Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/2192 E. , 2024/10681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmi belgede sahtecilik, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince veri
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/2192 E. , 2024/10681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmi belgede sahtecilik, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/249 Esas, 2021/84 sayılı Kararı ile sanık hakkında; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince davanın reddine, Resmi belgede sahtecilik ve Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2021/1106 Esas, 2022/1222 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.01.2024 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat ettiğine ve daha önce yargılanarak neticelenen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkum olan sanık hakkında yeni bir dava açılıp kendisini vekille temsil ettirmesinde herhangi bir kusurunun bulunmaması sebebiyle maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine karar verilmesi gerektiğine, Yargıtay yerleşik içtihatlarına rağmen hakkaniyete, kanuna ve vicdana aykırı karar verilmiş olduğuna, kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yasal vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden, "...sanık hakkında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/199 esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı ve mahkumiyet kararı verildiği, kararın 07.10.2019 tarihinde kesinleştiği, yargılanan eylemin iddiaları ile dava konusu eylemin de aynı olduğu, bu kapsamda isnat edilen suçun temadi eden suç olduğu, ... iş bu kamu davası mükerrer olduğundan..." gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine, Resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçları yönünden, atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık müdafiinin temyiz talebinin kapsamına göre vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Yargılama giderleri 5271 sayılı Kanun'un 324 ila 330 uncu maddeleri arasında düzenlenmiş olup, yargılama giderlerinin kapsamı 325 inci maddedeki düzenleme ile kural olarak, hakkında "cezaya veya güvenlik tedbirine" hükmolunması halinde sanığın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı belirtilmiştir. Anılan Kanunun “beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde gider” başlıklı 327 nci maddesindeki düzenleme ise açıkca anlaşılacağı üzere, yalnızca "beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı" kararları verilmesi halinde yargılama giderlerinin kimden ve ne şekilde tahsil edileceği konusuna ilişkin istisnai bir hükümdür. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168/3 üncü maddesi ile bu maddeye uygun olarak düzenlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasının “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; yargılama giderinin ne olduğunu, kime, hangi hallerde ve ne şekilde yükletileceğine ilişkin kuralın yanında düzenlenen istisnai hükümlerin kıyas yolu ile genişletilmesi mümkün değildir. 5271 sayılı Kanun'un 327 nci maddesi, başlığında hükmü, beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar yönünden istisnai olarak saymış ve sınırlamıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında; Aynı davada beraat dışında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davanın reddine karar verilmesi karşısında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin düzeltilerek onama isteyen tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Sanığın yargılandığı dava dosyasında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasının reddine, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından ise sanığın beraatine karar verildiği, aynı davaya ilişkin olarak sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından sanığın beraat ettiği suç açısından ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik olamadığı anlaşılmakla verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2021/1106 Esas, 2022/1222 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.