İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/5970 Karar: 2025/19942 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/5970 K.2025/19942

3. Ceza Dairesi 2024/5970 E. , 2025/19942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/178 E., 2023/374 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık-02.08.2016 (Sanık ... için), -CMK'nın 232/2-c maddesi uyarınca sanık

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/5970 E. , 2025/19942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/178 E., 2023/374 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık-02.08.2016 (Sanık ... için), -CMK'nın 232/2-c maddesi uyarınca sanık

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/5970 E. , 2025/19942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/178 E., 2023/374 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık-02.08.2016 (Sanık ... için), -CMK'nın 232/2-c maddesi uyarınca sanık ... yönünden suç tarihi yazılmamıştır HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında; A- Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat B- Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddeleri yollaması ile 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet 2- Sanık ... hakkında TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddeleri yollaması ile 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet 3- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK' nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; 1- Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelemesinde; Türk hukukunda, 20.07.2016 tarihinden itibaren istinaf kanun yolu fiilen uygulanmaya başlamıştır. Buna göre artık bu tarihten itibaren ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kesin olmayan nihaî kararlara karşı önce istinaf kanun yoluna başvurulacaktır. İstinaf mahkemeleri hem hüküm mahkemesi hem de denetim mahkemesi olarak faaliyet gösterecektir. İstinaf, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararların hem olay yönünden hem de hukuki yönden üst dereceli mahkeme tarafından denetlenmesidir. İstinaf kanun yoluna başvurulduğunda ceza davası üst dereceli istinaf mahkemesi (bölge adliye mahkemesi) tarafından ikinci kere incelenerek yerel mahkemenin kararı denetlenir. İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf kanun yolunun uygulanması durumunda, ilk derece mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulacak, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulabilecektir. Temyiz ise, istinaf mahkemesi kararlarının hukuki denetim açısından incelenmesini amaçlayan bir kanun yoludur. Yeni kanun yolu sisteminin uygulanmaya başlaması halinde, adlî yargıda yargılamamız üç aşamalı olacaktır. Önce mahkemede ilk derece yargılaması yapılarak karar verilecek; ardından bölge adliye mahkemesinde istinaf incelemesi yapılacak; son olarak da Yargıtay'da temyiz incelemesi gerçekleştirilecektir. Bu şekilde kanun koyucu; üç dereceli bir inceleme sistemi kurarak, ceza davası neticesinde verilen kararın yeterince denetlenmesi sağlanmak istenmiştir. CMK'nın, ilk derece yargılaması ile temyiz yargılaması arasına istinafı yerleştirerek, hem Yargıtayın içtihat mahkemesi konumunu güçlendirmeyi hem de mahkemelerin son kararlarının yalnızca hukuki sorun değil, maddi sorun açısından da sağlıklı bir şekilde denetlenmesinin yolunu açmayı öngörmüştür. Böylece istinaf kanun yolunun yürürlüğe girmesiyle, Yargıtay'ın gerçekten hukuki derece kanun yolunu teşkil etmesi ve maddi vakıa denetimi yapmaması amaçlanmaktadır. Yargıtay üçüncü derece olarak yapacağı incelemede, ispat konusu olayın sübuta erdiği varsayımından hareket edecek, yerel mahkemenin vicdani kanaatine göre vardığı olay belirlemesine dokunamayacaktır. Ancak Yargıtay, mahkemenin belirlediği olayın hukuk normları karşısındaki durumu konusunda yaptığı hukuki değerlendirmeyi ve ondan çıkarttığı hukuki sonuçları denetleyecektir. 20.07.2016 tarihi itibariyle, istinaf mahkemelerinin uygulamaya girmesiyle birlikte artık adlî yargıda, üç aşamalı yargılama sistemine geçilmesi, yeni kanun yolu sisteminde, öncelikle ceza davasında, ilk derece mahkemesinde bir yargılama yapılarak karar verilmesi, ardından kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların süresi içinde kanun yollarına başvuruda bulunmaları halinde, üst dereceli istinaf mahkemesi (bölge adliye mahkemesi) tarafından ikinci kere inceleme yapılarak, kararın hem maddi hem de hukuki yönden denetiminin yapılması, son olarak da yine süresi içerisinde kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların temyiz sebeplerini gösterir dilekçe vermeleri halinde Yargıtayca temyiz incelemesinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu aşamalardan biri, usul hukukuna uygun bir şekilde sonlandırılmadan bir sonraki aşamalara geçilemeyeceği de hukuken şüpheye yol açmayacak şekilde açıktır. Mevcut dosya kapsamına göre temyiz talebine konu hükümler yönünden dosyanın safahatı incelendiğinde; Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin 16.06.2020 tarihli, 2019/5527 esas, 2020/2677 sayılı kararı ile; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilerek dosyanın Karabük Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Bozma üzerine yapılan yargılama sırasında .... Cumhuriyet Başsavcılığının birleştirme talepli 06.04.2022 tarih ve 2022/133 sayılı iddianamesi ile sanık ...'ün kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan da cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, ardından bu dosyanın Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/178 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, bu esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde temyiz yasa yoluna gidilebileceği belirtilerek sanık hakkında; silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyet, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan beraat kararları veriliği, Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz başvurunda bulunnduğu anlaşılmıştır. Yukarıda safahatı açıklandığı üzere daha önceden temyiz denetiminden geçmeyen, sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm istinaf incelemesinden geçmeksizin temyiz incelemesine esas olmak üzere Dairemize gönderilmiştir. Bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında; Katılan vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik olarak bozma istemli kanun yoluna başvurması, anılan kararın mahkemece, istinafların yürürlüğe girdiği tarih olan 20.07.2016 tarihinden sonra verilmesi ve bu hükmün daha önceden temyiz denetiminden geçmemesi nazara alındığında, katılan vekilinin bozma istemli talebinin CMK'nın 260 ıncı maddesi kapsamında bölge adliye mahkemesince değerlendirilip bir karar verilmesi, akabinde istemde bulunulması halinde temyiz isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden, dosyanın mahalline gönderilmek üzere incelenmeksizin İADESİNE, 2- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelemesinde; Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı (...)'nın atılı suçun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmadığından katılan vekilinin bu suçlara yönelik temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE, 3- Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri tarafından yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla