Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/23132 E. , 2025/4907 K. "İçtihat Metni" İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.07.2024 tarihli ve 2021/1841Esas - 2024/9382 sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1 E., 2019/602 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Ağır Ceza Ma
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/23132 E. , 2025/4907 K. "İçtihat Metni" İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.07.2024 tarihli ve 2021/1841Esas - 2024/9382 sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1 E., 2019/602 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarihli ve2017/71 Esas - 2018/491 sayılı kararı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma 08.08.2016 (Sanık ... yönünden) HÜKÜM : 1- Sanık ...'ın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4-2. cümle, 62, 221/5, 53, 58/9, 63maddeleri gereğince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi, 2- Sanık ...'un TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1,TCK'nın 221/4-2. cümle, 62, 221/5, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.07.2024 tarihli ve 2021/1841 Esas - 2024/9382 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve KD- 2024/127583 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve KD- 2024/127583 sayılı itirazı; "Sanıkların, yargılamanın aşamalarındaki beyanlarından yargılamanın sonuna kadar etkin pişmanlık hükümlerinden istifade etme isteğini belirtilip faydalı bilgiler verdiklerinin iddia ve mahkemece de kabul edildiği somut olayda; sanıklar hakkında TCK'nın 221/4-2. cümlesi gereğince 1/2 oranında indirim tatbik edildiği anlaşılmıştır. Silahlı terör örgütüne üye oldukları ve TCK’nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdıkları kabul edilen ve haklarında TCK'nın 62. maddesi tatbik edilen sanıkların incelenen dosya kapsamı, deliller ve mahkeme kabulüne göre, soruşturma ve yargılama aşamasında örgütte kaldıkları süre ve konumları itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti, diğer örgüt mensuplarının örgütsel konumları ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşamalar gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden, hakkında takdiri indirim maddesi de tatbik edilen sanıklar hakkında dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir şekilde makul bir oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde TCK'nın 221/4-ikinci cümlesi gereğince cezasından 1/2 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanıklar ... ve ... lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur." Talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanıklar müdafileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak; A) Sanık ... yönünden; 1-Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, 2-Sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, azami hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi; B) Sanık ... yönünden; Sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, daha makul bir indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunduğundan; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.07.2024 tarihli ve 2021/1841 Esas, 2024/9382 sayılı kararının sanıklar ... ve ... yönünden KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 18.04.2019 tarihli, 2019/1 Esas, 2019/602 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, 4. Bozma sebebine nazaran mağduriyete sebep olunmaması bakımından, infaza başlanmış ise hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, bu hususta ilgili birimlere müzekkere yazılmasına,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca takdiren İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.