilecek olaylarda gece güvenlik nöbetçilerinin takviye etmek" bahanesiyle Dz. P. Bçvş. ...'in emri ile Dz. P. Uzm. Çvş. ... ve Dz. P. Uzm. Çvş. ... tarafından saat 23:59'da karargaha gelmesi hususunda sanığın diğer 4 Uzman Çavuş (..., ..., ... ve ...) ile birlikte görevlendirildiği, darbe girişiminin saat 17:30 sıralarında öne çekilmesi üzerine Dz. P. Yb. ...'ın emri ile hareket eden Dz. P. Uzm. Çvş. ... ve Dz. P. Uzm. Çvş. ... tarafından saat 21:00'de karargaha gelmesi hususunda görevlendirildiği, şahsi motosikleti ile saat 21:29’da Kh. Dest. Kt. K.lığı Lumbarağzından birliğe girerek Kh. Dest. Kt. K.lığı binasına gittiği, sanığın 15.07.2016 tarihinde kışlaya gelişinin hukuka uygun ve hizmete ilişkin bir görevlendirmeden kaynaklandığı, göreve gelirken ve sonrasında darbe teşebbüsüne iştirak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın rütbesi, konumu ve Genelkurmay Başkanlığından gelen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj ile "Yönetime El Konulduğu" bilgisinin saat 22:41'de DKHM'ye ulaşmış olması dikkate alındığında darbe girişiminden önceden haberdar olduğu ve bu amaçla kışlaya geldiğini kabul etmenin mümkün olmadığı, terör saldırısı ihbarına dayalı olarak nöbetçileri takviye amacıyla göreve çağrılan sanıklara verilen emrin hizmete ilişkin bir emir olduğu, emir yetki yönünden hukuka aykırı kabul edilse bile, konusu suç teşkil eden bir emrin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanığın böyle bir emre riayet etmesindeki sorumluluğunun da TSK İç Hizmet mevzuatına göre emri verene ait olduğu, sanığın karargâhta bulunduğu süre içerisinde genelde GHM’de bulunduğu, birlik içini ve çevresini gören kameraları takip ettiği, silah taşıdığı, çelik yelek ve miğfer giydiği, ayrıca işbaşı kıyafetli olduğu, saat 07:30’de Dz. P. Uzm. Çvş. ...'un önündeki çekmeceden aldığı bir silahı sanığa verdiği, yaklaşık 15 dk. sonra da geri aldığı, sanığın bu şekilde çağrıldığı görev sırasında yaptığı bu hareketlerin de aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiği ve sorumluluğun emri verenlere ait olduğu, ayrıca sanığın gece boyunca darbeye iştirak veya yardım anlamına gelebilecek herhangi bir eylemde bulunmadığı, darbeye teşebbüs ile bir ilgisinin olduğuna dair herhangi bir delilin elde edilemediği anlaşılmıştır. Örgütlü suçlar bilişim bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara TEM ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ankesörlü hatlardan arandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hatlardan arandığına ilişkin tespitin bulunmadığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 8-Sanık ...’ün.... Kuvvetleri Komutanığı ... Başkanlığında Yüzbaşı rütbesinde görev yaptığı, 15 Temmuz günü İstihbarat İşlem Merkezinde vardiya subayı olarak nöbetçi olduğu, saat 22:38’de ...'un aldığı silahlardan birini sanık Yüzbaşı ...’e verdiği, sanığın genellikle nöbet yerinde bulunduğu, patlama sırasında koridoro çıktığı zaman elinde silah taşıdığı, daha sonra silahsız olduğunun tespit edildiği, sanığın başkaca icrai hareketinin tespit edilmediği, darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiğine dair herhangi bir delilin bulunmadığı, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket edip darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, darbe girişiminin başlamasından sonra da, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan eylem gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığından eylemlerinin darbeye teşebbüs suçunun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etme suçu kapsamında da kalmadığı değerlendirilmiştir. Sanığın cebir ve şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve bu suça yardım etme niteliğinde eylemleri tespit edilememiş ise de; FETÖ silahlı terör örgütüne üyeliği bağlamında gerekli araştırma ve yazışmalar yapılmış, sanığın ankesörlü hattan mahrem imamlarca arandığı, dijital materyal incelemesinde ByLock kullandığı ve hakkında örgütlü suçlar bilgi bankasından temin edilen bilgilere göre Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde mahkememiz dosyası ile birleştirilen dosyasında sanık hakkında sınav kurullarında yer aldığı gerekçesiyle dava açıldığı tespit edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 26.04.2018 tarihli Adli Bilişim Şube Müdürlüğü'nün raporuna göre; sanıktan ele geçen .... imei numaralı cep telefonu, sim kartı ve hafıza kartının incelenmesinde; veri tabanlarında kriptolu mesajlaşma programı olan net.client.by.lock isimli programın kayıtlarına rastlanıldığı, programın .... adresi üzerinden yüklendiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Buna göre sanığın telefonunda yapılan incelemede örgütün haberleşmek amacıyla kullandığı ByLock programının uzantılarına rastlanıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 esas, 2019/6838 sayılı kararında açıklandığı üzere; "... bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerektiğinden ... " içtihadı kapsamında, sanığa isnat edilen Balıkesir, Ankara, Afyonkarahisar, ... ve İstanbul illerine ait aramalara ilişkin HTS kayıtları celp edilmiş, bu arama kayıtlarını analiz eden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Örgütün ankesör/sabit hatlardan mahrem imam ile askeri personel arasında gerçekleşen gizli iletişimi yöntemi bilgileri ışığında sanığa isnat edilen ankesör/ sabit hat aramalarına ilişkin BTK verileri, 23.06.2023 tarihli bilirkişi raporu üzerine elde edilen sonuca göre ; Sanığın kendisi ve eşi adına kayıtlı hatlardan 2012 ila 2014 yılları arasında ankesör/ büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan; GSM baz- karşı baz , sabit hat baz -karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın ; GSM baz- karşı baz, sabit hat baz - karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın ; 2012 yılında 23 kez , 2013 yılında 14 kez, 2014 yılında 7 kez olmak üzere TOPLAM 44 KEZ arandığı görülmüştür. Bununla birlikte sanığın savunmasında eşi adına kayıtlı hattı kendisinin kullanmadığını savunması karşısında mahkememizce eşi .... adına kayıtlı... numaralı hattın kullanıcısının tespiti için adli bilişim uzmanı bilirkişiden temin edilen 15.09.2023 tarihli rapora göre; "... (....) adına kayıtlı ... numaralı GSM hattının 2010-2013 yıllarında .... adına kayıtlı olduğu 2013 yılından itibaren ... olarak abone kaydının güncellendiği, ... (...) adına kayıtlı ... numaralı GSM hattının ... adına kayıtlı ....numaralı GSM hatlarıyla yoğun iletişimi, soyadı (...) olanlar ile irtibat sıklığı ve farklı lokasyonlardaki baz sinyal bilgilerine göre.... numaralı GSM hattının kullanıcısının ... olmadığının değerlendirildiği" belirtilmiştir. Somut olaya uygun, denetime elverişli nitelikteki kullanıcı tespitine ilişkin bilirkişi raporu dikkate alınarak eşi adına kayıtlı hatlar üzerinden yapılan aramalar çıkartılarak sanığın arama kayıtları il bazlı olarak , tarih sırasına göre aşağıda sunulmuştur ; ... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 08.01.2012 17:03:47’de (Pazar günü) 108 sn. süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, .... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 29.03.2012 22:38:18’de (Perşembe günü) 81 sn. süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 29.03.2012 22:39:41’de (Perşembe günü) 56 sn. süre ile ... (Denizci Yüzbaşı ...) adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 31.03.2012 11:24:49’de (Cumartesi günü) 57 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, .... İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 31.03.2012 11:26:09’de (Cumartesi günü) 60 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Balıkesir İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 31.03.2012 11:27:12’de (Cumartesi günü) 57 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Balıkesir İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 06.04.2012 22:22:45’de (Cuma günü) 54 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Balıkesir İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 06.04.2012 22:23:56’de (Cuma günü) 54 sn. süre ile ... (Denizci Yüzbaşı ..0) adına kayıtlı .. numaralı hattın arandığı, Balıkesir İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 07.04.2012 16:38:53’de (Cumartesi günü) 58 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Balıkesir İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 07.04.2012 16:39:58’de (Cumartesi günü) 56 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Balıkesir İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 07.04.2012 16:40:56’de (Cumartesi günü) 54 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Balıkesir İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 07.04.2012 19:12:53’de (Cumartesi günü) 88 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Balıkesir İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 10.08.2012 18:10:05’de (Cuma günü) 58 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 15.08.2012 23:37:43’de (Çarşamba günü) 19 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Balıkesir İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 30.08.2012 16:34:05’de (Perşembe günü) 78 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 15.09.2012 10:22:04’de (Cumartesi günü) 17 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 29.09.2012 16:35:48’de (Cumartesi günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 06.11.2012 17:43:57’de (Salı günü) 73 sn. süre ile... (Denizci İsth. Yüzbaşı ... eşi) adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 06.11.2012 17:45:42’de (Salı günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara ilinde bulunan .... numaralı sabit hattan 12.11.2012 17:47:40’de (Pazartesi günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 12.11.2012 18:08:37’de (Pazartesi günü) 6 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 12.11.2012 18:13:52’de (Pazartesi günü) 6 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 12.11.2012 18:14:50’de (Pazartesi günü) 7 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 12.11.2012 18:15:45’de (Pazartesi günü) 5 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 12.11.2012 18:49:17’de (Pazartesi günü) 8 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 12.11.2012 18:50:19’de (Pazartesi günü) 5 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan .. numaralı sabit hattan 15.01.2013 17:45:20’de (Salı günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 15.01.2013 17:45:42’de (Salı günü) 18 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, .... numaralı sabit hattan 16.03.2013 15:51:47’de (Cumartesi günü) 32 sn süre ile.... (Denizci İsth. Yüzbaşı ... eşi) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, ... numaralı sabit hattan 16.03.2013 15:52:50’de (Cumartesi günü) 31 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... numaralı sabit hattan 16.03.2013 15:53:14’de (Cumartesi günü) 0 sn süre ile.... (Denizci İsth. Yüzbaşı ... eşi) adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... numaralı sabit hattan 16.03.2013 15:54:18’de (Cumartesi günü) 0 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... numaralı sabit hattan 16.03.2013 15:54:36’de (Cumartesi günü) 25 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... numaralı sabit hattan 16.03.2013 15:55:02’de (Cumartesi günü) 0 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Afyonkarahisar İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 04.05.2013 11:49:01’de (Cumartesi günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, Afyonkarahisar İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 04.05.2013 12:02:39’de (Cumartesi günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, Afyonkarahisar İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 04.05.2013 17:47:09’de (Cumartesi günü) 21 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Afyonkarahisar İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 25.05.2013 15:16:44’de (Cumartesi günü) 27 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 31.05.2013 20:19:00’de (Cuma günü) 0 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 31.05.2013 20:19:03’de (Cuma günü) 32 sn süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 12.06.2013 23:12:38’de (Çarşamba günü) 25 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, İstanbul İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 25.06.2013 21:40:13’de (Salı günü) 33 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, .... numaralı sabit hattan 06.02.2014 19:00:45’de (Perşembe günü) 30 sn süre ile ... (Denizci İsth. Yüzbaşı ... eşi) adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... numaralı sabit hattan 06.02.2014 19:01:43’de (Perşembe günü) 5 sn süre ile .... (Denizci İsth. Yüzbaşı ...) adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... numaralı sabit hattan 06.02.2014 19:01:58’de (Perşembe günü) 4 sn süre ile ... (Denizci İsth. Yüzbaşı ....) adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... numaralı sabit hattan 06.02.2014 19:02:49’de (Perşembe günü) 31 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... numaralı sabit hattan 20.02.2014 19:17:46’de (Perşembe günü) 32 sn süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... numaralı sabit hattan 26.04.2014 16:58:01’de (Cumartesi günü) 25 sn süre ile .... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, tespit edilmiştir. Sanık ile ardışık olarak aranan şahıslar: Sanık ile iki farklı tarihte ardışık aranan ... (Denizci Yüzbaşı) hakkında Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/36 esas 2019/342 karar sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılamanın yürütüldüğü, sahsın etkin pişmanlıkta bulunduğu, sanıkla ilgili beyanının bulunmadığı, şahsın 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmıştır. Sanık ile bir kez ardışık aranan ... (Denizci İsth. Yüzbaşı) hakkında İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/2 esas 2021/129 karar sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılamanın yürütüldüğü, sahsın ByLock kullandığı ve ankesörden arandığı iddasının bulunduğu, sanıkla ilgili beyanının bulunmadığı, şahsın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır. Sanık ile üç kez ardışık aranan ... (... Yüzbaşı) hakkında Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/462 esas 2023/115 karar sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma, dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından yargılamanın yürütüldüğü, sahsın ankesörden aranma iddiası ile mülakat heyetinde bulunup örgütten olan şahısların sınavı kazanmasını sağladığı iddiasının bulunduğu, sanıkla aynı yerde görev yaptığını belirttiği, yapılan yargılama neticesinde şahıs hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından beraat kararı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği, sanıkla ilgili beyanının bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ile bir kez ardışık aranan .... (.... Yüzbaşı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/111202 soruşturma sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturmanın yürütüldüğü, şahsın yakalaması bulunduğundan ifadesinin alınamadığının bildirildiği, anlaşılmıştır. Cep telefonlarının olağan iletişim vasıtası olduğu günümüzde kamunun kullanımına ücret karşılığında açık olan büfe, market, gazete bayii vb. yerlerde kurulu sabit hatlar ile ankesörlü hat vasıtasıyla asker şahıslar ile ardışık şekilde ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan örgütsel iletişim modeline uyumlu olarak iletişim sağlanan asker şahıs olan sanığın, terör örgütünün mahrem sözde silahlı kuvvetler yapılanmasında faaliyet yürüttüğü ve örgütle organik şekilde bağlı olarak örgütsel tabirle "öğrenci" denen üye vasıflı konumda bulunduğu, yapılanma içerisinde kendisinden üst konumlarda bulunan ve örgütsel olarak “müdür”, “müdür yardımcısı” ve “öğretmen” tabir edilen yapılanmanın sivil unsurları ile görüşmeler yapmak, sivil unsurlar tarafından örgütsel gizliliği sağlamak ve deşifre olmayı engellemek amaçlı olarak sabit hatlar üzerinden irtibat kurmak suretiyle terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu ortaya koyduğu anlaşılmıştır. Yine sivil kimseler bakımından bu örgütün legal görünümlü illegal yapısının ortaya çıktığı tarihin veya olguların kastın belirlenmesinde önemli olabileceği değerlendirilebilecek olsa bile asker gibi devletin güvenliğinin teslim edildiği bu nedenle de sivil kimselere göre çok daha hassas olması gereken kimseler için toplantılara çağrılma şekillerinin gösterdiği gizlilik ve toplantıların mahremiyet içinde yapılıyor olması unsurları nedeniyle bu olguların katı şekilde uygulanamayacağı, örgütün devletin silahlı birimlerini ve kolluk güçlerini tüm ünite düzeylerinde ele geçirip devlete mutlak hakimiyeti hedef edinmesi de göz önüne alındığında, sanığın örgütün nihai amacını bilerek iradesini örgütten gelecek talimatlara açık tuttuğu yönündeki kanaat oluşmuştur. Sonuç olarak; asker şahıs olan sanığın aynı statüdeki örgüt mensubu asker şahıslarla grup yapıldığı, kullanımında olan .... ve ... numaralı GSM hattının 2012-2014 tarihleri arasında yukarıda detayı verilen şekilde ankesör/ sabit hatlardan aranarak kendisinden sorumlu mahrem kişi ile iletişim kurduğu, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, ayrıca telefonunun incelenmesinde örgütün haberleşme programı olan bylock programını kullandığının tespit edildiği, bu şekilde örgüt hiyerarşisine girdiğinin anlaşıldığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün devletin önemli kurumlarına sızma stratejisi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, örgütsel faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, savunmalarının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmış , Sanığın eğitim düzeyi ve örgütte kaldığı süre itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu ve atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine hükmedilmiştir. Sanığın 2015 DHO mülakatlarında değerlendirdiği adaylar ile ilgili kolluk tarafından yapılan araştırmada, bu adaylardan FETÖ/PDY kapsamında adli soruşturma geçiren kişilerin alınan ifadelerinde, söz konusu sınavların mülakat aşamasında örgüt tarafından kendilerine yardım edileceği garantisi verildiği ya da mülakat heyeti üyelerinin örgüt tarafından bilinen kişiler olduğunun belirtildiği veya ima edildiği şeklinde sınavlarda usulsüzlük yapıldığına dair herhangi bir beyanda bulunmadıklarının tespit edildiği, sanığın savunmasında en alt rütbede olduğunu, kurullarda not vermediğini savunduğu, bilirkişiler tarafından hazırlanan ve .... Kuvvetleri Komutanlığından gönderilen bilgilerle oluşturulan 2015 yılı DHO mülakat sınavlarına giren adaylara mülakat kurulunda görevli başkan ve üyeler tarafından verilen mülakat puanlarının yer aldığı listenin incelenmesinde, 2015 yılı DHO ikinci seçim aşamalarında mülakat/görüşme kurulu istihbarat sınıfı subay (Üsteğmen) personeli sıfatıyla görevli olan sanığın, 2015 yılı DHO mülakat aşamasına katılan herhangi bir adaya "puan/not" vermediği, ayrıca 14/07/2006 tarihli .... Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı Deniz Okullarına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Yönergesi'nde, görüşme kurulu personeli olan istihbarat sınıfı subayın oy kullanmayacağı, adayı sadece istihbarat açısından değerlendireceği, aday hakkında puanlama yapmayacağı, gerekirse aday hakkındaki görüşlerini kesin karar kuruluna ileteceği, görevlerinin; "alana yönelik olarak adayın değerlendirmesini yapmak, görüşme kurulu üyelerine alana yönelik danışmanlık yapmak, adayların sorulara verdiği cevapları not alıp görüşme sonunda görüşme kurulunda değerlendirmek, aday hakkında varsa diğer görüşlerini (uygun bulmadığı nitelikleri) yazılı olarak kesin karar kuruluna iletmek" olduğunun belirtildiği, aday numaralarına göre avantajlı kazanan grupta yer alma-almama ölçütünün yüksek bir oran olsa bile sonucunun tahmine dayalı olduğu, sanık özelinde "mülakattta örgüt yönlendirmesi veya talimatı ile hareket ettiğine dair" tanık vb. başkaca delil olması gerektiği, nitekim bu formüle göre avantajlı olup sınavı kazanamayanların da olduğu, sanığın mülakatlarda yanlı puan verdiğine dair delil bulunmadığı, tam bir kesinlik içermeyen bu istatiki verinin, ceza hukuku anlamında mahkumiyete esas delil olarak kabul edilebilmesi için gerekli her türlü şüpheden uzak kesin nitelikli delil niteliğinde olmadığı değerlendirilmekle zincirleme olarak kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 115/2. maddesinde uyarınca memuriyet nüfuzunun sair suretle kötüye kullanılması ve aynı kanunun hizmet ve vazifenin ihlali başlığı altında tanımlanan ve 134. maddesinde belirtilen hakikata muhalif rapor layiha sair evrak tanzim ve ita etme, zincirleme resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine karar verilmiştir. 9-Sanık ...’nin Binbaşı rütbesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Plan Prensipler Başkanlığında görev yaptığı, ByLock kullanıcısı olduğu, ByLock kullandığına dair ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı'nın bulunduğu, tanık ...'nın beyanlarından mahrem ümit yapılanmasında olduğunun, müdür yardımcısı konumundaki ....'e MGK kırmızı kitap içerisine girebilecek bilgiler getirdiğinin anlaşıldığı, 11.07.2016 ila 17.07.2016 tarihleri arasında senelik izinde olduğu halde 15 Temmuz günü saat 22:00 sıralarında sanık Tuğamiral ....tarafından Başvavuş ... aracılığıyla çağrılması üzerine saat 22:32’de birliğe gelerek sanık Tuğamiral....’ın yanına gittiği, sanık Tuğamiral ....’ın sanığa “binanın emniyetini alacağız” diyerek silah bulması talimatı verdiği, sanığın Güvenlik .... Merkezine giderek Uzman Çavuştan bir tabanca aldığı, karargahı terkettiği zaman dilimine kadar bu tabancayı taşıdığı, karargahta bulunduğu süre içinde genellikle ... Başkanlığı ve ... Başkanlığı Koridorunda dolaştığı, 16 Temuz günü saat 05:54’de birliği terkettiği, sanığın başkaca icrai bir faaliyeti tespit edilememiş ise de sanık Tuğamiral ....’ın emrine girerek verebileceği emir ve talimatları yerine getirmek üzere birlikte hazır bulunduğu bu nedenle bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 10-Sanık Dz. P. Uzm. Çvş. ...'in ... Kuvvetleri Komutanlığı Karargah ... Kıtalar Komutanlığı Güvenlik ve ... Komutanlığı Güvenlik Subaylığında Dz. P. Uzm. Çvş. rütbesiyle görev yaptığı, sanığın olay tarihinde Kuzey ... personel araç kayıt nöbetçisi olup normal nöbetini tuttuğu, emri altında bulunduğu Astsubay ....'in emri ile suç tarihinde sabahleyin şarjörlere mermi bastığı, sanığın bu zaman diliminde darbe girişiminden haberdar olduğuna, darbeye hazırlık için şarjöre mermi bastığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, gerek sanık savunması gerekse sanık savunmasını doğrulayan tanık ...'ın yukarıda belirtilen beyanı ve Asb. ....'in sayım ve şarjör sayısının 120'ye tamamlanmasına ilişkin emri kendisinin verdiğine dair ikrarı ve bu olayın gündüz saat 11:00 civarlarında meydana geldiği nazara alındığında, sanığın amirinin verdiği hizmete ilişkin bir emri yerine getirdiği, Asb. ....'in suç tarihinde mesai bitimine yakın PKK'nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle saldırı olacağına binaen takviye nöbetçi çağrılacağını belirtmesi ve sanık ....'ın saat 20:30 gibi ...'u arayarak takviye olarak belirlenen nöbetçilerin derhal birliğe çağrılmasını istemesi üzerine ...'un tabur komutanını emri olduğunu söyleyerek sanık ...'e takviye olarak belirlenen nöbetçilerin derhal birliğe çağrılmasına dair emri iletmesi üzerine, sanığın da verilen emri yerine getirdiği ve yukarıda isimleri belirtilen 5 uzman çavuşu birliğe çağırdığı, ...'nin karargaha alınmaması olayında sanık....in herhangi bir eylemde bulunmadığı, tanık ...'nin; ".... veya diğer uzman çavuşlar bana karşı bir taarruzda bulunmadılar" şeklindeki beyanının sanığın savunmasını doğruladığı; öte yandan sanığın, Kuzey ... saat 21:58'de gelen Uzm.Çvş.... ve saat 22:39'da gelen Uzm.Çvş. ....'nun birliğe alınmamasına karşı koymaya yönelik girişimde bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu şahısların içeri alınmamasına ilişkin sanık ...'in doğrudan bir eyleminin bulunmadığı, daha önceden .... gibi sanıkların nöbetçi personele PKK'nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle saldırı olma ihtimalinden bahsetmeleri,....'ın da saat 21:00 sıralarında birliğe giriş çıkışların yasak olduğunu, kendisinden habersiz giriş çıkış yapılamayacağını telsizden anons etmesi, Tabur Komutanı ....'ın emri ile...,... ve ....'in gelen araç ve kişileri kontrol edip ... ve ...'a bildirerek bunların emir ve talimatları doğrultusunda araç ve kişilerin içeri alınıp alınmamasına karar verdikleri, Genelkurmay Başkanlığından gelen Sıkıyönetim Direktifi konulu mesaj ile yönetime el konulduğu bilgisinin saat 22:41'de DKHM'ye ulaşmış olması ve sanığın saat 11:00 gibi ...'in emri ile şarjöre mermi basması, ...'nin 22:09'da,....'nın saat 21:58'de, ....'nun da 22:39'da kışlaya alınmadıkları sırada henüz darbe yapıldığını bilmediğini söyleyen sanığın savunmasına itibar edilmesi gerektiği, aynı şekilde bu saatten önce Sıkıyönetim Direktifinden haberdar olması mümkün olmayan sanığın, darbeye kimlerin iştirak ettiği kimlerin darbeye karşı durduğunu bilmesinin beklenemeyeceği, sanığa verilen emirlerin o an itibariyle hizmete ilişkin bir emir olduğu, verilen emirler hukuka aykırı kabul edilse bile, konusu suç teşkil eden bir emir söz konusu olmadığı, sanığın verilen emri riayet etmesindeki sorumluluğun da TSK İç Hizmet Mevzuatına göre emri verenlere ait olduğu, sanığın gece boyunca darbeye iştirak veya yardım anlamına gelebilecek herhangi bir eylemde bulunmadığı anlaşılmıştır. Örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/37666 sayılı FETÖ/PDY ana davası soruşturması kapsamında incelenen 15.01.2014 tarihinde ulusal medyada yayınlanan...’e ait 25.12.2013 tarihli bir telefon konuşmasında, ....’le konuşan kişinin bankanın likidite durumuna ilişkin bilgi vererek, örgüt içerindeki kişiler ile bu kişilerin çevrelerinin bankaya yönlendirilmesi noktasında ....’den onay aldığı ve akabinde bahse konu görüşmenin medyaya ...’den ‘‘...’ya para yatırın’’ talimatı olarak yansıdığı; bu tarihten sonra bankanın likidite durumunu iyileştirmek için bu talimata uyularak yoğun olarak vadeli mevduat hesabı açıldığı ve para yatırıldığı, 03.02.2015 tarihinde BDDK tarafından bankanın yüzde 63'lük hisse yönetiminin devralındığı, 29.05.2015 tarihinde ise TMSF ye devredildiği, bu tarihlerden sonra bankadaki mevduatların hızlı şekilde çekilmeye başlandığı; 27.06.2022 tarihli Bankacı Bilirkişi Raporuna göre; Sanığın 25.08.2008 tarihinde ...'da hesap açtırdığı, son hareketinin 05.01.2010 tarihinde olduğu, dolayısıyla örgüt liderinin talimatının yansıdığı 15.01.2015 tarihinden önceki döneme ait olması hasebiyle örgüt liderinin talimatı ile hareket ettiğinin söylenemeyeceği anlaşılmıştır. Örgütsel hareketi bulunduğu tespit edilemeyen sanık yönünden ...'da bulanan hesabı aleyhinde değerlendirilmemiştir. Örgütün ankesör/sabit hatlardan mahrem imam ile askeri personel arasında gerçekleşen gizli iletişimi yöntemi bilgileri ışığında sanığa isnat edilen ankesör/sabit hat aramalarına ilişkin BTK verileri, 21.06.2023 tarihli bilirkişi raporu üzerine elde edilen sonuca göre ; Sanığın... ve kendi adına kayıtlı ... ve ... numaralı hattan 2012 ve 2016 yıllarında ankesör/büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan; GSM baz - karşı baz , sabit hat baz - karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın ; 2012 yılında 2 kez , 2016 yılında 4 kez olmak üzere TOPLAM 6 KEZ arandığı görülmüştür. Bu arama kayıtları il bazlı olarak , tarih sırasına göre aşağıda sunulmuştur ; Ankara İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 22.11.2012 14:33:11’de (Perşembe günü) 45 sn süre ile ... (... tarafından kullanıldığı belirtilen) adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 22.11.2012 14:39:13’de (Perşembe günü) 18 sn. süre ile ...(... tarafından kullanıldığı belirtilen) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, Sakarya İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.04.2016 19:44:51’de (Pazar günü) 26 sn. süre ile.... adına kayıtlı ... (Sanığın numarasıyla benzer numara) numaralı hattın arandığı, Sakarya İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.04.2016 19:47:35’de (Pazar günü) 0 sn. süre ile... (sivil) adına kayıtlı ... (Sanığın numarasıyla benzer numara) numaralı hattın arandığı, Sakarya İlinde bulunan .. numaralı sabit hattan 24.04.2016 19:47:46’de (Pazar günü) 0 sn. süre ile ... (sivil) adına kayıtlı ... (Sanığın numarasıyla benzer numara) numaralı hattın arandığı, Sakarya İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.04.2016 19:48:08’de (Pazar günü) 10 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Sakarya İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.04.2016 19:48:42’de (Pazar günü) 0 sn. süre ile... (sivil) adına kayıtlı ... (Sanığın numarasıyla benzer numara) numaralı hattın arandığı, Sakarya İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.04.2016 19:49:00’de (Pazar günü) 29 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Sakarya İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.04.2016 19:49:53’de (Pazar günü) 16 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Sakarya İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 24.04.2016 19:50:27’de (Pazar günü) 36 sn. süre ile.... adına kayıtlı ... (Sanığın numarasıyla benzer numara) numaralı hattın arandığı, Sakarya İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.04.2016 19:51:19’de (Pazar günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı tespit edilmiştir. Arama kayıtları incelendiğinde; 2 farklı tarihte birden çok arama şeklinde gerçekleştirilen aramaların periyodik olmadığı, ardışık arama niteliğinde asker şahısla art arda aranma durumunun bulunmadığı, Yargıtay'ın ankesörden aranma kriterlerinin somut olayda bulunmadığı, anlaşılmakla örgütsel nitelikte bulunduğu ispatlanamayan ankesör aramaları neticesinde mahrem imamla görüşüp sohbet denilen toplantılara katıldığı ispatlanamadığından aramalar sanık aleyhine değerlendirilmemiştir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hatlardan arandığı tespit edilmiş ise de, periyodik ve ardışık nitelikte olmadığı, Yargıtay'ın aranma kriterlerine uygun olmadığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, ... hesap hareketlerinin örgütsel nitelikte olmadığı, yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 11- Sanık ...'ın ... Kuvvetleri Komutanlığı Karargah ... Kıtalar Komutanlığında Dz. P. Uzm. Çvş. rütbesiyle görev yaptığı, darbe girişiminin yaşandığı zaman diliminde nöbetçi veya görevli olmamasına rağmen karargaha giderek darbe girişimine iştirak ettiği, 15.07.2016 tarihinde saat 16:00 sıralarında "PKK'nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle olabilecek olaylarda gece güvenlik nöbetçilerini takviye etmek" bahanesiyle Dz. P. Bçvş...'in emri ile Dz. P. Uzm. Çvş. ... ve Dz. P. Uzm. Çvş. ... tarafından saat 23:59'da karargaha gelmesi hususunda sanığın diğer 4 Uzman Çavuş (..., ..., ... ve ...) ile birlikte görevlendirildiği, darbe girişiminin saat 17:30 sıralarında öne çekilmesi üzerine Dz. P. Yb. ...'ın emri ile hareket eden Dz. P. Uzm. Çvş. ... ve Dz. P. Uzm. Çvş. ... tarafından saat 21:00'de karargaha gelmesi hususunda görevlendirildiği, sanığın yaya olarak saat 23:48’de .. .... Kt. K.lığı Lumbarağzından birliğe girdiği,.... Kt. K.lığı binasına gittiği, karargâhta bulunduğu süre içerisinde Doğu ... bölgesinde bulunduğu, nöbet teçhizatı olan silah taşıdığı, çelik yelek ve miğfer giydiği, sanığın 15.07.2016 tarihinde kışlaya gelişinin hukuka uygun ve hizmete ilişkin bir görevlendirmeden kaynaklandığı, göreve gelirken ve sonrasında darbe teşebbüsüne iştirak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın rütbesi, konumu ve Genelkurmay Başkanlığından gelen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj ile "Yönetime El Konulduğu" bilgisinin saat 22:41'de DKHM'ye ulaşmış olması dikkate alındığında darbe girişiminden önceden haberdar olduğu ve bu amaçla kışlaya geldiğini kabul etmenin mümkün olmadığı, terör saldırısı ihbarına dayalı olarak nöbetçileri takviye amacıyla göreve çağrılan sanıklara verilen emrin hizmete ilişkin bir emir olduğu, emir yetki yönünden hukuka aykırı kabul edilse bile, konusu suç teşkil eden bir emrin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanığın böyle bir emre riayet etmesindeki sorumluluğunun da TSK İç Hizmet mevzuatına göre emri verene ait olduğu, sanığın bu şekilde çağrıldığı görev sırasında yaptığı diğer hareketlerin de aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiği ve sorumluluğun emri verenlere ait olduğu, ayrıca sanığın gece boyunca darbeye iştirak veya yardım anlamına gelebilecek herhangi bir eylemde bulunmadığı, darbeye teşebbüs ile bir ilgisinin olduğuna dair herhangi bir delilin elde edilemediği anlaşılmıştır. Örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın Bylock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. Sanığın tespit edilen ankesör/sabit hat aramaları ; Örgütün ankesör/sabit hatlardan mahrem imam ile askeri personel arasında gerçekleşen gizli iletişimi yöntemi bilgileri ışığında sanığa isnat edilen ankesör/sabit hat aramalarına ilişkin BTK verileri, 21.06.2023 tarihli bilirkişi raporu üzerine elde edilen sonuca göre ; Sanığın kendi adına kayıtlı ... numaralı hattan 2014 yılında ankesör/büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan; GSM baz - karşı baz , sabit hat baz -karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın ; 2014 yılında 6 kez olmak üzere toplam 6 kez arandığı görülmüştür. Bu arama kayıtları il bazlı olarak , tarih sırasına göre aşağıda sunulmuştur ; İstanbul ilinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.03.2014 21:17:55’de (Pazartesi günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, İstanbul İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.03.2014 21:18:40’de (Pazartesi günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, İstanbul İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 24.03.2014 21:19:35’de (Pazartesi günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, İstanbul İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.03.2014 21:20:15’de (Pazartesi günü) 0 sn. süre ile abone kaydı bulunmayan ... (sanığın numarasıyla benzer numara) numaralı hattın arandığı, İstanbul İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.03.2014 21:20:46’de (Pazartesi günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, İstanbul İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.03.2014 21:21:02’de (Pazartesi günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, İstanbul İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 24.03.2014 21:28:21’de (Pazartesi günü) 120 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı tespit edilmiştir. Arama kayıtları incelendiğinde; tek günde birden çok arama şeklinde gerçekleştirilen aramaların periyodik olmadığı, ardışık arama niteliğinde asker şahısla art arda aranma durumunun bulunmadığı, Yargıtay'ın ankesörden aranma kriterlerinin somut olayda bulunmadığı, anlaşılmakla örgütsel nitelikte bulunduğu ispatlanamayan ankesör aramaları neticesinde mahrem imamla görüşüp sohbet denilen toplantılara katıldığı ispatlanamadığından aramalar sanık aleyhine değerlendirilmemiştir Örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hatlardan arandığı tespit edilmiş ise de, periyodik ve ardışık nitelikte olmadığı, tek günde arandığı, Yargıtay'ın aranma kriterlerine uygun olmadığı, Masak raporunda örgüt ile irtibatı bulunduğu iddia edilenlerle yaptığı para alışverişinin tek başına örgütsel eylem olarak kabul edilemeyeceği, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, beyanlarının tahmine dayalı ve soyut olduğu ,yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 12-Sanık ...’in Astsubay Başçavuş rütbesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığında görev yaptığı, ByLock kullandığı, 15 Temmuz günü sanık Tuğamiral....’nin talimatı üzerine kendisiyle telefon irtibatı kuran Astsubay Başçavuş ...’nin tabancasını alarak karargaha gelmesi gerektiğini söylemesi üzerine saat 22:21 de birliğe geldiği, sanık Tuğamiral ....’nin emriyle .... Başkanlığı’nın güvenliğini sağladığı, silahlı olduğu, 16 Temmuz sabahı saat 05:50’de aracına sanıklar Tuğamiral ... ile Binbaşı....’ü aracına alarak birliği terk ettiği, sanığın, sanık Tuğamiral ...’nin emrine girerek verebileceği emir ve talimatları yerine getirmek üzere birlikte hazır bulunduğu, bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 13-Sanık ...’in Astsubay Kıdemli Başçavuş rütbesinde ... Kuvvetleri Komutanlığı .... Daire Başkanı Tuğamiral....’ın emir astsubayı olarak görev yaptığı, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriği ile CGNAT kayıtlarından anlaşılacağı üzere ByLock kullanıcısı olduğu, herhangi biri tarafından aranmaksızın kendi aralarında iletişim kurarak karargaha gitmeye karar veren sanıklar Astsubay Başçavuş .... ve Astsubay Başçavuş ... ile birlikte saat 01:35’de birliğe giriş yaptığı, sanık Tuğamiral ...’ın yanına çıkarak herhangi bir emri olup olmadığını sorduğu, karargahta bulunduğu süre içerisinde genellikle Harekat Merkezi ve Harekat Başkanlığı katında bulunduğu, saat 05:53’de elinde bir poşetle tuvalete girerek elinde poşet olmaksızın tuvaletten çıktığı, saat 06:03’te sanık Tuğamiral.... ile birlikte karargahı terk ettiği, sanığın başkaca icrai bir faaliyeti tespit edilememiş ise de karargaha gidiş saati de dikkate alındığında Tuğamiral....’ın emrine girerek verebileceği emir ve talimatları yerine getirmek üzere birlikte hazır bulunduğu; bu nedenle bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 14-Sanık ...'in Astsubay Başçavuş rütbesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığında görev yaptığı, 15 Temmuz günü saat 21:17’de sanık Tuğamiral ...tarafından aranması üzerine saat 21:52’de karargaha gelerek İstihbarat Başkanığı katına çıktığı, daha sonra silah, çelik yelek ve miğfer alarak nizamiyet duvarının arkasında beklemeye başladığı, 16 Temmuz sabahı saat 06:56’da sanık ... ’un sevk ve idaresindeki araç ile diğer sanıklar ...,... ve ... ile birlikte birliği terk ettiği, sanığın, sanık Tuğamiral....nin emrine girerek verebileceği emir ve talimatları yerine getirmek üzere birlikte hazır bulunduğu; bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 15- Sanık ...'in kullanımında olan .... GSM numaralı hattın 2012 ila 2013 yılları arasında ankesör/büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan yukarıda detayı verilen şekilde ankesör/sabit hatlardan aranarak kendisinden sorumlu mahrem kişi ile iletişim kurduğu, aynı kuvvete mensup asker şahıslar ile ardışık olarak aranarak örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığının BTK'dan gelen CGNAT kayıtları ve mahkememizce aldırılan 20.06.2023 tarihli bilirkişi raporundan sabit olduğu, Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) düzenlenen konferansa katılmak üzere ... Kuvvetleri Komutanlığı tarafından görevlendirildiği, 15 Temmuz günü ABD’de bulunduğu, ülkede yaşanan gelişmeleri öğrendikten sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nı arayarak sanık Tuğamiral... ile görüştükten sonra Türkiye’ye hareket ettiği, 16 Temmuz günü saat 15:30’da İstanbul Havalimanına indiği, sözde sıkıyönetim atama listesine göre mevcut görevine devam ettiğinin iddia edildiği, buna göre sanığın örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı ya da icra hareketlerine iştirak ettiğinin kanıtlanamadığı, eylemlerinin müsnet suçun hazırlık hareketi niteliğinde kaldığının anlaşıldığı; bununla birlikte ankesörlü hattan aranmak, ByLock prograını kullanmak suretiyle örgütsel olarak eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün devletin önemli kurumlarına sızma stratejisi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, örgütsel faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, savunmalarının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır. 16-Sanık ...'ın .... Kuvvetleri Komutanlığı Karargah .... Kıtalar Komutanlığında Dz. P. Uzm. Çvş. rütbesiyle görev yaptığı, darbe girişiminin yaşandığı zaman diliminde nöbetçi veya görevli olmamasına rağmen karargaha giderek darbe girişimine iştirak ettiği, 15.07.2016 tarihinde saat 16:00 sıralarında "PKK'nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle olabilecek olaylarda gece güvenlik nöbetçilerinin takviye etmek" bahanesiyle Dz. P. Bçvş. ...'in emri ile Dz. P. Uzm. Çvş. ... ve Dz. P. Uzm. Çvş. ... tarafından saat 23:59'da karargaha gelmesi hususunda sanığın diğer 4 Uzman Çavuş (..., ..., ... ve ...) ile birlikte görevlendirildiği, darbe girişiminin saat 17:30 sıralarında öne çekilmesi üzerine Dz. P. Yb...'ın emri ile hareket eden Dz. P. Uzm. Çvş. ... ve Dz. P. Uzm. Çvş. ... tarafından saat 21:00'de karargaha gelmesi hususunda görevlendirildiği, sanığın karargaha girdiği yer ve saat tespit edilememekle birlikte güvenlik kamerası kayıtlarında ilk görüntüsünün saat 21:58’de Kh. Des. Kt. K.lığı Nöbetçi Subaylığı önünde işbaşılı ve teçhizatlı olarak tespit edildiği, karargâhta bulunduğu süre içerisinde genelde Kuzey ... bölgesinde bulunduğu, nöbet teçhizatı olan silah taşıdığı, çelik yelek ve miğfer giydiği, karargahta bulunduğu süre zarfında işbaşı kıyafetli olduğu, bununla birlikte sanığın 15.07.2016 tarihinde kışlaya gelişinin hukuka uygun ve hizmete ilişkin bir görevlendirmeden kaynaklandığı, göreve gelirken ve sonrasında darbe teşebbüsüne iştirak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın rütbesi, konumu ve Genelkurmay Başkanlığından gelen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj ile "Yönetime El Konulduğu" bilgisinin saat 22:41'de DKHM'ye ulaşmış olması dikkate alındığında darbe girişiminden önceden haberdar olduğu ve bu amaçla kışlaya geldiğini kabul etmenin mümkün olmadığı, terör saldırısı ihbarına dayalı olarak nöbetçileri takviye amacıyla göreve çağrılan sanıklara verilen emrin hizmete ilişkin bir emir olduğu, emir yetki yönünden hukuka aykırı kabul edilse bile, konusu suç teşkil eden bir emrin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanığın böyle bir emre riayet etmesindeki sorumluluğunun da TSK iç hizmet mevzuatına göre emri verene ait olduğu, sanığın bu şekilde çağrıldığı görev sırasında yaptığı diğer hareketlerin de aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiği ve sorumluluğun emri verenlere ait olduğu, ayrıca sanığın gece boyunca darbeye iştirak veya yardım anlamına gelebilecek herhangi bir eylemde bulunmadığı, darbeye teşebbüs ile bir ilgisinin olduğuna dair herhangi bir delilin elde edilemediği anlaşılmıştır. Örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. Örgütün ankesör/sabit hatlardan mahrem imam ile askeri personel arasında gerçekleşen gizli iletişimi yöntemi bilgileri ışığında sanığa isnat edilen ankesör/sabit hat aramalarına ilişkin BTK verileri, 19.06.2023 tarihli bilirkişi raporu üzerine elde edilen sonuca göre ; Sanığın... adına kayıtlı ... numaralı hattan 2013 yılında ankesör/ büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan; GSM baz - karşı baz , sabit hat baz - karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın ; Tüm iletişim kayıtları 2013 yılında olmak üzere toplam 2 kez arandığı görülmüştür. Bu arama kayıtları il bazlı olarak , tarih sırasına göre aşağıda sunulmuştur ; Rize İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 11.01.2013 10:10:09’de (Cuma günü) 38 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Trabzon İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 01.02.2013 18:26:57’de (Cuma günü) 35 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, Arama kayıtları incelendiğinde; 2 farklı tarihte gerçekleştirilen aramaların periyodik olmadığı, ardışık arama niteliğinde asker şahısla art arda aranma durumunun bulunmadığı,Yargıtay'ın ankesörden aranma kriterlerinin somut olayda bulunmadığı, örgütsel nitelikte bulunduğu ispatlanamayan ankesör aramaları neticesinde mahrem imamla görüşüp sohbet denilen toplantılara katıldığı ispatlanamadığından aramalar sanık aleyhine değerlendirilmemiştir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hatlardan arandığı tespit edilmiş ise de, periyodik nitelikte olmadığı, Yargıtay'ın aranma kriterlerine uygun olmadığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 17-Sanık ...'ün .... Kuvvetleri Komutanlığı .... ... Kıtalar Komutanlığında Dz. P. Uzm. Çvş. rütbesiyle görev yaptığı,15.07.2016 tarihinde saat 16:00 sıralarında "PKK'nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle olabilecek olaylarda gece güvenlik nöbetçilerinin takviye etmek" bahanesiyle Dz. P. Bçvş...'in emri ile Dz. P. Uzm. Çvş. ... ve Dz. P. Uzm. Çvş. ... tarafından saat 23:59'da karargaha gelmesi hususunda sanığın diğer 4 Uzman Çavuş (..., ..., ... ve ...) ile birlikte görevlendirildiği, darbe girişiminin saat 17:30 sıralarında öne çekilmesi üzerine Dz. P. Yb. ...'ın emri ile hareket eden Dz. P. Uzm. Çvş. ... ve Dz. P. Uzm. Çvş. ... tarafından saat 21:00'de karargaha gelmesi hususunda görevlendirildiği, sanığın karargaha girdiği yer ve saat tespit edilememekle birlikte güvenlik kamerası kayıtlarındaki ilk görüntüsünün saat 22:22’de Kh. Des. Kt. K.lığı Nöbetçi Subaylığı önünde sivil kıyafetli olarak tespit edildiği, sanığın 15.07.2016 tarihinde kışlaya gelişinin hukuka uygun ve hizmete ilişkin bir görevlendirmeden kaynaklandığı, göreve gelirken ve sonrasında darbe teşebbüsüne iştirak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın rütbesi, konumu ve Genelkurmay Başkanlığından gelen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj ile "Yönetime El Konulduğu" bilgisinin saat 22:41'de DKHM'ye ulaşmış olması dikkate alındığında darbe girişiminden önceden haberdar olduğu ve bu amaçla kışlaya geldiğini kabul etmenin mümkün olmadığı, terör saldırısı ihbarına dayalı olarak nöbetçileri takviye amacıyla göreve çağrılan sanıklara verilen emrin hizmete ilişkin bir emir olduğu, emir yetki yönünden hukuka aykırı kabul edilse bile, konusu suç teşkil eden bir emrin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanığın böyle bir emre riayet etmesindeki sorumluluğunun da TSK İç Hizmet mevzuatına göre emri verene ait olduğu, sanığın karargâhta bulunduğu süre içerisinde genelde GHM’de bulunduğu, birlik içini ve çevresini gören kameraları takip ettiği, silah taşıdığı, çelik yelek ve miğfer giydiği, ayrıca işbaşı kıyafetli olduğu, saat 07:30’de Dz. P. Uzm. Çvş. ...'un önündeki çekmeceden aldığı bir silahı sanığa verdiği, yaklaşık 15 dk. sonra da geri aldığı, sanığın bu şekilde çağrıldığı görev sırasında yaptığı bu hareketlerin de aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiği ve sorumluluğun emri verenlere ait olduğu, ayrıca sanığın gece boyunca darbeye iştirak veya yardım anlamına gelebilecek herhangi bir eylemde bulunmadığı, darbeye teşebbüs ile bir ilgisinin olduğuna dair herhangi bir delilin elde edilemediği anlaşılmıştır. Örgütlü suçlar bilişim bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara TEM ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ankesörlü hatlardan arandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hatlardan arandığına ilişkin tespitin bulunmadığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 18- Sanık ...’nin Yüzbaşı rütbesinde .... Kuvvetleri Komutanlığı .... Karar ....Daire Başkanlığı .... ve .... Şube Müdürlüğünde Proje Subayı olarak görev yaptığı, 15 Temmuz günü Kuzey ... nöbetçi subayı olduğu, görev silahını taşıdığı, miğfer ve çelik yelek giydiği, nöbet yerini ve yetkilerini darbeciler tarafından birliğe çağrılarak görevlendirilen kişilere bıraktığı, bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 19-Sanık ...’in Binbaşı rütbesinde ... Kuvvetleri Komutanlığı .... Merkezinde vardiya amiri olarak görev yaptığı, 15 Temmuz günü nöbetçi olduğu, 15.07.2016 tarihli nöbet listesine vardiya amiri olarak Binbaşı ...’ın nöbetçi olduğu ancak sanık Tuğamiral ....’nın sözlü emri ile sanığın nöbetçi olarak belirlendiği, darbeciler tarafından gönderilen “Katılışlar” başlıklı mesajı sanıklar Tuğamiral ... ve Tuğamiral....’ın emri ile Ankara ilinde bulunan ... Kuvvetleri personelinin cep telefonuna Acil Durum Mesaj Atma Sistemi üzerinden SMS olarak gönderdiği, “sıkıyönetim direktifi” konulu mesajı sanık Tuğamiral ...’ın emri ile bağlı birliklere gönderdiği ilgili mesaj formunda müsaade eden olarak imzasının bulunduğu, ayrıca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bağlı olarak TSK mahrem yapılanmasında faaliyet gösteren bir ''sivil imam"dan elde edilen dokümanlarda ... Kuvvetlerinde ''.... yapılanması'' adı verilen yapılanmayla ilgili kayıtlar arasında sanıkla ilgili bilgiler olduğu anlaşılmakla; sanığın 15.07.2016 tarihli askeri darbe girişiminden önceden haberdar olduğuna ilişkin herhangi bir delil veya beyan bulunmadığı gibi darbe girişiminin yaşandığı gece harekât merkezi vardiya amirliğinde görev yapması için darbeciler tarafından özel olarak görevlendirildiği hususunun da kesin olarak belirlenemediği, idari tahkikat raporunda da belirtildiği üzere rutin görevleri dışında darbe girişimiyle ilgili olarak yalnızca darbeciler tarafından gönderilen "Sıkıyönetim ...." isimli emrin ... Kuvvetleri ... Merkezi tarafından ast birliklere çekilmesini sağlamak şeklinde gelişen ve zarar tehlikesi bakımından illî bir değer taşıyan ancak vahamet arz etmeyip fiilin işlenişi üzerinde hâkimiyet kurduğunu da göstermeyen eyleminin, darbe girişimine ilişkin elverişli nitelikteki icra hareketlerinin işlenmesi sırasında yardımda bulunup icrasını kolaylaştırdığı, bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 20-Sanık ...'un .... Kuvvetleri Komutanlığı ....Kıtalar Komutanlığı ... ve ... Tabur Komutanlığında Dz. P. Uzm. Çvş. rütbesiyle görev yaptığı, sanık ... ile Dz. P. Uzm. Çvş. ...'in 15.07.2016 tarihinde saat 16:00 sıralarında Dz. P. Bçvş. ...'in "PKK'nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle olabilecek olaylarda gece güvenlik nöbetçilerinin takviye etmek" bahanesiyle verdiği emre istinaden Uzman Çavuşlar ..., ..., ..., ... ve ...'ı saat 23:59'da karargaha gelmeleri hususunda görevlendirdikleri, darbe girişiminin saat 17:30 sıralarında öne çekilmesi üzerine, 5 Uzman Çavuşun bu defa Dz. P. Yb. ....'ın emri ile hareket eden Dz. P. Uzm. Çvş. ... ve Dz. P. Uzm. Çvş. ... tarafından saat 21:00'de karargaha gelmeleri hususunda görevlendirildikleri, böylece 5 Uzman Çavuşun karargaha geliş saatlerinin 23:59'dan 21:00'e çekildiği, sanığın darbe girişiminin yaşandığı zaman diliminde .... Kuvvetleri Karargahında ... .... Uzman Çavuşu olduğu, sanığın nöbeti süresince Güvelik ... Merkezi (GHM)’nde bulunduğu, GHM’de bulunan monitörlerden kameraları izlediği, Dz. P. Kd. Bçvş...'nın saat 01:00 sıralarında 11 adet ziyaretçi kimliği çıkarttığı ve bu kimliklerin bütün kapılardan geçişini sağlaması hususunda sanığa yetki verdiği, saat 07:30’de önündeki çekmeceden aldığı bir silahı nöbetçi ve görevli olmamasına rağmen darbeye katılmak amacıyla karargaha gelen Dz. P. Uzm. Çvş. ...’e verdiği, yaklaşık 15 dk.sonra geri alıp çekmeceye koyduğu, bununla birlikte sanığın 15.07.2016 tarihinde kışlaya gelişinin hukuka uygun ve hizmete ilişkin bir görevlendirmeden kaynaklandığı, göreve gelirken ve sonrasında darbe teşebbüsüne iştirak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın rütbesi, konumu ve Genelkurmay Başkanlığından gelen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj ile "Yönetime El Konulduğu" bilgisinin saat 22:41'de DKHM'ye ulaşmış olması dikkate alındığında darbe girişiminden önceden haberdar olduğu ve bu amaçla kışlaya geldiğini kabul etmenin mümkün olmadığı, terör saldırısı ihbarına dayalı olarak nöbetçileri takviye amacıyla göreve çağrılan sanıklara verilen emrin hizmete ilişkin bir emir olduğu, emir yetki yönünden hukuka aykırı kabul edilse bile, konusu suç teşkil eden bir emrin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanığın böyle bir emre riayet etmesindeki sorumluluğunun da TSK iç hizmet mevzuatına göre emri verene ait olduğu, sanığın bu şekilde çağrıldığı görev sırasında yaptığı diğer hareketlerin de aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiği ve sorumluluğun emri verenlere ait olduğu, ayrıca sanığın gece boyunca darbeye iştirak veya yardım anlamına gelebilecek herhangi bir eylemde bulunmadığı, darbeye teşebbüs ile bir ilgisinin olduğuna dair herhangi bir delilin elde edilemediği anlaşılmıştır. Örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. Örgütün ankesör/sabit hatlardan mahrem imam ile askeri personel arasında gerçekleşen gizli iletişimi yöntemi bilgileri ışığında sanığa isnat edilen ankesör/sabit hat aramalarına ilişkin BTK verileri, 21.06.2023 tarihli bilirkişi raporu üzerine elde edilen sonuca göre ; Sanığın adına kayıtlı ... numaralı hattan 2012 yılında ankesör/büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan; GSM baz - karşı baz, sabit hat baz - karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın ; 2012 yılında 2 kez olmak üzere toplam 2 kez arandığı görülmüştür. Bu arama kayıtları il bazlı olarak , tarih sırasına göre aşağıda sunulmuştur ; İzmir İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 09.01.2012 20:38:49’de (Pazartesi günü) 24 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, İzmir İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 09.01.2012 20:39:26’de (Pazartesi günü) 943 sn. süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı tespit edilmiştir. Arama kayıtları incelendiğinde; tek günde art arda biri uzun süreli gerçekleştirilen aramaların periyodik olmadığı, ardışık arama niteliğinde asker şahısla art arda aranma durumunun bulunmadığı,Yargıtay'ın ankesörden aranma kriterlerinin somut olayda bulunmadığı, örgütsel nitelikte bulunduğu ispatlanamayan ankesör aramaları neticesinde mahrem imamla görüşüp sohbet denilen toplantılara katıldığı ispatlanamadığından aramalar sanık aleyhine değerlendirilmemiştir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hatlardan arandığı tespit edilmiş ise de, periyodik ve ardışık nitelikte olmadığı, tek günde arandığı, birinin uzun süreli olduğu, Yargıtay'ın aranma kriterlerine uygun olmadığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, beyanlarının tahmine dayalı ve soyut olduğu ,yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 21- sanık ...’ın Astsubay Kıdemli Başçavuş rütbesinde ... Kuvvetleri Komutanlığı ... ve ... Başkanlığında görev yaptığı, 15 Temmuz günü saat 11:45–12:59 saatleri arasında ... Kuvvetleri Komutanlığında sanık Binbaşı ....’in odasında sanıklar Binbaşı ..., Yarbay... ile görüştüğü ancak bu toplantının mahiyetine yönelik herhangi bir tespit yapılamadığı, 15 Temmuz günü saat 21:02’de sanık Binbaşı .... tarafından aranması üzerine saat 21:52’de birliğe gittiği, karargahta bulunduğu süre içerisinde genelde Karargah destek Kıtalar Komutanlığı bölgesinde bulunduğu, silah taşıdığı, çelik yelek giydiği, demir bölgesinin güvenliğini almak için 5 er ve erbaş görevlendirdiği, Astsubay Başçavuş ...’ın yanına giderek telsizinin çalışıp çalışmadığını sorduğu, neden geldiğinin sorulması üzerine saldırı ve sabotaj olacağını duyunca yardımcı olmak için geldiğini söylediği, Astsubay Başçavuş ....’ın askerlerin siperde bulunması gerektiğini söylemesi üzerine sanığın “Askerlerin içeride kalması durumunda dışarıdan içeriye girmek isteyen olursa müdahale edemeyeceklerini” söylediği, tanık astsubay ...'ın sanık ... 'in emriyle dışarı çıkartıldığını söylemesi üzerine sanık ...'ın tanık ....'e evine ailesinin yanına gitmesini söyleyerek kendilerinden olmayan tanığı karargahtan uzaklaştırmaya çalıştığı, 16 Temmuz günü saat 05:00 sıralarında birliği terkettiği, birliğin güvenliğini sağlamak bahanesiyle karargahın darbecilerin kontrolünde olmasını sağlamaya ve darbe teşebbüsüne karşı direniş gösterebilecek personelin karargaha girmesine engel olmaya yönelik faaliyetler yürüttüğü kabul edilmekle; sanık ...'ın bu eylemleri ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahının kontrolünü ele geçirmeye, dışarıdan olası müdahaleye engel olmaya ve suça iştirak eden amirallerin DKK'na bağlı tüm birliklerin amaçları doğrultusunda sevk ve idaresini sağlamaya çalıştığı, ancak kalkışma hareketinin başarısız olduğunu anlaması üzerine diğer sanıklarla birlikte eylemlerini sonlandırmak zorunda kaldığı, böylece diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık ... yönünden amaç suç olan 5237 sayılı TCK'nun 309/1. maddesinde düzenlenen anayasayı ihlal suçunun unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle hakkında takdiri indirim uygulanarak müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 22-Sanık ...’un Binbaşı rütbesinde ... Kuvvetleri Komutanlığı ... Başkanlığında görev yaptığı, 15 Temmuz günü herhangi biri tarafından aranmaksızın saat 20:39’da birliğe gittiği, karargahta bulunduğu süre içerisinde genelde İstihbarat Başkanlığı koridorunda ve Kuzey ... civarında olduğu, silah taşıdığı, 16 Temmuz sabahı saat 05:53’de birliği terk ettiği, sanığın karargahta bulunan darbecilerin emrine girerek verebileceği emir ve talimatları yerine getirmek üzere birlikte hazır bulunduğu; bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 23-Sanık Dz. Ütğm. ...'ın .... Kuvvetleri Komutanlığı ... Daire Başkanlığı ... Şube Müdürlüğünde .... Subayı olarak görev yaptığı, darbe girişiminin meydana geldiği zaman diliminde Karargah ... Kıtaları Komutanlığı nöbetçi subayı olduğu, sanığın nöbeti süresince genellikle Kh. Dest. Kt. K.lığı Nöb. Sb.lığı bölgesinde bulunduğu, nöbet/görev silahını taşıdığı, Kh. Dest. Kt. K.lığı bölgesinde silahını elinde taşıdığı, miğfer ve çelik yelek giydiği, işbaşılı olduğu, saat 23:18’den 05:57 arasında GHM’de bulunduğu, gece boyunca GHM’de bulunan monitörlerden kameraları seyrettiği, sanığın nöbetçi veya görevli olmamasına rağmen darbe girişimine katılmak için karargaha gelen Dz. P. Yb. ....'ın talimatları doğrultusunda nöbet mahalli dışındaki Güvenlik Harekat Merkezini kontrol ettiği, sanığın daha önceden darbe girişiminden haberdar olduğuna dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı ve savunmasında da bu hususu belirttiği, sanığın darbe teşebbüsü sırasında iştirak amacıyla yaptığı herhangi bir eyleminin bulunmadığı, Genelkurmay Başkanlığından gelen Sıkıyönetim Direktifi mesajı ile yönetime el konulduğu bilgisinin 22:41'de DKHM'ye geldiği, sanığın daha önceki saatlerde birliğe giriş yapmak isteyen bir aracın alınmaması ve 22:15 gibi ...'ın dışarıya çıkarılması olayına şahit olduğu sırada, darbe yapıldığından haberdar olmadığına dair savunmasına itibar edilmesi gerektiği, daha önceden de Sıkıyönetim Direktifinden haberdar olmasına imkan olmayan sanığın darbeye kimlerin iştirak ettiğini ve kimlerin karşı koyduğunu bilmesinin de mümkün olmayıp, Güvenlik Tabur Komutanı Yarbay....'ın saat 23:00 gibi sanığı GHM'ye çağırıp buraya gittiğinde ....'ın "İçerideki personelin başında subay olarak bulun ve onları sakinleştir" şeklindeki beyanı üzerine GHM'ye girerek içerideki monitörlerden çevreyi seyrettiği, sanığın kendisine güvenlik tabur komutanının vermiş olduğu emir üzerine GHM'ye gittiği, sanığa verilen emrin o an itibariyle hizmete ilişkin bir emir olduğu, verilen emrin hukuka aykırı olduğu kabul edilse bile konusu suç teşkil eden bir emir olmadığı ve sanığın böyle bir emre riayet etmesindeki sorumluluğunda emri verene ait olduğu, sonuç itibariyle sanık savunması, diğer sanık ... tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın darbeden haberdar olduğuna, darbeye iştirak ettiğine ve buna yönelik herhangi bir eylemde bulunduğuna dair dosyada mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında düzenlenen Masak Raporu içeriğine göre sanık ...'ın analiz konusu şahıslardan olan sanık ...'nin kardeşi olan ...'ye EFT gönderdiği tespit edilmiştir. Örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. örgütün ankesör/sabit hatlardan mahrem imam ile askeri personel arasında gerçekleşen gizli iletişimi yöntemi bilgileri ışığında sanığa isnat edilen ankesör/sabit hat aramalarına ilişkin BTK verileri, 19.06.2023 tarihli bilirkişi raporu üzerine elde edilen sonuca göre ; Sanığın eşi adına kayıtlı .... numaralı hattan 2015 yılında ankesör/ büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan; GSM baz - karşı baz, sabit hat baz - karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın 2015 yılında 1 kez olmak üzere toplam 1 kez arandığı görülmüştür. Bu arama kayıtları il bazlı olarak , tarih sırasına göre aşağıda sunulmuştur ; Edirne ilinde bulunan ... numaralı sabit hattan 23.06.2015 15:11:36’de (Salı günü) 0 sn süre ile... (... tarafından kullanıldığı belirtilen) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, tespit edilmiştir. Arama kaydı incelendiğinde; 1 kez gerçekleştirilen aramanın periyodik olmadığı, ardışık arama niteliğinde asker şahısla art arda aranma durumunun bulunmadığı, sanığın savunmasında hattın eşi adına kayıtlı olduğunu, eşi ile aranma tarihinde henüz tanışmadıklarını belirttiği, Yargıtay'ın ankesörden aranma kriterlerinin somut olayda bulunmadığı, anlaşılmakla örgütsel nitelikte bulunduğu ispatlanamayan ankesör araması neticesinde mahrem imamla görüşüp sohbet denilen toplantılara katıldığı ispatlanamadığından arama sanık aleyhine değerlendirilmemiştir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hattan 1 kez arandığı, hattın sanığın eşi adına kayıtlı olduğu gibi sanığın da savunmasında arama tarihinde eşi ile tanışmadığını belirttiği, nitekim nüfus kaydında sanığın eşi ile evlendiği tarihin aranma tarihinden sonra olduğu, tek aramanın periyodik ve ardışık nitelikte olmadığı gibi Yargıtay'ın diğer aranma kriterlerine de uygun olmadığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 24-Sanık ...’nün Binbaşı rütbesinde .... Kuvvetleri Komutanlığı.... ve .... Dairesi Başkanlığı Meslek İçi Eğitim Şube Müdürlüğünde Yurtdışı Kurslar Proje Subayı olarak görev yaptığı, 15 Temmuz günü ... Kuvvetleri Komutanlığı nöbetçi amiri olduğu, nöbetçi amirinin nöbeti süresince karargahın en üst amiri olduğu, görevi gereği karargahın güvenliğinden sorumlu olduğu, nöbeti süresince genellikle Nöbetçi Amirliğinde ve ... Kuvvetleri ... Merkezinde bulunduğu, zaman zaman Güvenlik ... Merkezi’ne gittiği ve karargah çevresinde dolaştığı, üniformalı, çelik yelekli, 21:43 ile 05:22 saatleri arasında silahlı olduğu ve telsiz taşıdığı, nöbetçi ve görevli olmadığı halde sanık Tuğamiral ...’nin emriyle karargaha gelen sanık Yüzbaşı ....’a nöbetçi amirliğinin kasasında bulunan tabancayı teslim ettiği, 15 Temmuz günü saat 21.39’da Karargah Komutan vekili Yarbay ...’ye Genelkurmay’da silahlı çatışma olduğunu Tuğamiral....'nın kumandayı aldığını bildirmiş olsa da ilerleyen saatlerde meydana gelen gelişmeleri amirlerine bildirmediği, temyiz aşamasında dosyaya gelen delillere göre başkası adına kayıtlı hat üzerinden ByLock kullandığının tespit edildiği, başka dosya şüphelisinin beyanına göre mahrem imamın kendisini ... ile tanıştırarak görüşmelere birlikte gelip gideceklerini söylediği, 4 farklı ankesörden toplam 48 defa arandığı, bu aramalardan 4 tanesinin ardışık arama olduğu, nöbetçi ve görevli olmadıkları halde darbeci amiraller tarafından karargaha çağrılıp çeşitli talimatlar verilen sanıklara herhangi bir müdahalede bulunmayıp karargahtaki gelişmeleri amirlerine haber vermeyerek darbecilere karşı herhangi bir tedbir almayarak karargahın darbecilerin kontrolüne girmesine karşı bir girişimde bulunmadığı; bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 25-Sanık ...'in .... Kuvvetleri Komutanlığı Karargah ... Kıtalar Komutanlığında Dz. P. Uzm. Çvş. rütbesiyle görev yaptığı, darbe girişiminin yaşandığı zaman diliminde nöbetçi veya görevli olmamasına rağmen karargaha giderek darbe girişimine iştirak ettiği, 15.07.2016 tarihinde saat 16:00 sıralarında "PKK'nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle olabilecek olaylarda gece güvenlik nöbetçilerinin takviye etmek" bahanesiyle Dz. P. Bçvş. ....'in emri ile Dz. P. Uzm. Çvş. ... ve Dz. P. Uzm. Çvş. ... tarafından saat 23:59'da karargaha gelmesi hususunda sanığın diğer 4 Uzman Çavuş (..., ..., ... ve ...) ile birlikte görevlendirildiği, darbe girişiminin saat 17:30 sıralarında öne çekilmesi üzerine Dz. P. Yb. ...'ın emri ile hareket eden Dz. P. Uzm. Çvş. ... ve Dz. P. Uzm. Çvş. ... tarafından saat 21:00'de karargaha gelmesi hususunda görevlendirildiği, sanığın saat 21:53'te Karargah ... Kıtaları Komutanlığı Lumbarağzından birliğe girdiği, genelde Kuzey ve Güney ... bölgesinde bulunduğu, saat 22:04 sularında Dz. Yb. ...'nin Kuzey Lumbarağzından birliğe girmeye çalıştığı sırada bu kişinin darbeye muhalif askerlerden olması nedeniyle sanığın araç kayıt turnikelerinin olduğu taraftaki krom korkuluklardan atladığı, fakat şahsın ... olduğunu anlayınca müdahalede bulunmadığı, sanığın 15.07.2016 tarihinde kışlaya gelişinin hukuka uygun ve hizmete ilişkin bir görevlendirmeden kaynaklandığı, göreve gelirken ve sonrasında darbe teşebbüsüne iştirak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın rütbesi, konumu ve Genelkurmay Başkanlığından gelen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj ile "Yönetime El Konulduğu" bilgisinin saat 22:41'de DKHM'ye ulaşmış olması dikkate alındığında darbe girişiminden önceden haberdar olduğu ve bu amaçla kışlaya geldiğini kabul etmenin mümkün olmadığı, terör saldırısı ihbarına dayalı olarak nöbetçileri takviye amacıyla göreve çağrılan sanıklara verilen emrin hizmete ilişkin bir emir olduğu, emir yetki yönünden hukuka aykırı kabul edilse bile, konusu suç teşkil eden bir emrin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanığın böyle bir emre riayet etmesindeki sorumluluğunun da TSK İç Hizmet mevzuatına göre emri verene ait olduğu, sanığın bu şekilde çağrıldığı görev sırasında yaptığı diğer hareketlerin de aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiği ve sorumluluğun emri verenlere ait olduğu, ayrıca sanığın gece boyunca darbeye iştirak veya yardım anlamına gelebilecek herhangi bir eylemde bulunmadığı, darbeye teşebbüs ile bir ilgisinin olduğuna dair herhangi bir delilin elde edilemediği anlaşılmıştır. Örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. örgütün ankesör/sabit hatlardan mahrem imam ile askeri personel arasında gerçekleşen gizli iletişimi yöntemi bilgileri ışığında sanığa isnat edilen ankesör/sabit hat aramalarına ilişkin BTK verileri, 27.06.2023 tarihli bilirkişi raporu üzerine elde edilen sonuca göre ; Sanığın kendi adına kayıtlı ....ve .... adına kayıtlı .... numaralı hattan 2013 ve 2016 yıllarında ankesör/ büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan; GSM baz - karşı baz, sabit hat baz - karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın; 2013 yılında 1 kez, 2016 yılında 1 kez olmak üzere toplam 2 kez arandığı görülmüştür. Bu arama kayıtları il bazlı olarak, tarih sırasına göre aşağıda sunulmuştur ; Kayseri İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 18.03.2013 18:01:01’de (Pazartesi günü) 72 sn süre ile .... (sivil) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, Kayseri İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 18.03.2013 18:02:50’de (Pazartesi günü) 47 sn süre ile .... (... tarafından kullandığı belirtilen) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, Kayseri İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 18.03.2013 18:06:57’de (Pazartesi günü) 8 sn. süre ile Abone kaydı bulunmayan .... numaralı hattın arandığı, Kayseri İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 18.03.2013 18:07:05’de (Pazartesi günü) 0 sn. süre ile Abone kaydı bulunmayan ... numaralı hattın arandığı, Kayseri İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 18.03.2013 18:07:09’de (Pazartesi günü) 5 sn. süre ile Abone kaydı bulunmayan .... numaralı hattın arandığı, Kayseri İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 18.03.2013 18:07:14’de (Pazartesi günü) 0 sn. süre ile Abone kaydı bulunmayan .... numaralı hattın arandığı, Ankara İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 23.01.2016 10:53:12’de (Cumartesi günü) 16 sn süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı tespit edilmiştir. Arama kayıtları incelendiğinde; 2 farklı tarihte gerçekleştirilen aramaların periyodik olmadığı, ardışık arama niteliğinde asker şahısla art arda aranma durumunun bulunmadığı,Yargıtay'ın ankesörden aranma kriterlerinin somut olayda bulunmadığı, sanığın da savunmasında .... adına kayıtlı .... numaralı hattın eşine ait olduğunu, kendisinin .... numaralı hattı kullandığını, tekil aramanın örgütsel olmadığını savunduğu anlaşılmakla; örgütsel nitelikte bulunduğu ispatlanamayan ankesör aramaları neticesinde mahrem imamla görüşüp sohbet denilen toplantılara katıldığı ispatlanamadığından aramalar sanık aleyhine değerlendirilmemiştir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hatlardan arandığı tespit edilmiş ise de, periyodik ve ardışık nitelikte olmadığı, Yargıtay'ın aranma kriterlerine uygun olmadığı, Masak raporunda örgüt ile irtibatı bulunduğu iddia edilenlerle yaptığı para alışverişinin tek başına örgütsel eylem olarak kabul edilemeyeceği, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, beyanlarının tahmine dayalı ve soyut olduğu ,yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 26-Sanık ...'nın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığında İKK Şube Müdürü olarak görev yaptığı, darbe girişiminin yaşandığı zaman diliminde nöbetçi veya görevli olmamasına rağmen saat 21:00 sıralarında amiri olan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı Tuğamiral ....'nin çağrısı üzerine karargâha gelen ve daha önce bu şekilde pek çok kez karargâha geldiğini beyan edip darbe girişimi olduğunu anlayınca kendisini odasına kilitleyen, bozma sonrasında dinlenen tanıkların beyanlarından da anlaşılacağı üzere gelelim mi diyenlere gelmemelerini söyleyen sanığın, görevi ve konumuna göre garantörlük yükümlülüğünü ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceği gibi darbe girişimine yönelik icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı ve diğer sanıklarca işlenen filler üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu hususlarının kanıtlanamamış olması yanında mevcut delil durumuna göre elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı yapan herhangi bir eyleminin de bulunmamasına göre üzerine atılı anayasayı ihlal ya da anayasayı ihlal suçuna yardım etme suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığı, Sanığın 29.09.2023 tarihli DKK İstihbarat Daire Başkalığı'nın yazı cevabı ve bu yazıyı doğrular, somut olaya uygun, denetime elverişli adli bilişim uzmanı bilirkişinin raporuna göre ... numaralı.... adına kayıtlı hattı kullandığı, hattın belli zamanlarda açılıp belli kişilerle iletişim kurmak amacıyla kullanıldığı gerekçesiyle operasyon hattı olarak kullanıldığı, sanığın kendi adına kayıtlı GSM hattı ile bu operasyonel hattın farklı şehirlerde birçok kez baz birlikteliğinin gerçekleştiği, sanık tarafından operasyonel hat olarak kullanılan ....numaralı GSM hattının sivil imam ... tarafından operasyonel hat olarak kullanılan.... adına kayıtlı .... numaralı GSM hattıyla da 24 adet iletişim kaydı bulunduğu, operasyonel hattın çok az iletişimi olduğu, sadece bu iş için kullanıldığı, kalan zamanlarda kapalı tutulduğunun HTS kayıtları ve bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, ayrıca sanığın ankesörden aranarak mahrem imam ile haberleştiğinin HTS kayıtları ve alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, sanığın bu şekilde FETÖ terör örgütü mahrem imamları ile haberleştiği, sanığın kullandığı bu operasyonel hat ile iletişim kurduğu sivil imam ...'in FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından yapılan darbe planlamaları içerisinde etkin rol aldığı, Anayasayı ihlal suçunu işlediğinden mahkumiyet kararı aldığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün devletin önemli kurumlarına sızma stratejisi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, istihbarat gibi önemli bir göreve getirildiği, örgütsel faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, sanığın eğitim düzeyi ve örgütte kaldığı süre itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu ve atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün devletin önemli kurumlarına sızma stratejisi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, örgütsel faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, savunmalarının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır. 27-Sanık ... 'ın .... Kuvvetleri Komutanlığı ... Başkanlığında İdari Astsubay olarak görev yaptığı, 2016 yılı Temmuz ayı nöbet listesine göre sanığın 26.07.2016 tarihinde nöbetçi olduğu, ancak 14.07.2016 tarihinde İda. Asb. Bçvş. ... ile görüşerek onun 15.07.2016 tarihinde tutacağı nöbetle kendi nöbetini değiştirdiği, sanığın darbe girişiminin yaşandığı zaman diliminde Kuzey ... Araç Kayıt Nöbetçi Astsubayı olduğu, sanığın nöbeti süresince genellikle Kuzey ... araç kayıt bölgesinde bulunduğu, silah dolabında bulunan görev silahını taşıdığı, çelik yelek giydiği ve işbaşılı olduğu, sanığın savunması, diğer sanık beyanları ve tanık ...'ın beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın darbe girişimini daha önceden bildiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı, 14.07.2016 tarihinde beraber çalıştığı birinci sicil amiri ...'ın sanığa ne zaman izne çıktığını sorup diğer personelle sorun yaşadığını belirterek sanıktan aynı anda izne çıkmalarını istediği, sanığın nöbeti olduğunu belirtmesi üzerine ...'ın hallet dediği, sanığın da bunun üzerine 15 Temmuz'da nöbetçi olan...'dan nöbet değişim talebinde bulunduğu, ...'ın kabul etmesi üzerine sanığın nöbet değişim yazısını ...'a imzalatarak ilgili birimlere gönderdiği, akabinde 15.07.2016 tarihinde Kuzey ... araç kayıt nöbetçi astsubayı olarak nöbeti devraldığı, saat 18:00 gibi ... onur...'in "Bugün güvenlik önlemleri arttırılacak, terör saldırısı olabilir, tabur komutanı ve 3-5 personel geleceğiz" dediği ve akabinde ...'ın saat 21:00 gibi gelerek personele çeşitli talimatlar verdiği, sanığın ...'yi tabancalı olarak görünce kendisinin de tabancasını alarak nöbetini tuttuğu, ...'in aracı ile girmeye çalıştığı sırada sivil bir şahsında girmeye çalıştığı ve bu şahsın diğer personel tarafından içeri alınmadığını gördüğü, ancak sanık ...'ın olay içerisinde yer almadığı, ...'nin kışlaya alınmamasında herhangi bir eyleminin bulunmadığı, sanığın saat 23:00-23:30 gibi internetten gelişmeleri takip ederek bu gelişmeleri diğer arkadaşıyla da paylaştığı, nöbet tuttuğu süre içerisinde darbecilerin eylemine iştirak ettiğini veya onlara yardım ettiğini gösterir suç teşkil eden herhangi bir eyleminin söz konusu olmadığı, Genelkurmay Başkanlığından gelen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj ile "Yönetime El Konulduğu" bilgisinin saat 22:41'de DKHM'ye ulaşmış olması dikkate alındığında, sanığın saat 23:00-23:30 gibi darbe teşebbüsünü internetten öğrendiği şeklindeki savunmasına itibar edilmesi gerektiği, sanığın ... ile birlikte daha önceden darbe girişimini bildiğine dair ve onun emriyle hareket ettiğini gösterir, nöbet değişikliğini de onun emri ile yaptığına dair dosyada sanık savunmasının aksini gösterir bir delil bulunmadığı, sanığın nöbet değişimiyle ilgili DKK.lığı 31.08.2016 tarihli ve 88562 sayılı yazı ekindeki, "DKK'lığı karargahında nöbetçi olan personel ve nöbet değişimi yapan personel" başlığı altındaki belgede ...'ın nöbetçi personel olup mevzuata uygun nöbet değişikliği yaptığının belirtildiği, Güvenlik Tabur Komutanı ...'ın sanığa ve diğer sanıklara yönelik; terör saldırısı bilgisinin alındığı, güvenlik tedbirlerinin arttırıldığı, kendisinden habersiz kimsenin karargaha giriş çıkış yapamayacağını emretmesi ve sanığın nizamiyede beklemesi karşısında sanıklara verilen emrin o an itibariyle hizmete ilişkin bir emir olduğu, emrin hukuka aykırı olduğu kabul edilse bile konusu suç teşkil eden bir emrin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanığın böyle bir emre riayet etmesindeki sorumluluğun da TSK İç Hizmet Mevzuatına göre emri verene ait olduğu, sanığın gece boyunca darbeye iştirak ve yardım anlamına gelebilecek herhangi bir eylemde bulunmadığı anlaşılmıştır. Örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunamadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın Bylock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. örgütün ankesör/sabit hatlardan mahrem imam ile askeri personel arasında gerçekleşen gizli iletişimi yöntemi bilgileri ışığında sanığa isnat edilen ankesör/sabit hat aramalarına ilişkin BTK verileri, 20.06.2023 tarihli bilirkişi raporu üzerine elde edilen sonuca göre ; Sanığın kendi adına kayıtlı ... numaralı hattan 2013 yılında ankesör/büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan; GSM baz - karşı baz , sabit hat baz -karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın ; 2013 yılında 1 kez olmak üzere toplam 1 kez arandığı görülmüştür. Bu arama kayıtları il bazlı olarak , tarih sırasına göre aşağıda sunulmuştur ; Ankara İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 02.04.2013 19:34:37’de (Salı günü) 17 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı tespit edilmiştir. Arama kaydı incelendiğinde; tek günde 1 kez gerçekleştirilen aramanın periyodik ve ardışık olmadığı, Yargıtay'ın ankesörden aranma kriterlerinin somut olayda bulunmadığı, örgütsel nitelikte bulunduğu ispatlanamayan ankesör araması neticesinde mahrem imamla görüşüp sohbet denilen toplantılara katıldığı ispatlanamadığından arama sanık aleyhine değerlendirilmemiştir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hattan 1 kez arandığı tespit edilmiş ise de, aramanın periyodik ve ardışık nitelikte olmadığı, Yargıtay'ın aranma kriterlerine uygun olmadığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 28-Sanık ...’in Yüzbaşı rütbesinde .... Kuvvetleri Harekat Merkezinde görev yaptığı, 15 Temmuz günü .... Kuvvetleri ... Merkezi vardiya subayı olarak nöbetçi olduğu, darbeciler tarafından gönderilen “Katılışlar” başlıklı mesajı sanıklar Tuğamiral... ve Tuğamiral ...’ın emri ile Ankara ilinde bulunan ... Kuvvetleri personelinin cep telefonuna Acil Durum Mesaj Atma Sistemi üzerinden SMS olarak gönderdiği, yine “Katılışlar” başlıklı mesajı sanık Tuğamiral...’nın emri ile mesaj formu hazırlayarak bağlı birliklere gönderdiği ve kaleme alan olarak imzasının bulunduğu, bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 29-Sanık ...’in Binbaşı rütbesinde ... Kuvvetleri Komutanlığı ... Başkanlığı ... ve .. Hazırlama Kısım Amiri olarak görev yaptığı, 15 Temmuz günü herhangi biri tarafından aranmaksızın sanık Binbaşı ... ile birlikte saat 02:08’de birliğe gelerek sanık Tuğamiral...’nın yanına gittikleri, sanık ...’nın karargahın emniyetini almalarını istemesi üzerine, giriş sırasında bıraktığı tabancasını yeniden yanına aldığı, karargahta bulunduğu süre içerisinde genellikle ... Kuvvetleri Komutanlığı .. Merkezi ve ... Başkanlığı katında bulunduğu, saat 04:36’da sanıklar Binbaşı ... ve Binbaşı ....ile birlikte birliği terk ettiği, sanığın başkaca icrai bir faaliyeti tespit edilememiş ise de karargaha gidiş saati de dikkate alındığında sanık Tuğamiral ....’nın emrine girerek verebileceği emir ve talimatları yerine getirmek üzere birlikte hazır bulunduğu; bu nedenle bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 30-Sanık ...'ın Güvenlik Bölük Komutanı olduğu, aynı zamanda doğal afetleri ve terör saldırıları sonrası acil durum uygulama esasları kapsamında Güvenlik Ekip Komutan Yardımcısı olduğu, görevinin DKK karargahının iç ve dış emniyetini sağlamak, doğal afet ve terör saldırılarından olay mahallindeki personel ve ailelerin güvenliğini sağlamak olup, olağanüstü durumlarda birliğin emniyetini sağlamaktan sorumlu olduğu, sanığın evindeyken alçaktan uçuş yapan uçakları görmesi ve birliğe katılışlarla ilgili cep telefonuna mesaj gelmesi üzerine karargaha gittiği, önce içeri alınmadığı ve uzaklaşmasının söylendiği, tanık ...'ın sesinden sanık ...'ı tanıması üzerine ... bu durumu bildirdiği, onun da telsizden ...'a sorarak ...'ın içeri girişine izin verdiği, sanık ...'ın diğer sanık ... ile görüşüp ne olduğunu sorduğu, ...'ın da "Genelkurmaya saldırı var, sen erlerin yanına git," demesi üzerine o bölgeye giderek erlerin güvenliğini sağlamaya çalıştığı, daha sonra....'ın sanığı telefonla arayarak Demir Kapı bölgesine giderek oradakilere yardımcı olmasını istediği, sanığın da orada personel ile beklerken yapılan bombalama sonucunda yaralanan ....'e yardım ettiği anlaşılmış olup, sanığın suç tarihinde alınan HTS kayıtlarına göre darbeye iştirak eden diğer sanıklarla görüşme kaydının bulunmaması, Güvenlik Bölük Komutanı görevi gereği cep telefonuna gelen mesaj ve yoğun şekilde gelen uçak sesleri üzerine kendiliğinden karar vererek birliğe gitmesi, diğer sanık...'ın da sanık ...'ı kendisinin çağırmadığını belirtip, tanık ...'nin duruşmada alınan beyanında, karargahta bir durum varsa ...'ın gelmesinin normal olduğunu belirtmesi karşısında, sanığın kendi görev tanımı gereği darbe teşebbüsünden haberdar olmaksızın karargaha geldiği, darbeye iştirak eden diğer sanıklar ile eylem ve iş birliği içerisinde olduğuna gösterir dosyada herhangi bir delil ve emarenin bulunmadığı, sanığın birliğe geldikten sonra Güvenlik Tabur Komutanı Yarbay....'a ne olduğunu sorup onun da "Genelkurmaya saldırı var, askerlerin başında dur," demesi üzerine sanık ...'ın koğuşlar bölgesine gittiği, sanığın saat 22:59'da birliğe girip saat 22:41'de Sıkıyönetim Direktifi konulu mesaj ile yönetime el konulduğu bilgisinin DKHM'ye ulaşmış olması, sanığın DKHM'de bulunan görevli personel ile iletişiminin tespit edilememesi ve bu saatten önce de Sıkıyönetim Direktifinden haberdar olması mümkün olmayan sanığın kimlerin darbeye iştirak ettiği kimlerin de darbeye karşı durduğunu bilmesinin de mümkün olmadığı, bu nedenle sanığın darbe girişiminden haberdar olmadığına dair savunmasına itibar edilmesi gerektiği, ....'ın sanığa verdiği emirlerin o an itibariyle hizmete ilişkin birer emir olduğu, emrin hukuka aykırı olduğu kabul edilse bile konusunun suç teşkil etmediği, sanığın bu emre itaat etmesindeki sorumluluğunda TSK İç Hizmet Mevzuatına göre emri verene ait olduğu, sanığın demir kapı bölgesinde beklemesinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, sanık savunması, diğer sanık ... tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın önceden darbe girişimini bildiğini ve bu amaçla kışlaya gelip diğer sanıklarla eylem ve işbirliği içerisinde hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği, onların eylemlerine iştirak ve yardım anlamına gelebilecek bir eylemde bulunmadığı, bu nedenle eyleminin anayasal düzeni ihlale teşebbüs ve/veya bu suça yardım kapsamında kalmadığı anlaşılmıştır. Örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hatlardan aranmadığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 31- Sanık ...'un darbe teşebbüsünün yaşandığı 15 Temmuz 2016 tarihinde ... Kuvvetleri Komutanlığı ... Başkanı olarak Tümamiral rütbesi ile görev yaptığı, olay günü Marmaris Aksaz'da senelik izinde olduğu, sözde sıkıyönetim listesine göre Donanma Komutanı ve ... İl Sıkıyönetim Komutanı olarak atandığı, 15 Temmuz günü saat "21:13'te ... ile görüştükten sonra, 22:30 herhangi bir görevi bulunmamasına rağmen Akıncı Üssünde bulunan başka dosya sanığı Tuğamiral ...’ın sanığı arayarak “olaylardan haberin var mı? Donanma Komutanı olarak atandın. ...’e uçakla götürüleceksin” dediği, sanığın ayrıca mahkememiz dosya sanığı Tuğamiral ... ve başka dosya sanığı ... Hava ... Üs komutanı Tuğamiral ... ile de telefon görüşmelerinin bulunduğu, sanığın savunmasında görevlendirmeden haberi olmadığını ve kabul etmediğini belirterek darbe karşıtı kişilerden Donanma Komutanı ...’yi arayarak durumu kendisine bildirdiğini ve emirlerini beklediğini, ... Basın Başdanışmanı ..., Güney Deniz Saha Komutanı ..., Sat Komutanı Albay ..., Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı ... ile telefon görüşmelerinde bulunarak darbecilerin emrine uymadığını savunduğu, incelenen HTS kayıtlarına göre ismi geçen kişiler ile görüştüğünün anlaşılması karşısında, bozma ilamı doğrultusunda beyanlarında geçen şahısların tanık olarak dinlenildiği, tanık ...'nin "madem kalkışmanın içerisinde değilsin. Karşısın. O zaman senin emrinde olan sat komutanlığına kumanda et, kalkışmanın hiçbir safhasına iştirak etmesinler, bunu sağla" demesi üzerine sat komutanı ...'i arayarak " "kendinize dikkat edin, bekanıza sahip çıkın" dediği, darbeye iştirak etmeyin şeklinde bir talimatının olmadığı, bu hususun tanık ...'in beyanları ile sabit olduğu, sanığın izinde olduğu için sat komutanının emri altında olmadığını, onun kendi yerine vekalet ettiğini belirtse de izinde dahi olsa sanığın tanık ...'in de belirttiği üzere sanığın emri altında olduğu, birinci derecede sicil amiri iken tanığa darbeye iştirak etmemeleri yönünde emir verme yetki ve sorumluluğunda olduğu, buna karşılık yalnızca bekanıza dikkat edin dediği, darbe teşebbüsünün başarılı olamayacağını anlayınca listedeki görevi kabul etmediğini belirtmek üzere tanıkları aradığı, ayrıca tanık ... ve ...'ın beyanında belirtildiği üzere sanığın savunmasında da beyan ettiği üzere ... Üs Komutanı ...'den araç talep ettiği halde gelen araca korkarak binmediği, sanığın .... üs kurmay başkanı albay...'in tanık ...'na verdiği bilgiye göre hain durumundaki ... üs komutanı...'in ....'da kampta bulunan ...'a bir kara aracı göndereceği, bu kara aracıyla ...'un Dalaman'a gideceği ve Dalaman'dan da hava vasıtasıyla Gölcük'e giderek görevi devralacağı şeklinde bilgi olduğu, tanık ...'nun da belirttiği üzere o gece belirli bir saatten sonra sanığın kendini kurtarmak amaçlı üst düzey komutanları ve Cumhurbaşkanı başdanışmanını aradığının değerlendirildiği, buna ek olarak tanık ...'ün beyanları ile sabit olduğu üzere sanığın cemaat olarak bilinen yapıyla 1992 yılından itibaren bağlantısının olduğu, akademi için cemaatin evlerinde çalıştıkları, ... okudukları,... kasetleri dinledikleri, yine tanık ...'in beyanları ile sabit olduğu üzere ... isimli şahıstan aldığı bilgiye göre sanığın örgütle irtibatının 2010 yıllarında dahi devam ettiği, 2016 yılına gelindiğinde sıkıyönetim atama listesinde donanma komutanı olarak atanmasının diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgütle irtibatını devam ettirdiği, dolayısıyla donanma komutanlığı gibi üst düzey önemli göreve atanarak örgütte güvenildiğinin anlaşıldığı, sanığın izinli olsa dahi emrindeki sat komutanına darbeye karışmamaları yönünde talimat vermeyip pasif kalmak suretiyle darbeye yardım etmek suretiyle iştirak ettiği değerlendirilmekle; yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek(TCK madde 39/2-a), suretiyle cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 32-Sanık ...'ın 1993 yılında örgüt ile tanıştığı, HTS kayıtlarına göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre de; sanığın kullanımında olan ... ve ... GSM numaralı hattın 2012 ila 2016 yılları arasında ankesör/büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan yukarıda detayı verilen şekilde ankesör/sabit hatlardan aranarak kendisinden sorumlu mahrem kişi ile iletişim kurduğu, aynı kuvvete mensup asker şahıs ile ardışık olarak aranarak örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığının BTK'dan gelen CGNAT kayıtları ve sanığın telefonunda ele geçen ByLock uzantısı ve mahkememizce aldırılan 29.06.2023 ve 05.07.2023 tarihli bilirkişi raporlarından sabit olduğu, darbe girişimi sırasında karargaha gitmemiş ise de baz istasyonu verilerine göre ... Kuvvetleri Karargahının 500 metre yakınına kadar geldiği, sıkıyönetim atama listesine göre mevcut görevine ilaveten Telekomünikasyon İletişim (TİB) Başkanı olarak görevlendirildiği, olaya oluşa uygun ve samimi bulunan tanık beyanı da birlikte değerlendirildiğinde; eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün devletin önemli kurumlarına sızma stratejisi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, örgütsel faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, savunmalarının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır. Sanığın girdiği askeri sistem içinde bulunduğu konum, kullandığı kamu gücü, suç kasıtının yoğunluğu nazara alındığında örgüt üyesi olarak tehlikeliğinin ağır olduğu, bu sebeple sabit olan suçunda cezasının teşdiden belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından TCK'nın 314/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. 33-Sanık ...’in Uzman Çavuş rütbesinde .... Kuvvetleri Komutanlığı ... ... Tabur Komutanlığında görev yaptığı, 15 Temmuz günü Karargah ... Kıtalar Komutanlığı ... Nöbetçi Uzman Çavuşu olduğu, genellikle nöbet bölgesinde bulunduğu, nöbet silahı taşıdığı, miğfer ve çelik yelek giydiği, nöbetçi hazır kıta askerlerinin nöbet mahallerinde görevlendirilmeleri ile ilgilendiği, saat 20:00 sıralarında hazır kıtada bulunan askerlerin yanına giderek “24:00 da tabur komutanı gelecek, PKK’nın kuruluş yıldönümü hazırlıklı olun” dediği, sanık Üsteğmen....’ın kanunsuz emrini yerine getirerek Oto Ulaştırma Nöbetçi Astsubayı ...’ı kelepçeleyip nezarete aldığı ve başına asker görevlendirdiği, daha sonra ...’ın yaptıklarının sanığa yaptıklarının suç olduğunu emri verene iletmesini söylemesi üzerine sanık ...’in sanık Binbaşı ... ile görüştükten sonra ...’ı Hazır Kıta Bölgesine götürüp üzerine tshirt verdikten sonra birlik dışına çıkarttığı, hakkında tefrik kararı verilen sanık Uzman Çavuş ....’in karargaha girmek istemesi üzerine sanık Astsubay Başçavuş ...’ın tabancasını çekerek ellerini başının üzerine koymasını söylediği, sanık ...’in “komutanım bu bizden” demesi üzerine....’in birliğe alındığı, birliğin güvenliğini sağlamak bahanesiyle karargahın darbecilerin kontrolünde olmasını sağlamaya ve darbe teşebbüsüne karşı direniş gösterebilecek personelin karargaha girmesine engel olmaya yönelik faaliyetler yürüttüğü kabul edilmekle; sanık ...'in bu eylemleri ile .... Kuvvetleri Komutanlığı Karargahının kontrolünü ele geçirmeye, dışarıdan olası müdahaleye engel olmaya ve suça iştirak eden amirallerin DKK'na bağlı tüm birliklerin amaçları doğrultusunda sevk ve idaresini sağlamaya çalıştığı, ancak kalkışma hareketinin başarısız olduğunu anlaması üzerine diğer sanıklarla birlikte eylemlerini sonlandırmak zorunda kaldığı, böylece diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık ... yönünden amaç suç olan 5237 sayılı TCK'nun 309/1. maddesinde düzenlenen anayasayı ihlal suçunun unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle hakkında takdiri indirim uygulanarak müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 34-Sanık ...'ın ... Kuvvetleri Komutanlığı ... Başkanlığı ... ve Yönetim Dairesi Başkanlığı ... Eğitim Şube Müdürlüğünde... Astsubayı olarak görev yaptığı, görevinin gelip giden amiralleri karşılayıp, amirallerin geliş-gidiş saatlerini jurnale kaydetmek olduğu, darbe girişiminin yaşandığı zaman diliminde .... Kuvvetleri Karargahında Kuzey ... ... Kayıt Nöbetçi Astsubayı olduğu, sanığın nöbeti süresince genellikle Kuzey ... Personel kayıt bölgesinde bulunduğu, silah dolabında bulunan görev silahını taşıdığı, çelik yelek giydiği, Genelkurmay tarafında çatışmaya benzer silah sesleri gelmesi üzerine sanık ...'ın ... ile birlikte nöbet kulübesinin arkasındaki trafonun olduğu güvenli bölgeye geçtikleri şeklindeki sanık savunması ve bunu doğrulayan diğer sanık ... tanık beyanları dikkate alındığında; sanığın ...'nin kışlaya girişini engellemeye yönelik herhangi bir fiilinin bulunmadığı, ...'nin kışlaya girişini engellemeye çalışan kişilerin İsth.Yzb.... ve Dz.P.Bnb.... olduğu, yine destek kıtaları komutanlığında görevli Uzman Çavuş .... ve ... Kuvvet Komutanının makam şoförü...'nun karargaha alınmaması ile ilgili sanığın doğrudan bir eyleminin olmadığı, sanığın darbe teşebbüsüne iştirak amacı ile gerçekleştirdiği herhangi bir eyleminin bulunmadığı, Genelkurmay Başkanlığından gelen Sıkıyönetim Direktifi konulu mesajı ile yönetime el konulduğu bilgisinin saat 22:41'de DKHM'ye ulaşıp saat 21:58'de...'nın, 22:09'da ...'nin ve 22:39'da ...'nun kışlaya alınmadıkları sırada henüz darbe yapıldığını bilmediğini söyleyen sanığın savunmasına itibar edilmesi gerektiği, bu saatten öncede sıkıyönetim direktifinden haberdar olması mümkün olmayan sanığın kimlerin darbeye iştirak ettiğini ve kimlerin darbeye karşı durduğunu bilmesinin de mümkün olmadığı, Tuğamiral ... ve Yarbay ...'ın saat 21:00 sıralarında "Terör saldırısı istihbaratı var, bu nedenle bilgimiz dışında giriş çıkış olmayacak" şeklindeki sanığa verilen emrin o an itibariyle hizmete ilişkin bir emir olduğu, emir yetki yönünden hukuka aykırı kabul edilse bile konusu suç teşkil eden bir emrin söz konusu olmadığı, sanığın böyle bir emre riayet etmesindeki sorumluluğun da TSK İç Hizmet Mevzuatına göre emri verene ait olduğu, sanığın gece boyunca darbeye iştirak veya yardım anlamına gelebilecek herhangi bir eylemde bulunmadığı anlaşılmıştır. Örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara TEM ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ankesörlü hatlardan arandığına yönelik tespit bulunmadığı, anlaşılmıştır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hatlardan arandığına ilişkin tespitin bulunmadığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. 35-Sanık ...’ın binbaşı rütbesiyle .... Kuvvetleri Komutanlığı ... Başkanlığı ... .. ve Denetleme Kısım Amiri olarak görev yaptığı, 01.07.2016 ila 20.07.2016 tarihleri arasında senelik izinde olduğu, 15 Temmuz günü herhangi biri tarafından aranmaksızın sanık Binbaşı ... ile birlikte saat 02:08’de birliğe gelerek sanık Tuğamiral ...’nın yanına gittikleri, sanık ...’nın karargahın emniyetini almalarını istemesi üzerine, nöbetçi Astsubaydan MP-5 silah ve dolu şarjör alarak Kuzey ... giderek buradaki nöbetçilere destek sağladığı, saat 04:36’da sanıklar Binbaşı ... ve Binbaşı .... ile birlikte birliği terk ettiği, sanığın başkaca icrai bir faaliyeti tespit edilememiş ise de karargaha gidiş saati de dikkate alındığında sanık Tuğamiral....’nın emrine girerek verebileceği emir ve talimatları yerine getirmek üzere birlikte hazır bulunduğu; bu nedenle bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 36- Sanık ...’ın Albay rütbesinde ... Kuvvetleri Komutanlığı .... Daire Başkanı olarak görev yaptığı, ByLock kullanıcısı olduğu, mutad nöbet listesine göre 15 Temmuz günü nöbetçi olması gereken Astsubay Başçavuş.... ile emri altında çalışan sanık Astsubay Başçavuş ....’ın nöbetinin değiştirilmesini sağladığı, darbe girişimi sırasında karargaha gitmemiş ise de baz istasyonu verilerine göre ... Kuvvetleri Karargahının 500 metre yakınına kadar geldiği, sözde sıkıyönetim atama listesine göre mevcut görevine ilaveten .... Bankası Genel Müdürü olarak atandığı, bu eylemlerinin atılı suç yönünden TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik için yeterli olmadığı, sanığın bu haliyle darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiği, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, ancak darbe girişiminin başlamasından sonra, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan yukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştirdiği, buna göre sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı hususlarının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkıların tek başına vehamet arz etmediği, bu kapsamda fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, sanık ... için suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek(TCK madde 39/2-a), suretiyle cebir ve şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı değerlendirilerek sanığın alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. 37-Sanık ...’un ... Kuvvetleri Komutanlığı ... Başkanlığında Üstçavuş rütbesi ile görevli olduğu, 15 Temmuz günü ... İşlem Merkezinde nöbetçi astsubay olarak görev yaptığı, genellikle nöbet yerinde bulunduğu ancak saat 22:38’de 4. katta bulunan İstihbarat Başkanlığına giderek sanık Yüzbaşı ...’dan 2 adet silah aldığı, silahlardan birini sanık Yüzbaşı ...’e verdiği, diğer silahı ise masanın çekmecesine koyduğu, sanığın başkaca icrai hareketinin tespit edilmediği, darbe girişimini öğrenmesine rağmen birlik içerisinde yetkisiz kişilerce verilen emirleri yerine getirdiğine dair herhangi bir delilin bulunmadığı, gerçekleştirilen askeri hareketliliğin bir askeri darbe girişimi olduğunu bilerek ve bu girişimin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla birlikte hareket edip darbe girişimi öncesinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirildiğine dair delil olmadığı, darbe girişiminin başlamasından sonra da, bu girişime katılma iradesini açıkça ortaya koyan eylem gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığından eylemlerinin darbeye teşebbüs suçunun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle cebir ve şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etme suçu kapsamında da kalmadığı değerlendirilmiştir. Sanığın cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve bu suça yardım etme niteliğinde eylemleri tespit edilememiş ise de; FETÖ silahlı terör örgütüne üyeliği bağlamında gerekli araştırma ve yazışmalar yapılmış, sanık hakkında UYAP örgütlü suçlar bilgi bankası'ndan etkin pişmanlığı kapsamında beyanda bulunan tanık ...'nin beyanlarına ulaşılmış, ayrıca ankesörlü hattan mahrem imamlarca arandığı tespit edilmiştir. Tanık ... aşamalardaki beyanlarında özetle; "2003-2005 yılları arasında deniz astsubayı meslek yüksek okulunda okuduğunu, sanık ... ile 2006 veya 2007 yıllarında bir abi vasıtasıyla beraber görüşmeye başladıklarını, iki veya üç kez abilerin ... 'deki evinde görüştüklerini, abilerin ankesörlü telefondan ...'u da kendisini de ayrı ayrı araması üzerine eve gittiklerini, evde sohbet ettiklerini, vakit namazı kıldıklarını, ...'un daha sonra başka yere tayin olduğunu, sonra farklı gemilerde çalıştıkları için bağlantılarının olmadığını, 2011-2012 yılları arasında sohbetlere gitmeyi kestiğini, 2015 yılında örgütle bağını tamamen kopardığını", beyan ettiği anlaşılmıştır. Tanığın beyanlarının aşamalarda tutarlı, somut olaya uygun olduğu, beyanları eski tarihli olsa dahi sanığın 2006-2007 yıllarında dahi ankesörle haberleşip örgüt evlerine gittiğini ifade etmesi karşısında ankesörden en son 01.12.2014 yılında arandığı dikkate alındığında örgütsel irtibatını 2015 yılına kadar devam ettirdiğinin sabit olduğu anlaşılmıştır. Örgütün ankesör/sabit hatlardan mahrem imam ile askeri personel arasında gerçekleşen gizli iletişimi yöntemi bilgileri ışığında sanığa isnat edilen ankesör/sabit hat aramalarına ilişkin BTK verileri, 20.06.2023 tarihli bilirkişi raporu üzerine elde edilen sonuca göre ; Sanığın babası adına kayıtlı iken ardından üzerine aldığı .... numaralı hattan ve bir kez de annesi adına kayıtlı hattan 2012 ve 2014 yılları arasında ankesör/ büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan; GSM baz- karşı baz , sabit hat baz -karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın ; 2012 yılında 2 kez , 2014 yılında 7 kez, olmak üzere toplam 9 kez arandığı görülmüştür. Bu arama kayıtları il bazlı olarak , tarih sırasına göre aşağıda sunulmuştur ; ... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 16.01.2012 19:38:29’de (Pazartesi günü) 37 sn. süre ile .... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 13.10.2012 16:12:15’de (Cumartesi günü) 22 sn. süre ile ...adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 13.10.2012 16:13:11’de (Cumartesi günü) 0 sn. süre ile ... (.... Topçu Asb.Kd.Bçvş) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 13.10.2012 16:13:46’de (Cumartesi günü) 0 sn. süre ile abone kaydı bulunmayan ... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 13.10.2012 16:14:21’de (Cumartesi günü) 38 sn. süre ile ... (.... Topçu Asb.Kd.Bçvş) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 21.03.2014 21:21:02’de (Cuma günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 21.03.2014 21:29:24’de (Cuma günü) 0 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 28.03.2014 19:01:36’de (Cuma günü) 103 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, .... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 05.04.2014 21:32:09’de (Cumartesi günü) 7 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 05.04.2014 21:32:48’de (Cumartesi günü) 33 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 10.04.2014 18:10:55’de (Perşembe günü) 30 sn. süre ile ... adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 01.12.2014 10:23:58’de (Pazartesi günü) 40 sn süre ile .... (... ... Annesi) adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 01.12.2014 10:25:06’de (Pazartesi günü) 34 sn süre ile ... adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, tespit edilmiştir. Sanık ardışık arandığı değerlendirilen asker şahısların durumu ve beyanlarının değerlendirilmesi ; Sanık ile ardışık olarak arandığı tespit edilen ... (... .... Asb. Kd. Bçvş)'ın ... 5 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/210 esas 2020/99 karar sayılı dosyasında yargılandığı, etkin pişmanlıkta bulunduğu, savunmasında ardışık arandığı sanığı tanımadığını belirttiği, 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, cep telefonlarının olağan iletişim vasıtası olduğu günümüzde kamunun kullanımına ücret karşılığında açık olan büfe, market, gazete bayii vb. yerlerde kurulu sabit hatlar ile ankesörlü hat vasıtasıyla asker şahıslar ile ardışık şekilde ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan örgütsel iletişim modeline uyumlu olarak iletişim sağlanan asker şahıs olan sanığın, terör örgütünün mahrem sözde silahlı kuvvetler yapılanmasında faaliyet yürüttüğü ve örgütle organik şekilde bağlı olarak örgütsel tabirle "öğrenci" denen üye vasıflı konumda bulunduğu, yapılanma içerisinde kendisinden üst konumlarda bulunan ve örgütsel olarak “müdür”, “müdür yardımcısı” ve “öğretmen” tabir edilen yapılanmanın sivil unsurları ile görüşmeler yapmak, sivil unsurlar tarafından örgütsel gizliliği sağlamak ve deşifre olmayı engellemek amaçlı olarak sabit hatlar üzerinden irtibat kurmak suretiyle terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu ortaya koyduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak; asker şahıs olan sanığın aynı statüdeki örgüt mensubu asker şahıslarla grup yapıldığı, örgütün henüz cemaat olarak bilindiği tarihlerde olsa bile bir dönem aynı örgüt evinde sohbet yaptıkları ve örgütsel faaliyet yaptıklarına dair tanık beyanının olduğu, kullanımında olan .... numaralı GSM hattının 2012-2015 tarihleri arasında yukarıda detayı verilen şekilde ankesör/sabit hatlardan aranarak kendisinden sorumlu mahrem kişi ile iletişim kurduğu, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, bu şekilde örgüt hiyerarşisine girdiğinin anlaşıldığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün devletin önemli kurumlarına sızma stratejisi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, örgütsel faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, savunmalarının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmış , Sanığın eğitim düzeyi ve örgütte kaldığı süre itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu ve atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine hükmedilmiştir. 38-Sanık ...'in örgütün ankesör/sabit hatlardan mahrem imam ile askeri personel arasında gerçekleşen gizli iletişimi yöntemi bilgileri ışığında sanığa isnat edilen ankesör/sabit hat aramalarına ilişkin BTK verileri, 25.06.2023 tarihli bilirkişi raporu üzerine elde edilen sonuca göre ; Sanığın ... adına kayıtlı ... numaralı hattan 2012 ve 2013 yıllarında ankesör/büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan; GSM baz - karşı baz , sabit hat baz - karşı baz kayıtlarının tümü değerlendirildiğinde ve mükerrer kayıtlar çıkartıldığında sanığın ; 2012 yılında 1 kez , 2013 yılında 1 kez, olmak üzere toplam 2 kez arandığı görülmüştür. Bu arama kayıtları il bazlı olarak , tarih sırasına göre aşağıda sunulmuştur ; ... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 12.06.2012 16:02:58’de (Salı günü) 97 sn. süre ile .... (sivil) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, .... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 12.06.2012 16:05:54’de (Salı günü) 37 sn. süre ile .... (sivil) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, .... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 12.06.2012 16:06:01’de (Salı günü) 68 sn. süre ile ... (... tarafından kullanıldığı belirtilen) adına kayıtlı ... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 06.02.2013 16:54:07’de (Çarşamba günü) 45 sn. süre ile .... (sivil) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, ... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 06.02.2013 16:55:06’de (Çarşamba günü) 6 sn. süre ile .... (... tarafından kullanıldığı belirtilen) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, .... İlinde bulunan .... numaralı sabit hattan 06.02.2013 16:55:28’de (Çarşamba günü) 32 sn. süre ile .... (sivil) adına kayıtlı .... numaralı hattın arandığı, .... İlinde bulunan ... numaralı sabit hattan 06.02.2013 16:59:01’de (Çarşamba günü) 6 sn. süre ile ... (sivil) adına kayıtlı.... numaralı hattın arandığı tespit edilmiştir. Arama kayıtları incelendiğinde; 2 farklı tarihte gerçekleştirilen aramaların periyodik olmadığı, ardışık arama niteliğinde asker şahısla art arda aranma durumunun bulunmadığı,Yargıtay'ın ankesörden aranma kriterlerinin somut olayda bulunmadığı, sanığın da savunmasında... adına kayıtlı hattı kullandığını kabul ettiği, fakat 2015 yılında asker olduğunu, ....'ın dayısının oğlu olduğunu, tekil aramanın örgütsel olmadığını savunduğu anlaşılmakla; örgütsel nitelikte bulunduğu ispatlanamayan ankesör aramaları neticesinde mahrem imamla görüşüp sohbet denilen toplantılara katıldığı ispatlanamadığından aramalar sanık aleyhine değerlendirilmemiştir. Örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmalarda sanık ile ilişkisi olabilecek beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar sonucunda sanığın ByLock kullandığına yönelik tespit bulunmadığı,anlaşılmıştır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyeliğine ilişkin nitelikli delillerden biri olan ByLock vb. isimli kapalı devre haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanılmadığı, sanığın ankesörlü hatlardan arandığı tespit edilmiş ise de, periyodik ve ardışık nitelikte olmadığı, Yargıtay'ın aranma kriterlerine uygun olmadığı, ankesör aramalarının asker şahıslar yönünden delil niteliğinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine bağlı olarak örgüt faaliyetlerinde bulunduğuna dair hiçbir somut bilgi ve görgünün bulunmadığı, yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere; örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği, bu anlamda bakıldığında; sanığın hiyerarşiye girdiğinin ve katılma iradesinin devam ettiğinin kesin olarak söylenemeyeceği, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğuna dair başkaca delil olmadığı, Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından yapılan araştırmada da başka delil elde edilemediği, sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi de gerektiğinden CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir. C.KARARGAHTA YAŞANAN OLAYLAR ÇERÇEVESİNDE SOMUT OLAYIN VE SANIKLARIN HUKUKİ DURUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ; 1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden; İlk derece mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde anılan sanıklar hakkında yukarıda yer verilen gerekçelerde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. ancak; 2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden somut olayın değerlendirilmesine gelince; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ilk derece mahkemesince Anayasayı ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kaldırılarak beraatlerine dair verilen kararın Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2019/11745 esas, 2020/6906 sayılı kararı ile duruşma açılmaksızın beraat kararı verilemeyeceğinden bahisle bozulması karşısında, bozma üzerine yargılamanın ilgili sanıklar yönünden bölge adliye mahkemesine gönderilerek görevli bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılması gerektiği gözetilmeksizin ilk derece mahkemesince yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır. Sanık ...’in Astsubay Kıdemli Başçavuş rütbesinde .... Başkanlığında görev yaptığı, .... Kuvvetleri Komutanlığında herhangi bir görevi olmamasına rağmen 15 Temmuz günü saat 11:45 – 12:59 saatleri arasında .... Kuvvetleri Komutanlığında sanık Binbaşı ....’in odasında sanıklar Binbaşı .... ve Astsubay Kıdemli Başçavuş ... ile görüştüğü ancak bu toplantının mahiyetine yönelik herhangi bir tespit yapılamadığı, 15 Temmuz günü saat 21:21’de sanık.... tarafından aranması üzerine saat 21:26’da özel aracı ile birliğe geldiği, karargahta bulunduğu süre içerisinde Güvenlik Haber Merkezi ve Kuzey .... civarında bulunduğu, sırt çantası taşıdığı, 16 Temmuz günü saat 06:30’da birliği terkettiği, ayrıca 16 Temmuz günü saat 18:38’de sanık .... ile telefon görüşmesi yaptığı, sanığın savunması doğrultusunda Genel Kurmay Başkanlığı'na yazılan cevabının ve dinlenen tanıkların da sanığın olay günü izin talebinde bulunduğu hususunu doğruladığı, ancak iznin onaylanıp onaylanmadığını darbe teşebbüsü olan gece evinden çıkıp karargaha gelecek kadar ve askeri teamüle aykırı olarak mesai saatleri dışında komutanına sormak istemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunun değerlendirildiği, yine birliğin darbeci komutanlar tarafından kontrol altında olmasına rağmen Karargah Komutan vekilinin birliğe girişine izin verilmezken .... Kuvvetleri Komutanlığında görevli olmamasına rağmen birliğe girişine izin verildiği, sanıklar Tümamiral ...., Tuğamiral... ve Tuğamiral .... ile birlikte .... Kuvvetleri Karargâhında yaşanan darbe girişimi eylemini sevk ve idare eden kişi olduğu belirlenen inceleme dışı sanık ....'ın karargâh komutanı olan tanık ... ...'yi bile içeri almadığı dikkate alındığında, sanığın içeri girmesine izin verilmesi dikkat çekici olsa da gece boyunca bulunduğu karargâh binasında silah taşımayan, darbe girişimine yönelik herhangi bir emir alıp, vermeyen, herhangi bir faaliyette bulunduğu tespit edilemeyen sanığın, bulunduğu görev ve konumda garantörlük yükümlülüğünü ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceği gibi darbe girişimine yönelik icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı ve diğer sanıklarca işlenen fiiller üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu hususlarının kanıtlanamamış olması yanında mevcut delil durumuna göre elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı yapan herhangi bir eyleminin de bulunmamasına göre üzerine atılı anayasayı ihlal ya da anayasayı ihlal suçuna yardım etme suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığı, Sanığın kullanımında olan .... GSM numaralı hattın ankesör/büfe ve marketlerde kurulu kontörlü sabit hatlardan yukarıda detayı verilen şekilde aranarak kendisinden sorumlu mahrem kişi ile iletişim kurduğu, aynı kuvvete mensup asker şahıs ile ardışık olarak aranarak örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu,yapılan aramaların periyodik nitelik taşıdığı, genellikle mesai sonrası veya hafta sonu saatlerde arandığı, genelde kısa süreli oldukları, cep telefonlarının olağan iletişim vasıtası olduğu günümüzde büfe, market, gazete bayii vb. yerlerde kurulu sabit hatlar ile ankesörlü hat vasıtasıyla periyodik olarak aranan sanığın yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan örgütsel iletişim modeline uyumlu olarak mahrem yapılanmanın sivil unsurları ile görüşmeler yapmak, örgütsel gizliliği sağlamak ve deşifre olmayı engellemek amaçlı olarak sabit hatlar üzerinden irtibat kurmak suretiyle terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu ortaya koyduğu, darbe teşebbüsü günü sabahtan mahiyeti belirlenemeyen toplantıya katıldığı gibi karargah komutan vekilinin bile giremediği birliğe Genel Kurmay Başkanlığı'nda çalıştığı halde darbeye iştirak ettiği tespit edilen....'ın izniyle girdiği, buna göre eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün devletin önemli kurumlarına sızma stratejisi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, örgütsel faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, savunmalarının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmış , Sanığın eğitim düzeyi ve örgütte kaldığı süre itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu ve atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine hükmedilmiştir. Sanık ...'nın ... Kuvvetleri Komutanlığı ... Başkanlığında....Şube Müdürü olarak görev yaptığı, darbe girişiminin yaşandığı zaman diliminde nöbetçi veya görevli olmamasına rağmen saat 21:00 sıralarında amiri olan .. Kuvvetleri Komutanlığı .... Başkanı ...'nin çağrısı üzerine karargâha gelen ve daha önce bu şekilde pek çok kez karargâha geldiğini beyan edip darbe girişimi olduğunu anlayınca kendisini odasına kilitleyen, bozma sonrasında dinlenen tanıkların beyanlarından da anlaşılacağı üzere gelelim mi diyenlere gelmemelerini söyleyen sanığın, görevi ve konumuna göre garantörlük yükümlülüğünü ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceği gibi darbe girişimine yönelik icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı ve diğer sanıklarca işlenen filler üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu hususlarının kanıtlanamamış olması yanında mevcut delil durumuna göre elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı yapan herhangi bir eyleminin de bulunmamasına göre üzerine atılı anayasayı ihlal ya da anayasayı ihlal suçuna yardım etme suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığı, Sanığın 29.09.2023 tarihli .... İstihbarat Daire Başkalığı'nın yazı cevabı ve bu yazıyı doğrular, somut olaya uygun, denetime elverişli adli bilişim uzmanı bilirkişinin raporuna göre .... numaralı... adına kayıtlı hattı kullandığı, hattın belli zamanlarda açılıp belli kişilerle iletişim kurmak amacıyla kullanıldığı gerekçesiyle operasyon hattı olarak kullanıldığı, sanığın kendi adına kayıtlı GSM hattı ile bu operasyonel hattın farklı şehirlerde birçok kez baz birlikteliğinin gerçekleştiği, sanık tarafından operasyonel hat olarak kullanılan ... numaralı GSM hattının sivil imam ... tarafından operasyonel hat olarak kullanılan... adına kayıtlı ... numaralı GSM hattıyla da 24 adet iletişim kaydı bulunduğu, operasyonel hattın çok az iletişimi olduğu, sadece bu iş için kullanıldığı, kalan zamanlarda kapalı tutulduğunun HTS kayıtları ve bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, ayrıca sanığın ankesörden aranarak mahrem imam ile haberleştiğinin HTS kayıtları ve alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, sanığın bu şekilde FETÖ terör örgütü mahrem imamları ile haberleştiği, sanığın kullandığı bu operasyonel hat ile iletişim kurduğu sivil imam ...'in FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından yapılan darbe planlamaları içerisinde etkin rol aldığı, Anayasayı ihlal suçunu işlediğinden mahkumiyet kararı aldığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün devletin önemli kurumlarına sızma stratejisi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, istihbarat gibi önemli bir göreve getirildiği, örgütsel faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, sanığın eğitim düzeyi ve örgütte kaldığı süre itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu ve atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün devletin önemli kurumlarına sızma stratejisi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdığı, örgütsel faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, savunmalarının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır. Anlaşılmakla, Sanıklar ... ve ... yönünden ise örgütün mahrem imamlarınca örgütsel arandıklarının her türlü şüpheden uzak kesin delille ortaya konulması gerekecektir. D.KARAR: 1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında anayasayı ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ve; 2-Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yönelik temyiz incelemesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanıkların üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs amacına yönelik olarak vahamet arz eden eylemleri gerçekleştirdiği, sanıkların sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğe göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, Anayasa'yı ihlal ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarının sübutu ayrı ayrı kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; o yer Cumhuriyet savcısı (..., ..., ... hakkında), katılanlar ... vekili ve ... vekili ile sanıklar müdafiileri ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 3- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında anayasayı ihlal, meclise karşı suç, hükumete karşı suç ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince; a- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın ilk derece mahkemesince anayasayı ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kaldırılarak sanıkların beraatlerine dair verilen kararın, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2019/11745 esas, 2020/6906 sayılı kararı ile "duruşma açılmaksızın beraat kararı verilemeyeceğinden" bahisle bozulması karşısında, bozma üzerine yargılamanın ilgili sanıklar yönünden bölge adliye mahkemesine gönderilerek görevli bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılması gerektiği gözetilmeksizin ilk derece mahkemesince yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, b- Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Sanık ...'in ardışık olarak ankesörlü telefondan arandığı kabul edilen ... isimli şahıs duruşmada huzurda dinlenerek sanıkla ilgili etraflıca beyanı alınıp UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından sanıkla ilgili ifade bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa tespit edilen şahıslar da duruşmada dinlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği, Sanık ...'nın ardışık olarak ankesörlü telefondan arandığı kabul edilen ... isimli şahıs duruşmada huzurda dinlenerek sanıkla ilgili etraflıca beyanı alınıp UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından sanıkla ilgili ifade bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa tespit edilen şahıslar da duruşmada dinlenerek mahrem imam ... ile operasyonel hat üzerinden ne şekilde irtibat kurduğu raporlara dayanılarak etraflıca tartışılıp sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği, Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekilleri ile sanıklar müdafiileri ve sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla