İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2025/4706 Karar: 2025/19227 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/4706 K.2025/19227

3. Ceza Dairesi 2025/4706 E. , 2025/19227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1249 E., 2019/689 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/101 E., 2018/595 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama kararı

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2025/4706 E. , 2025/19227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1249 E., 2019/689 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/101 E., 2018/595 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama kararı

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2025/4706 E. , 2025/19227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1249 E., 2019/689 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/101 E., 2018/595 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama kararının kaldırılması ile hükmün bozulması İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2021/18202 esas, 2023/4205 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.06.2025 tarihli ve KD - 2025/60209 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanığın terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafiinin bu hükme karşı, temyiz talebinde bulunduğu tespit edilmiştir. Yargıtay ilâm içeriğinden ise, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle, sanık müdafiinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddedildiği görülmüştür. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraznamesi, "Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda FETÖ/PYD yapılanmasında yer alan 35 kişi hakkında konumuna uygun bilgi veren ve süreçte yaptıkları eylem ve faaliyetleri anlatan, bu kapsamda örgütte irtibat kurduğu kişiler hakkında beyanda bulunan sanık hakkında TCK 221/4-2. maddesi kapsamında cezasında makul bir indirim indirim yapılıp yapılmayacağına ilişkindir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; İlk derece Mahkemesinde tek celse yapılmış, sanık savunmasında özetle "üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, ben hazırlık aşamasında bu yapı ile ilgili bildiklerimi anlattım. İddianamede anlatıldığı gibi mütevelli toplantıları içinde yer aldığımı kabul etmiyorum..." biçiminde beyanda bulunmuş, Hazırlıkta alınan ifadeleri ayrı ayrı okup sanıktan sorulduğunda ise: "doğrudur tekrar ederim" şeklinde beyanda bulunmuş, Son sözünde de; "önceki savunmalarımı tekrar ederim, ben 4 ay tutuklu kaldım, hatta etkin pişmanlıkta bulunmam nedeniyle koğuşta baskıya maruz kaldım, buna rağmen bildiklerimi anlattım, beraatimi isterim" şeklinde beyanda bulunmuştur. İstinaf ve temyiz taleplerinde de soruşturma ve ilk derece Mahkemesindeki ifadesinde sebat etmiştir. Bu savunmalarında özetle, "... 5237 sayılı TCK’nın 221. maddesinden faydalanmak ve ifademi bu doğrultuda detaylı vermek istiyorum. Yaklaşık dört ay cezaevinde yattım savcılığa itirafçı olmak için ve devletime faydalı olabilmek için dilekçe verdim, cezaevinde benimle birlikte tutuklanan diğer örgüt mensupları hakkımda bu "ajan" diyerek beni dışladılar, gizli saklı olarak cezaevi müdürüne gittim, beni hastaneye gidiyor diyerek savcılığa yönlendirdi, savcılıkta ifade verdim, bütün bildiklerimi anlattım ve savcılık tahliye etti benim arkamdan cezaevinde bulunan 4 sanık daha benden cesaret alarak savcılığa ifade verdiler, çünkü örgüt üyeleri 221. maddeden faydalanmamızı istemiyorlardı, ona rağmen biz devletimizin yanında olarak bütün bildiklerimi savcı beye söyledim, savcı bey de "çok yardımcı oldun, yolumuzu kolaylaştırdın" demiştir. Her tanıklıkta mahkemelere gittim, söylediklerimin arkasında durdum, bu şekilde süreçte tavır almama rağmen 6 yıl 3 ay hapis cezası aldım, mahkeme günü kendimde panik atak olduğu için heyecandan mahkeme başkanının ne demek istediğini anlayamadım, daha doğrusu kendimi ifade edemedim, bana yöneltilen soruları tam anlayamadım yanlış anladığımdan farklı bir cevap verdim, mütevelli heyeti iddiasında kabul ediyorum, yargılamam çok hızlı bir şekilde yapıldığı için hata yapıldığını düşünüyorum, temiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını sayın heyetinizden karşınızda bu hain yapıyla alakalı tüm bildiklerimi yine samimi bir şekilde anlatmak istiyorum, kendimi sayın heyetininize karşı güzel bir şekilde ifade ettiğimde hakkımdaki kanaatini değişeceğini düşünmekteyim, bütün bu sebeplerden dolayı incelemenin duruşmalı yapılmasını ve lehe olan kanunların uygulanmasını talep ederim" biçiminde beyanda bulunmuştur. Bu şekilde sanık tüm aşamalardaki anlatımlarından örgüt ile ilgili ilk irtibat ve süreçte karşılaştıklarını aktarmıştır. Bu anlatımlar ve savunmalar kapsamında somut dosyada örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile birtakım örgüt mensupları hakkında bilgi veren sanığın, fiili duruma ilişkin hukuki vasıflandırılmaları kabul etmemesinin, anılan kurumun mahiyeti gereği uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olduğu gözetilerek, TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca tayin olunan cezada aynı kanunun üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 221/4-2. cümlesi gereğince makul bir indirim uygulaması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması karşısında, hükmün onanmasına ilişkin Yüksek Dairenizin kararı hukuka aykırı görüldüğünden" bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere etkin pişmanlık hükümlerinin amacının, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmak olduğu gözetilerek; hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde hukuki isabet bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli, 2021/18202 Esas, 2023/4205 Karar sayılı, onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2018/1249 esas, 2019/689 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın bu suçtan hükümlü olması anlaşıldığından iş bu dosyada infazın DURDURULMASINA; cezaevinde bulunması halinde ve başka suçtan hükümlü tutuklu değilse, TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü-tutuklu değil ise derhal serbest bırakılması için müzekkere yazılmasına; Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla