Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/1583 E. , 2025/14514 K. "İçtihat Metni" MAHKEMES:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1392 E. - 2024/1584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/425 E. - 2022/45 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK'nın 2214-1. cümle ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddesi gereğince c
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/1583 E. , 2025/14514 K. "İçtihat Metni" MAHKEMES:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1392 E. - 2024/1584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/425 E. - 2022/45 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK'nın 2214-1. cümle ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/1392 esas, 2024/1584 sayılı kararı ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 27.06.2024 tarihli ve 2024/3087 esas, 2024/8698 karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: "Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan sanığın, tanık anlatımları, savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra kayda değer örgütsel bir faaliyeti tespit edilemeyen, savunmasının aksine başka bir delil elde edilemeyen ve öğrenci olan sanık hakkında TCK’nın 30/1 inci maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı" şeklindeki Dairenin bozma kararında açıklanan gerekçe kapsamında, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmediğinden, hukuka uygun Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 27.06.2024 tarihli ve 2024/3087 esas, 2024/8698 karar sayılı bozma kararının, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.