Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/6055 E. , 2025/14300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2006/445 Müteferrik SUÇ : Çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardımcı olma KARAR: Memnu hakların bulunmadığı kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet B
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/6055 E. , 2025/14300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2006/445 Müteferrik SUÇ : Çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardımcı olma KARAR: Memnu hakların bulunmadığı kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık tarafından memnu haklarının iadesine yönelik talepte bulunulması üzerine, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2006 tarihli ve 2006/445 Müteferrik sayılı kararıyla, sanığın cezasını bihakkın infaz ettiği, kamu hizmetinden yasaklılık halinin cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği, bu nedenle sanığın yasak haklarının bulunmadığına dair karar verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.08.2021 tarih ve 94660652-105-33-8217-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.09.2021 tarihli ve 2021/101912 sayılı Tebliğnamesi ve tevdi kararımız üzerine düzenlenen 10.05.2024 tarihli ve 2024/18866 sayılı üst yazı evrakı ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardımcı olmak suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 169/1 ve 69/1, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 1. Nolu (Kapatılan) Devlet Güvenlik Mahkemesinin 16.09.1999 tarihli ve 1997/212 esas, 1999/131 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün yasaklanmış hakların geri verilmesine yönelik talebinin kabulüne ilişkin Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2006 tarihli ve 2006/85 mütalaa sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince hükümlünün talebinin kabulü ile memnu hakların iadesine karar verilmiş ise de, yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karara dayanak teşkil eden 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu 13/A maddesinde yer alan, ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir.'' şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, memnu hakların iadesi kararı verilebilmesi için infazın tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olmasının gerektiği, ancak somut olayda mahkûm olunan 3 yıl 9 ay hapis cezasının infazının, 16/09/2004 tarihinde tamamlanmış olması karşısında, yasaklanmış hakların iadesine ilişkin kararın verildiği 24/01/2006 tarihinde 3 yıllık sürenin dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2006 tarihli ve 2006/85 mütalaa sayılı kararının bozulmasının istenilmesi arz ve dosya birlikte takdim olunur." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Sanığın Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin, 16.09.1999 tarih ve 1997/212 esas, 1991/131 karar sayılı kararıyla TCK'nın 169 maddesince 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum edildiği, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmadığından kararın kesinleştiği, 22.12.2000 tarih ve 4616 sayılı, 23 Nisan 1999 tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun'dan yararlanarak, işlediği suçun niteliği gereği gereken beş yıllık sürenin geçmiş olması nedeni ile ilgili yasanın 4. maddesinin son fıkrasına göre cezası infaz edilmiş sayıldığı anlaşılmıştır. 2.Sanığın, 16.06.2006 tarihli dilekçesi ile memnu haklarının iadesini talep etmesi üzerine, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2006 tarihli ve 2006/445 Müteferrik sayılı kararı ile sanığın cezasını bihakkın infaz ettiği, kamu hizmetinden yasaklılık halinin cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği, bu nedenle sanığın yasak haklarının bulunmadığına dair karar verilmiş, söz konusu karar 30.06.2006 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. 3.Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün 13.01.2021 tarihli yazısı ile sanık hakkında, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2006 tarih ve 2006/4455 sayılı kararı ile memnu hakların iadesine karar verilmiş ise de 5352 sayılı Adli Sicil Kanunun 13/A maddesi uyarınca yasaklanmış hakların geri verilebilmesi için cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren 3 yıllık sürenin geçmesi gerektiği, bahse konu cezanın infaz tarihinin 16.09.2004 olduğu, Kanunda öngörülen 3 yıllık süre geçmediği halde yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verildiğinden, gereğinin takdir ve ifası Mersin Cumhuriyet Başsavcılığından istenilmiştir. 4.Adalet Bakanlığının, 04.08.2021 tarih ve 94660652-105-33-8217-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.09.2021 tarihli ve 2021/101912 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiş, Dairemizin 20.12.2021 tarihli ve 2021/18267 Esas - 2021/10822 Karar sayılı kararı ile sanığın infaz dosyasının ve gerekçeli kararın kesinleşme şerhi ile birlikte okunaklı ve onaylı suretlerinin, 23.09.2020 tarihli faks evrakı içerinde görülen, memnu hakların iadesine dair kararın kesinleşme şerhinin temin edilerek gönderilmesi için dosyanın tevdine karar verilmiştir. 5.Tevdi kararımız üzerine Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı arasında yapılan yazışmalar neticesinde gerekçeli karar ve kesinleşme şerhinin temin edildiği ancak infaz dosyasının aslı veya onaylı örneğinin tüm aramalara rağmen temin edilemediği belirtilmiş, dosya bu haliyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve 2024/18866 sayılı üst yazısıyla Dairemize yeniden gönderilmiştir. 6.Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/304 Muh. Sayılı yazısında; sanık ... müdafinin 11.11.2020 tarihli dilekçesi ile memnu hakların iadesi talebinde bulunduğu, koşulları oluştuğu için Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/918 Değişi iş sayılı kararı ile sanığın memnu haklarının iadesine karar verildiği anlaşılmıştır. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili olarak 5352 sayılı Kanunun "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" başlıklı 13/A maddesinde memnu hakların iadesi müessesesi ve koşulları düzenlenmiştir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın özü, çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardımcı olma suçundan, mülga 765 sayılı Kanun 169, 31, 59 ve 3713 sayılı TMK'nın 5'nci maddelerince hükmedilen ağır hapis cezasını infaz eden sanık hakkında yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin kararda hukuka aykırılık söz konusu olup olmadığına ilişkindir. 01.06.2005 tarihinde ceza adalet sisteminde temel yasalar değiştirilmek suretiyle yeni bir dönem başlatılmıştır. 5352 sayılı Kanunun 13/A maddesinin gerekçesinde de açıklandığı üzere; 5237 sayılı Kanunda, belli bir suçu işlemekten dolayı cezaya mahkumiyetin sonucu olarak ömür boyu devam edecek bir hak yoksunluğu düşünülmediği için, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 121-124' üncü maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 416-420 'nci maddelerinin yerine ikame olmak üzere yasaklanmış hakların geri verilmesi müessesesine ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun Geçici 2' nci maddesinde, diğer kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin, belli hakları kullanmaktan süresiz olarak yoksun bırakılmasına ilişkin hükümleri saklı tutulmuş, Anayasanın 76'ncı maddesi ile özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetlerin arşiv bilgilerinin silinmesi kabul edilmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlardaki süresiz hak yoksunluğu doğuran bu hükümlere rağmen, yasaklanmış hakların geri verilmesi yolunun kapalı tutulması, uygulamada ciddi sorunlara yol açtığından, 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 38'inci maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na 13/A maddesi eklenmek suretiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi/memnu hakların iadesi müessesesi yeniden Türk ceza adalet sistemindeki yerini almıştır. 5352 sayılı Kanun'un "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" kenar başlıklı 13/A maddesinin sarahatine ve gerekçesinde işaret olunan amaç ve kapsamına nazaran, her ne kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda, belli bir suçu işlemekten dolayı cezaya mahkumiyetin sonucu olarak ömür boyu devam edecek bir hak yoksunluğuna yer verilmemiş ise de, Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkumiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilecektir. Burada hükümlünün mahkumiyetinin, mülga 765 sayılı ya da mer'i 5237 sayılı Kanunlara veya ceza öngören özel kanunlara dayanmasının bir önemi bulunmamaktadır. İadesine karar verilecek yasaklanmış haklar, Anayasa'nın 76'ınci maddesi gibi, belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkumiyete bağladığı süresiz hak yoksunluklarına ilişkindir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kanun yararına bozma istem yazısının sonuç kısmında sehven belirtilen Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/01/2006 tarihli ve 2006/85 mütalaa sayılı kararının sanık ...'e ilişkin olmadığı, istem yazısı içeriğine göre kanun yararına bozma konusu edilen kararın ... hakkındaki Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2006 tarihli ve 2006/445 Müteferrik sayılı kararı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yukarıda yargılama safahatına ilişkin ayrıntılı bilgi verilen sanık tarafından sunulan 16.06.2006 tarihli dilekçe ile memnu hakların iadesinin talep edildiği, Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.06.2006 tarihli ve 2006/445 Müteferrik sayılı kararıyla, karar tarihindeki meri ve mülga mevzuat tetkik edildikten sonra ulaşılan kanat çerçevesinde, sanığın cezasını bihakkın infaz ettiği, kamu hizmetinden yasaklılık halinin cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği, bu nedenle sanığın yasak haklarının bulunmadığına dair karar verildiği; 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" başlıklı 13/A maddesinin 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'ye yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi ile ihdas edildiği; kanun yararına bozma talebine ilişkin incelemenin, talebe esas teşkil eden hüküm ya da kararın tesis edildiği tarih ve şartlar itibariyle değerlendirilmesi gerektiği; bu nedenle Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.06.2006 tarihli kararından sonra 19.12.2006 tarihinde mevzuata eklenen 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesine dayanılarak karar verilmesinin karar tarihinde mümkün olmadığı, kararın verildiği tarihteki meri mevzuat nazara alındığında verilen kararda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, kanun yararına bozma konusu yapılan ... hakkındaki Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2006 tarihli ve 2006/445 Müteferrik sayılı kararında isabetsizlik görülmediğinden kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. II.KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, dava dosyasının, merciine gönderilemek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.