Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/5495 E. , 2025/25348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/502 E., 2025/95 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1,2,3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararı TEB
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/5495 E. , 2025/25348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/502 E., 2025/95 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1,2,3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Soruşturma aşamasında sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren ... sicil nolu hakim Z.T., kovuşturma aşamasında ilk derece mahkemesi yargılamasında başkan sıfatıyla görev almışsa da; 5271 sayılı CMK'nın 23/2. maddesinin uygulama alanı 5320 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi yollamasıyla CMK'nın 163. maddesinde "suçüstü hâli ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Cumhuriyet savcısına erişilemiyorsa veya olay genişliği itibarıyla Cumhuriyet savcısının iş gücünü aşıyorsa, sulh ceza hâkimi de bütün soruşturma işlemlerini yapabilir." şeklinde düzenlenen hükümle sınırlı olduğundan, somut olayda sulh ceza hakimi olarak sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren başkan Z.T'nin kovuşturmaya katılması bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1 maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 5271 sayılı Kanunun 304/4 maddesi uyarınca dava dosyasının İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.