Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/3490 E. , 2025/20766 K. "İçtihat Metni" İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.12.2022 tarihli ve 2021/3276 E., 2022/9032 K. İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/113 E., 2020/1207 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/3490 E. , 2025/20766 K. "İçtihat Metni" İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.12.2022 tarihli ve 2021/3276 E., 2022/9032 K. İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/113 E., 2020/1207 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2017 tarihli ve 2016/261 E., 2017/132 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : TCK nın 220/7 delaleti ile 314/2, 220/7-2. cümle, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nn 62, 53, 58/9, 63. maddeleri gereği mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.12.2022 tarihli ve 2021/3276 esas, 2022/9032 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.05.2025 tarihli ve KD- 2025/28127 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.05.2025 tarihli ve KD- 2025/28127 sayılı karar düzeltme itirazı; "İtiraza konu uyuşmazlık, sanığın sübut bulan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturup oluşturmadığına" ilişkindir. .... müftülüğünde hizmetli olarak görev yapmakta iken "elimizde somut delil olmamakla birlikte, 15 Temmuz 2016 tarihine kadar müftülüğümüz personeliyle yaptığı şifahi konuşmalarında FETÖ/PDY oluşumunu destekler mahiyette ve bu oluşumla mücadele eden devlet kurumlarını suçlar mahiyette tavır sergilediğine şahit olunmuştur" şeklindeki kurumun ihbarı ve Kaymakamlığın suç duyurusu üzerine sanık hakkında yapılan soruşturma sonucunda “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan açılan kamu davasına esas deliller incelendiğinde; 25.07.2016 tarihli tutanak içeriğine göre; sanığın evinde yapılan aramada örgütsel doküman niteliğinde; kitap dolabı içerisinde yazarı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri.... olan "...,...,", "...." isimli iki kitap, ....'in "...." isimli iki adet CD'si ve .... kasetlerinin tamamı ve görüntülü sohbetler ibareli DVD ile örgüt lideri hakkında başka yazarlarca yazılmış kitapların ele geçirildiği, Üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmayan banka hesap hareketleri incelendiğinde; Örgütle iltisaklı olup Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ... Bankası A.Ş.'nin 20.09.2016 tarih ve .... sayılı cevabı yazısı ekinde gönderilen kayıtlar kapsamında 2007 açılış tarihli hesabında ilk kez işlem yaparak 04.07.2014 tarihinde 2000,00-TL, 23.07.2014 tarihinde 2.500,00-TL para yatırıp 16.06.2016 tarihine kadar da kredi kartı ödemeleri dahil hesabı aktif şekilde kullanıldığı, Sanıkla aynı kurumda çalışan ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanıklardan; ...’in; "Ben .... Müftülüğünde veri hazırlama memuru olarak çalışmaktayım. 2010 yılından bu yana burada çalışırım. Sanık ... da benden yaklaşık 2 sene sonra hizmetli kadrosunda işe başladı. Ancak son 3-4 aydan bu yana da benim çalıştığım odada bana yardım etmesi için masa başı olarak da çalışıyordu. Bu suretle kendisi ile çalışma saatleri içerisinde birlikte bulunuyorduk. Bu süre zarfında kendisiyle konuşmalarımızda, kendisinin FETÖ oluşumunu destekler mahiyette konuşmalarının ve bu oluşumla mücadele eden devlet kurumlarına suçlar mahiyette sözler ve tavırlar sergilediğine şahit oldum. Kendisinin FETÖ oluşumunu destekler mahiyette fikri beyanları mevcuttu. Ancak sanığın fikri beyanlarının haricinde FETÖ oluşumunun içerisinde fiili olarak herhangi bir görevi var mıydı bunu bilemiyorum. Buna ilişkin herhangi bir bilgim ve görgüm mevcut değildir. Ancak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü için himmet adı altında paralar topladığını çevreden duyduğu.... isimli şahıs 15 Temmuz darbe girişimine kadar sık sık .... Müftülüğüne sanık ...'ın yanına ziyarete gelirdi. Bu şahısla samimi görüşmeleri olurdu. Görüşmeleri genel olarak havadan sudan olurdu. İkisinin FETÖ oluşumunu destekler mahiyette konuşmalarına müftülük içinde şahit olmadım", ...’nın; "Ben ... Müftülüğünde şube müdürü olarak görev yaparım. Sanık ... da hizmetli kadrosunda çalışmaktaydı. Ancak son 3-4 aydır da ...'e masa başı işlerde yardımcı oluyordu...ile aynı odada çalışıyorlardı. Benim odam onların odasının çaprazında kalır. Kapılar hep açık çalışılır. Benim duyduğum kadarıyla zira odam hemen çapraz tarafta olduğu için çalışanların konuşmalarını duyabiliyordum. Sanık ... genel olarak Cumhurbaşkanının ve hükümetin politikalarını eleştirirdi. Özellikle PKK ile yapılan mücadeleyi yanlış bulduğunu söylüyordu. Bunun haricinde.... ve FETÖ ile ilgili konuşmalarına ben şahit olmadım. Ancak dairede çalışan diğer arkadaşlardan duyduğum kadarıyla sanık ...'ın FETÖ'yü destekler mahiyette konuşmalarının olduğunu duydum. Hatta dairemizde ..., ...'ın paralelci olduğunu, kendisinin yanında FETÖ aleyhine bir şey konuşulamadığını söylemişti. Bunun haricinde 15 Temmuz'dan sonra 18 Temmuz Pazartesi günü .... son derece morali bozuk bir haldeydi. Benim....'den duyduğum kadarıyla kendisi.... ile yaptığı konuşmada 15 Temmuz darbe girişimini FETÖ'nün yaptığı konusunda kuşkularının olduğunu, Cumhurbaşkanı kendisinin 15 Temmuz'u planlamış olabileceğini, hükümetin yapmış olabileceğini, bu darbe girişiminin FETÖ tarafından yapıldığına ilişkin kuşkularının olduğunu kendisine söylemiş. ... ile 3 yıldan beri çalışırız. Yaklaşık bundan 1 yıl kadar önce... Ancak evliliği ile ilgili de herhangi bir bilgimiz yoktur. Bu konu ile ilgili hiçbir paylaşımı da olmadı. Bu konu ile ilgili bilgim bundan ibarettir. Ben ... isimli kişinin FETÖ'nün yayınlarını takip ettiğini veya ...'da hesabı olduğuna ilişkin bir bilgim de yoktur. Ancak bir defasında odasına geldiğimde bilgisayar ekranı siyah şekildeydi. Kulağında kulaklık vardı. Hayırdır .... ne yapıyorsun dediğimde yayın dinlediğini söylemişti. Ancak ben ne dinlediğini bilmiyorum. Ayrıca bilgisayar ekranı karartılmış vaziyette bir şeyler de yazıyordu. Bu bilgisayar kendisinin daireye getirdiği kendisine ait laptoptu." ...’ün; "Ben .... Müftülüğünde veri hazırlama kontrol işletmede memur olarak çalışmaktayım. Sanık ... da ... Müftülüğü'nde hizmetli kadrosunda çalışmaktaydı. Ancak son 3-4 aydır da .... beyin yanında masa başı olarak çalışıyordu. Ben onların odasının karşısında bulunan odada çalışmaktaydım. Oda kapıları açık bulunurdu bu nedenle konuşmalara şahit olurdum. Ayrıca sanığın kendisiyle konuşmalarımız da olurdu. Bu konuşmalarımızda genel olarak hükümetin ve devletin FETÖ ile daha doğrusu o zaman paralel yapılanma şeklinde geçiyordu. Bu yapıyla hükümetin ve devletin mücadelesinin yanlış olduğunu alenen savunuyordu. Hükümetin, dersaneleri kapatma politikasını eleştiriyordu. 17-25 Aralık operasyonlarının haklılığını savunuyordu. Ayrıca ..., .... Gazetelerini daireye getirirdi. 17-25 Aralıktan sonra getirmeye devam ederdi. Ben bunları bizzat gördüm. ...'nın kredi kartını kullanıyordu. Ben bu kredi kartını kullandığına şahit oldum. Ayrıca sanık .... hakkında en ufak bir konuşmamız olduğunda hemen onu savunmaya geçerdi. Ancak bu şahsın ben FETÖ ile ilgili olarak fiili olarak herhangi bir görevinin olup olmadığı hususunda bilgim söz konusu değildir. Zaten daire dışında ilişkilerimiz de oldukça sınırlıydı." şeklinde beyanda bulundukları, Dijital materyal inceleme raporuna göre ise; adli aramada ele geçen CD içeriğinde 2009 yılına ait 32 adet dini içerikli sohbet tarzı MP3 dosyası ile DVD içeriğinde 2008 yılına ait ....’in ses ve video dosyaları olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Buradan hareketle; Konutunda örgüt liderinin yazdığı ve örgütle ilgisi bulunan kitap, CD ve DVD’leri bulundurmak, tanık beyanlarına göre konuşmalarında örgütü destekler mahiyette sözler söylemek ve örgüt liderinin basına 2014 yılı Ocak ayında yansıyan birinci talimatından uzun bir süre sonra rutin bankacılık hareketlerinin dışına çıkarak 2014 yılı Temmuz ayında ....da bulunan hesabındaki bakiyeyi artırmaktan başka, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olduğuna dair delil bulunmayan ancak mevcut deliller itibarıyla örgütle iltisak düzeyinde bağlantısı olduğu anlaşılan sanığın, yardım suçuna konu, tipik olmayan .... para yatırma ve hesabı aktif şekilde kullanma fiilinde savunmasının aksine örgüte yardım kastı ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine hükmolunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanmasının hukuka aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerden ötürü 3. Ceza Dairesinin 07.12.2022 tarih ve 2021/3276-2022/9032 sayılı kararına karşı sanık lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurulmuştur." Talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sair temyiz istemlerinin reddine, ancak; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmişir. "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak" cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır." şeklinde açıklanmış, fıkra içeriğinden ve gerekçeden de anlaşılacağı üzere örgüte yardım suçu ancak doğrudan kastla işlenebilir. Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım faaliyeti bir kez gerçekleşebileceği gibi birden fazla da gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir. Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, nihai amacını gerçekleştirecek güce ulaşana kadar bu amacını bir kısım mensuplarından ve toplumdan gizlemesi bu amaçla da kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği de nazara alınmalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve terör örgütüne yardım etmek kastıyla ... Katılım Bankasına para yatırdığına veya diğer bankacılık işlemlerini yaptığına dair dosyaya yansıyan her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.12.2022 tarihli ve 2021/3276 esas, 2022/9032 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 30.06.2020 tarih, 2019/113 esas, 2020/1207 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık hakkındaki infazın durdurulması ile TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.