Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/5567 E. , 2025/30086 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/467 E., 2025/192 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/116 E., 2024/17 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/5567 E. , 2025/30086 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/467 E., 2025/192 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/116 E., 2024/17 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz yoluna başvuru hakkı bulunduğu, istemin kanunda öngörülen süre içerisinde yapıldığı, hükmün temyiz yoluna başvurulabilecek nitelikte olduğu ve neden dolayı hükme karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğuna ilişkin gerekçeye/sebeplere dilekçede yer verildiği görülmekle; temyiz kanun yolu başvuru şekil koşullarını taşıyan isteğin reddi sebepleri bulunmadığı görülmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü: İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren ilk derece mahkemesine veya başka bir ceza mahkemesine bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu madde 273/1) İstinaf başvurusu üzerine ilk incelemeyi hükmü veren ilk derece mahkemesi yapacaktır. İlk derece mahkemesi istinaf başvurusunun kabul edilebilirliğini, yani kanunen gerekli koşulları taşıyıp taşımadığını araştıracaktır. Anılan incelemenin üç ana başlık/koşul üzerinden gerçekleştirmesi gereklidir. Bunlar; istinaf isteminin kanuni süresinde yapılıp yapılmadığı "istek koşulu", aleyhine istinaf yoluna başvurulabilecek bir hükme karşı yapılıp yapılmadığı "hükmün niteliği koşulu" ve istinaf yoluna başvuru hakkı olan birisi tarafından yapılıp yapılmadığı "sıfat koşulu" (CMK m.276/1) şeklindedir. Yapılan başvuru eğer bu üç koşulu birlikte taşımıyorsa ilk derece mahkemesi tarafından istek bir kararla ret edilmelidir. Hükmü veren ilk derece mahkemesine böyle bir inceleme/filtre görevi verilmesinin amacı, dosyanın gereksiz yere bölge adliye mahkemesine gönderilmesi ve zaman kaybını önlemek, bu şekilde usul ekonomisine katkı sağlamaktır. Gerekli koşulları taşımadığı gerekçesiyle başvuru ilk derece mahkemesi tarafından ret edilirse, istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısı veya ilgililer, ret kararının kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesinden bu hususta bir karar vermesini isteyebilirler (CMK m. 276/2). İlk derece mahkemesinin ret kararına yönelik yapılan başvuru kendine özgü bir denetim muhakemesi yolu olduğundan, ret kararını veren ilk derece mahkemesi dosyayı ilgili bölge adliye mahkemesine göndermekle yükümlüdür. Bölge adliye mahkemesinin buradaki inceleme yetkisi yalnızca ilk derece mahkemesinin verdiği ret kararı ile sınırlı olmadığından, ön koşullar bakımından başvurunun kabul edilebilirliği bütün yönleriyle bölge adliye mahkemesi tarafından ele alındığı için artık verilen karar kesin nitelikte olacaktır. Bölge adliye mahkemesi söz konusu başvuruyu duruşma yapmaksızın dosya üzerinden ele alacaktır. Yapılan inceleme sonucunda bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ret kararını yerinde bulduğu takdirde, ilgililer tarafından yapılan başvurunun reddine karar vermek suretiyle, ilk derece mahkemesinin kararının kesinleşmesini sağlar. İstinaf istemi üzerine hükmü veren ilk derece mahkemesi tarafından başvurusunun kabul edilebilirliği bakımından bir inceleme yapılsın veya yapılmasın, istinaf kanun yolu incelemesi yapılmak üzere bölge adliye mahkemesine gelen dosya ilgili ceza dairesince varsa tebligat eksikliklerinin giderilmesinden, yer ve konu bakımından yetkili olduğu kanaatine ulaştıktan sonra; istinaf başvurusunu kabul edilebilirliği yönünden CMK’nin 279’ncu maddesi gereğince tıpkı ilk derece mahkemesi gibi başvurunun süresi içinde yapılıp yapılmadığı, kararın bölge adliye mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olup olmadığı, başvuranın buna hakkı olup olmadığı konularında ön incelemeye tabi tutulması gerekmektedir. Başvuru bu koşulları taşımıyorsa, istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Bu inceleme neticesinde başvurunun reddi sebeplerinin bulunmadığı görülürse ilgili dosyanın esası bakımından incelenmesine geçilecektir. Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi tarafından yapılan ön inceleme sonucunda verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin karara karşı CMK’nin 279’uncu maddesi gereğince, itiraz kanun yoluna başvurulabilir. CMK’nin 268’nci maddesi gereğince, bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin kabul edilebilirlik konusunda verdiği ret kararlarına karşı yapılan itirazı inceleme görevi, istemin reddi kararını veren ceza dairesinin numara itibariyle izleyen ceza dairesine ait olup; istemin reddi kararını veren ceza dairesi son numaralı daire ise birinci ceza dairesine aittir. Bölge adliye mahkemesi ilgili ceza dairesi yetkili olduğu ve isteğin de kabul edilebilir olduğu tespitini yaptıktan sonra, artık ilk derece mahkemesinin kararına karşı yapılan başvurunun esasının incelenmesine geçilir. CMK'nin 280 'nci maddesine göre, bölge adliye mahkemesi dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra ya istinaf başvurusunun esastan reddine, ya hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ya hükmün bozulmasına, ya da duruşma açılarak davanın yeniden görülmesine karar verir. Dosyamıza konu somut olay bakımından yapılan değerlendirmede; Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2024 tarih, 2023/116 esas ve 2024/17 sayılı kararının, kanun yolu başvuru süresi, şekli ve merci usulüne uygun biçimde gösterilmek suretiyle Cumhuriyet savcısının da hazır bulunduğu 30.01.2024 tarihli oturumda tefhim edildiği, gerek fiziken gönderilen dosya ve gerekse UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre ilk derece Cumhuriyet savcısının 30.01.2024 günlü istinaf dilekçesinde herhangi bir hakim havalesi bulunmadığı gibi, UYAP sistemine de kaydedilmediği ve onaylanmadığı tespit edilmiştir. Süresinde yapılmış bir istinaf başvurusu bulunmaması nedeniyle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ek bir kararla istinaf başvurusunun reddine karar verilmek yerine, dosyanın istinaf kanun yolu incelemesi yapılmak üzere üst mahkemeye gönderildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince gerek ön inceleme ve gerekse esas bakımından yapılan incelemede istemin süresinde olmadığı dikkate alınmadan 24.02.2025 tarih ve 2024/467 esas, 2025/192 sayılı karar ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu incelenerek, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca temyiz kanun yolu açık olmak üzere “esastan red” kararı verildiği ve bu karara karşı da sadece bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. İlk derece Cumhuriyet savcısı tarafından süresinden sonra istinaf başvurusunda bulunulması nedeniyle, öncelikle Ağır Ceza Mahkemesi tarafından CMK'nin 276/1. maddesi gereğince "talebin reddine" karar verilmesi, bu konu gözden kaçırılarak dosyanın kanun yoluna taşınması durumunda ise bölge adliye mahkemesi tarafından CMK’nın 279. maddesi uyarınca “istinaf başvurusunun reddine” karar verilmesi gerektiği ve bu ret kararının da temyizi kabil olmadığı dikkate alınmadan bölge adliye mahkemesi tarafından hatalı değerlendirme yapılarak, istinaf kanun yolu istek koşulu bulunmayan dosyanın içeriği incelenerek "esastan ret" kararı vermesi, Hukuka aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebepten dolayı başka yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenine göre dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin de Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.