İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/4777 Karar: 2024/7727 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/4777 K.2024/7727

3. Ceza Dairesi 2024/4777 E. , 2024/7727 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZ YAZISININ TARİHİ : 12.03.2024 İTİRAZ EDİLEN DAİRE KARARI : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.11.2023 tarihli ve 2022/19347 Esas, 2023/9688 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/4777 E. , 2024/7727 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZ YAZISININ TARİHİ : 12.03.2024 İTİRAZ EDİLEN DAİRE KARARI : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.11.2023 tarihli ve 2022/19347 Esas, 2023/9688 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/4777 E. , 2024/7727 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZ YAZISININ TARİHİ : 12.03.2024 İTİRAZ EDİLEN DAİRE KARARI : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.11.2023 tarihli ve 2022/19347 Esas, 2023/9688 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi 10.09.2020 gün 2018/1029 Esas, 2020/568 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2017/340 Esas, 2018/64 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 53/1-2-3, 58/9, 62, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın düzeltilerek onanmasına İTİRAZA KONU OLAN SANIK : ... SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I-)İTİRAZ KONUSU: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi 10.09.2020 gün 2018/1029 Esas, 2020/568 Karar sayılı ilamıyla; sanık hakkındaki, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2017/340 Esas, 2018/64 sayılı kararıyla TCK'nın 314/2, 53/1-2-3, 58/9, 62, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını içeren mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verildiği, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.11.2023 tarihli ve 2022/19347 Esas, 2023/9688 sayılı kararı ile sanık hakkında temyiz davasına ilişkin gerekçe kısmında sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde hüküm kısmında temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onandığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2024 tarih ve KD-2020/92372 sayılı yazısı ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.11.2023 tarihli ve 2022/19347 Esas, 2023/9688 sayılı kararının KALDIRILMASI talep edilmiştir. II-)İTİRAZ NEDENLERİ: Mezkur ilama Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2024 tarih ve KD-2020/92372 sayılı yazısı ile; “Sanık ... hakkında Yargıtay 3. Ceza Dairesinin temyiz incelemesi sonucu "kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile resmi belgede sahtecilik suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığından beraatine dair verilen hükümler kesinleşen sanığın, iptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, müsnet suçtan da beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur" kabulü sonrası karar bölümünde hükmün düzeltilerek onanmasına hükmedilmesi suretiyle kabul ile gerekçe arasında çelişki olduğu tespit edilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile kararın kaldırılması için itiraz isteminde bulunulmuştur. III-)İTİRAZ DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemiz ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlığın/itirazın konusu: sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik ilamın gerekçe bölümünde sanığın, iptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, müsnet suçtan da beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğuna dair kabule karşın karar bölümünde hükmün düzeltilerek onanmasına hükmedilmesi suretiyle kabul ile gerekçe arasında çelişki oluştuğuna yöneliktir. Somut olayda; yukarıda da anlatıldığı üzere dairemizce sanığın silahlı terör örgütüne üye olduğuna yönelik yeterli delil bulunmadığına, bu nedenle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin kanaat hasıl olmasına rağmen karar bölümünde hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi suretiyle gerekçe ve karar arasında çelişki meydana geldiği, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla; IV-)KARAR: 1-)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, 2-)Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.11.2023 tarihli ve 2022/19347 Esas, 2023/9688 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA, 3-)Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Hakkında kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile resmi belgede sahtecilik suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığından beraatine dair verilen hükümler kesinleşen sanığın, iptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, müsnet suçtan da beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla