Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/4802 E. , 2025/13171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/795 E., 2023/1012 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/42 E., 2022/155 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, kamu malına
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/4802 E. , 2025/13171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/795 E., 2023/1012 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/42 E., 2022/155 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, kamu malına zarar verme HÜKÜM: -TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi. -TCK'nın 174/1-2, TCK'nın 62/1, 53/1, 2, 3, 58/9, 52/2, 63/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi. -TCK'nın 152/1-a, 152/2-a, 3713 sayılı Kanun'un 4-5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargılama konusu sanıklar hakkında nitelikli mala zarar verme suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan; ayrıca incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3 üncü maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, anılan suç yönünden sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298. uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir. Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanıkların gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesi hususu infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 2.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). 5237 sayılı TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddeleri delaletiyle 314/2. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için örgütün talimatı ya da bilgisi dahilinde bir ya da birden fazla araç suçun işlenmesinin gerektiği, örgütün talimatı veya onayı olmaksızın örgüt sempatizanlarının örgüt adına suç işleme suçunu işlemelerinin mümkün olmadığı gözetilerek; Bu bilgiler ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; PKK/KCK silahlı terör örgütüne müzahir yayın organları tarafından yapılan çağrılar üzerine, kolluk araçlarını hedef alarak örgütsel saikle 20.04.2020 tarihinde EYP atması eyleminin PKK/KCK silahlı terör örgütüne müzahir yayın organları tarafından yapılan çağrılar üzerine yapıldığı, somut olayda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerine rastlanmaması, PKK/KCK silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle kod adı kullandığına ve örgüt adına faaliyetler yürüttüğüne dair delil bulunmaması karşısında eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu oluşturduğu gözetilmeden hukuki nitelendirme ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Van 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.