Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/9585 E. , 2025/12310 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/302 E., 2023/429 K. KATILANLAR : 1- İçişleri Bakanlığı, 2-Hazine SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : a) Silahlı terör örgütüne üye
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/9585 E. , 2025/12310 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/302 E., 2023/429 K. KATILANLAR : 1- İçişleri Bakanlığı, 2-Hazine SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : a) Silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine dair istinaf başvurusunun reddi ve esastan reddi, b)Resmi belgede sahtecilik suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine dair istinaf başvurusunun reddi ve esastan reddi Bölge adliye Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Katılan İçişleri Bakanlığı vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde: Bölge Adliye Mahkemesince, katılan İçişleri Bakanlığının nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik istinaf başvurusunun, suçun niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talep yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan ... vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde; Müsnet suç için 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, 2 maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve türü ile sanığın ihraç tarihinin TCK'nın 158. maddesinde 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce olması gözetildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan ... vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, 3- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Ayrıntıları Kapatılan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280 Oluş, iddia, mahkemenin kabulü, Cumhuriyet savcısının temyizi ve tüm dosya kapsamına göre; Sanık aşamalarda alınan beyanlarında inkara yönelik savunmada bulunmuş ise de, tanık beyanlarına göre 17/25 Aralık öncesi dönemde örgütün sohbet adı altındaki örgütsel faaliyetlerine katılan, ... adlı gizli tanıktan elde edilen dijital materyalde yapılan inceleme sonucu düzenlenen Veri İnceleme Raporuna göre "..." adlı listede "..." şeklinde kodlanan sanığın eylemlerinin müsnet silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi sanığı silahlı terör örgütüne üye olma, kamu zararına dolandırıcılık ve sahtecilikten beraat ettirmiş, istinaf başvuruları reddedilmiştir. Sanığın 17/25 Aralık öncesi örgütsel sohbetlere katıldığı ve gizli tanıktan elde edilen dijital materyaldeki listede kodlandığı ileri sürülmüştür.
Hukuki İlke: Örgüt üyeliğinin, iradesini örgüt iradesine terk edip hiyerarşik yapıya organik bağla dahil olmayı ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk gösteren faaliyetleri gerektirdiği; sempati duymanın ya da yayın bulundurmanın üyelik için yeterli olmadığı ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
Uygulama Sonucu: Sanığın sohbet katılımı ve dijital listede kodlanması eylemlerinin üyelik suçunu oluşturduğu gözetilmeden beraat verilmesi, delil değerlendirmesinde yanılgı sayılarak hüküm BOZULMUŞTUR.
Dava Strateji Notu: Örgüt üyeliği savunmasında 'organik bağ ve süreklilik-çeşitlilik-yoğunluk' ölçütü belirleyicidir; müdafi sohbete katılım veya dijital listede kodlanma gibi delillere karşı bu ölçütlerin somut olayda gerçekleşmediğini teknik verilerle tartışmaya açmalıdır.