Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/19690 E. , 2025/9432 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/717 E., 2024/653 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/43 E., 2024/58 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmes
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/19690 E. , 2025/9432 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/717 E., 2024/653 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/43 E., 2024/58 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi, silah sağlama HÜKÜM : 1- Sanık ... yönünden; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TCK'nın 174/1-2, 62, 52/2-4, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 2- Sanık ... yönünden; TCK’nın 315/1, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 3- Sanık ... yönünden; TCK’nın 315/1, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (evik, cürüm işlemek için örgütlenme, syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (toroslu özel kısım syf.263-266, alacakaptan cürüm işlemek için örgüt syf. 28, özgenç genel hükümler syf.280). Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 5237 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. TCK'nın 315 inci maddesinde düzenlenen suç, örgüte yardımın özel bir şeklidir. Madde ile, Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı terör örgütlerinin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla, bunların amaçlarını bilerek; üretmek, satın almak ve ülkeye sokmak suretiyle silah, cephane veya nitelik ve nicelik yönünden önem arz eden benzeri maddelerin temin edilmesi, nakledilmesi ve depolanması bağımsız bir suç olarak düzenlenmiş ve suçla korunan hukuki yarar dikkate alınarak örgüte yardım suçuna göre daha ağır bir yaptırıma bağlanmıştır. Görüldüğü üzere suçun maddi unsuru failin, “üretmek, satın almak, ülkeye sokmak suretiyle silah temin etmek” veya “nakletmek” ya da “depolamak” şeklinde sayılan seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirmesidir. Suçun manevi unsuru ise, bu eylemlerin, örgütün amaçları bilinerek gerçekleştirilmesidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2009 tarih ve 2008/9-78 Esas, 2009/39 sayılı Kararı ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, bu suçun failinin örgüte üye olmayan kişilerden olması gerekmektedir. Silahlı terör örgütlerinin üyesi olan failin bu seçimlik hareketleri gerçekleştirmesi halinde ise örgüt üyesi olmaktan TCK'nın 314/2 ve patlayıcı madde bulundurulması suçundan ayrıca TCK'nın 314/3, 220/4. maddeleri delaletiyle TCK'nın 174/1-2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Oluş, iddia, sanık savunmaları, tanık beyanı, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; 18.01.2023 günü sanık ... tarafından yapılan ihbarda; ...Mahallesinde bulunan çevre yoluna çıkan yeni asfalt yolu üzerindeki arazide 26... plakalı aracı kullanan şahsın bir seyler alıp bagajına koyduğunun belirtildiği, bu ihbar üzerine anılan aracın kolluk kuvvetlerince durdurulduğu, aracın içerisinde 10 adet el bombası bulunduğu halde araç sürücüsü sanık ...'in yakalandığı, el konulan 10 adet el bombasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 174/1 kapsamında olduklarına dair Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığının 18.01.2023 tarihli raporunun dosyasına girdiği, sanık ...'in olay günü saat: 16:00 sıralarında 26... plakalı aracın sahibi olan ... ile kahvede karşılaştığı, kendisinden anılan aracı istediği, aracı aldıktan sonra sanık ...'ın yanına gittiği, sanık ...'dan bahse konu el bombalarını istediği, sanık ...'in el bombalarının parasını olaydan iki gün öncesinde sanık ...'ın banka hesabına 16.000,00 TL olmak üzere gönderdiği, sanık ...'ın sanık ...'e sanık ...'in numarasını verdiği, sanık ...'in sanık ...'e konum attığı, sanık ...'in atılan konuma gidip 10 adet el bombasını araca yükleyerek hareket ettikten sonra yaklaşık 200-300 metre sonra siyah renkli megane marka bir aracın önünü kestiği, anılan araçtan kaçmaya çalışırken bir müddet sonra Jandarma araçlarınca tekrar önünün kesildiği, böylelikle sanık ...'in teslim olduğu, sanık ... kendisinin silah kaçakçılığı işi ile uğraştığını, bombaları o nedenle aldığını beyan ettiği, sanık ...'ın sanık ...'in beyanlarını tevilli olarak doğruladığı, sanık ... hakkında ise "oto yıkama dükkanından müşterisi olduğunu, bir ay önce kendisine bir yerden el bombası bulduğunu söylediğini, nereden olduğunu söylemediğini, sanık ...'ten aldığı 16.000,00 TL'yı sanık ... ...'e vermek için aldığını, sanık ...'ye giderek paranın kendisinde olduğunu söylediğini, sanık ...'in de tamam sıkıntı yok dediğini, sanık ... ...'in kendisine '... bu bombaları balık avlamak için kullanacak değil mi' dediğini, kendisinin de evet öyle dediğini, anılan miktar parayı sanık ... ...'e elden teslim ettiğini" beyan ettiği; sanık ... ...'in ise "sanık ...'i tanımadığını, olay günü sanık ...'ın kendisini arayarak 'birazdan ...'in kendisini arayacağını, ona bulunduğu yerden konum atmasını' söylediğini, kendisinin de ayıp olmasın diye bu durumu sorgulamadığını, bir süre sonra sanık ...'in kendisini aradığını, ona konum attığını, sanık ...'in atılan konuma gelerek kendisine 'artık sen gidebilirsin' dediğini, kendisi uzaklaşınca sanık ...'in bir kaya parçasının yanından bir şeyler çıkarıp arabasına yüklediğini gördüğünü, kendisinin de şüphelenerek kolluk kuvvetlerine ihbar ettiğini, sanık ...'dan hiçbir surette para almadığını, bombalar hakkında bilgisi olmadığını" beyan ettiği, sanık ...'e teminini sağlamak amacıyla irtibat sağlayan sanık ...'ın el bombalarını sanık ... aracılığı ile sanık ...'e teslim ettiği, bu itibarla sanıklar ... ve ...'in sanık ...'e el bombalarını temin ettikleri anlaşılmakla; Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1- Sanık ... hakkında Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiilerinin temyiz talepleri ile sanık ... hakkında sanık müdafiinin temyizinin sadece vekalet ücretiyle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; a- ... yönünden; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiilerinin ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir, ancak; 5275 sayılı Kanun'un 106/3 üncü maddesinde 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik karşısında, infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde "sanık hakkındaki adli para cezasının ödenmemesi durumunda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine" dair ihtarat yapılamayacağının anlaşılması, b- ... yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-359 Esas, 2022/528 sayılı Kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin Yargıtayca süregelen uygulaması, 7035 sayılı Kanun değişikliği ve gerekçesinde ifade edilen düzenleme amacı hep birlikte ele alındığında; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi mesele değiştirilmeden ve yeni bir delil araştırmasına girilmeden Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın beraat kararı verilebileceği gözetilerek; 1136 sayılı Kanun'un 168 inci ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat kararı verilmesi halinde kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMK'nın 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği sanık ... hakkındaki hüküm fıkrasından "taksitlerden birinin süresinde ödenmediği takdirde tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına, (ihtarat yapıldı) " kısmının çıkarılması; CMK'nın 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği sanık ... hakkındaki hüküm fıkrasına "Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 29.800,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Gizli Tanık ...'ın sanığın; (...) isimli örgüt mensubundan ideolojik ve silahlı eğitim aldığını, ilk hendek ve barikat kurmada yer aldığını beyan etmesi karşısında; 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun 9/8 inci maddesi uyarınca başkaca delillerle desteklenmeyen gizli tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı cihetle, suçun sübutuna esas alınan delilin güvenilirliğinin denetlenmesi bakımından; .... (...) isimli şahıs hakkında detaylı araştırma yaptırılarak gerçek kimliğinin tespiti ile hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan bir soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının araştırılması, ayrıca sanığın anılan eylemleri nedeniyle öncesinde bir soruşturma bulunup bulunmadığı ile sanık hakkında başkaca bir tanık beyanı olup olmadığının belirlenmesi, tespit edilmesi halinde adı geçen bu kişilerin aşama beyanlarından birer suretin dosya içerisine alınıp duruşmada sanık ve müdafiilerine okunup tartışılması ve tanık sıfatıyla dinlenerek sanığın eylemleri hakkında bilgi ve görgülerinin sorulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Sanık ... hakkında Silah Sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; a. Sanığın olay günü araçta yakalanan el bombalarının örgüt faaliyetinde kullanılacağını bildiği yönünde bir tespit yapılamaması karşısında; sanığın eyleminin tek başına silahlı terör örgütüne silah sağlama suçunu oluşturmayacağı anlaşılmakla sanık hakkında her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığından silahlı terör örgütüne silah sağlama suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, b. Tüm dosya kapsamındaki deliller itibariyle sanığın eylemlerinin tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçunu oluşturduğu, ayrıca CMK’nın 225/1 inci maddesinde öngörülen “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir” hükmü uyarınca; dava konusu yapılacak eylemin, sevk maddeleri ile birlikte, bağımsız olarak iddianamede gösterilmesi gerektiği ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan açılmış bir dava bulunmadığı, esas hakkında mütalaa veya ek savunmayla yetinilerek hüküm kurulamayacağı da dikkate alınarak, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan usulüne uygun dava açılması sağlandıktan sonra sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 4- 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5 ve 22 nci maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, UYAP'ta yapılan kontrolde 11.05.2023 tarihli duruşma zaptının ... sicil numaralı katip tarafından elektronik olarak imzalanmaması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin belirtilen sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, atılı suçun niteliği ve mevcut delil durumu gözetilerek sanık ...'in tutukluluk halinin devamına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.