Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/7163 E. , 2026/4534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/192 E., 2024/334 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına olacak şekilde dolandırıcılık HÜKÜM: 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/7163 E. , 2026/4534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/192 E., 2024/334 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına olacak şekilde dolandırıcılık HÜKÜM: 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret Bozma üzerine, ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;, 1- Kararın temyiz edilmesinden sonra, sanık müdafinin 30.10.2024 tarihli dilekçesi ile kararın kesinleştirilmesini istediği ve temyizden feragat ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 261. maddesi gereğince temyiz incelemesine yer olmadığına; vekaletnamede açıkça feragat yetkisi tanındığı anlaşılan sanık müdafiinin dilekçesinin temyizden vazgeçme iradesini taşıdığı kabul edilmekle ve 5271 sayılı Kanun’un 266/1. fıkrası gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, sanık müdafiinin temyiz talebinin, tebliğnameye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2- Yargılama konusu silahlı terör örgütüne üye olma suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan Hazine ve Maliye Bakanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 3- Hazine ve Maliye Bakanlığının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden verilen beraat kararlarına ilişkin temyiz taleplerinin değerlendirilmesinde; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-e ve 158/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, sanığın ihraç tarihinin TCK'nın 158/3. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra olduğu dikkate alındığında; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçu sabit görülse idi verilebilecek hapis cezasının on yılın üzerine çıkacağı, bu nedenle sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat hükmüne yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyizinin mümkün olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükmün, tebliğnâmeye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından yargılanan sanık hakkında ağır ceza mahkemesi, bozma üzerine 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı vermiştir. Sanık müdafii temyizden feragat etmiş, katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı ise her iki suç yönünden temyize gelmiş; 3. Ceza Dairesi talepleri ayrı ayrı incelemiştir.
Hukuki İlke: Vekaletnamesinde açıkça feragat yetkisi bulunan müdafiin dilekçesi CMK 266/1 uyarınca temyizden vazgeçme iradesi taşır ve CMK 261 gereği inceleme yapılmasını engeller; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan doğrudan zarar görmeyen kurumun katılma kararı hukuki değerden yoksun olduğundan CMK 260/1 gereği temyiz yetkisi doğmaz; buna karşılık TCK 158/1-e ve 158/3 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılıkta verilebilecek ceza on yılı aştığından beraat hükmüne yönelik temyiz yolu açıktır.
Uygulama Sonucu: Sanık müdafiinin talebi feragat nedeniyle incelenmeksizin iade edilmiş, Bakanlığın örgüt üyeliği suçuna ilişkin temyizi katılma hakkı bulunmadığından CMK 298/1 uyarınca reddedilmiş; dolandırıcılık yönünden ise suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçe dosya kapsamına uygun bulunarak beraat hükmü CMK 302/1 gereği tebliğnameye aykırı olarak onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Kamu kurumları her dosyada otomatik katılan değildir; müdafi, suçtan doğrudan zarar görme koşulunu sorgulayarak kurumun katılma ve temyiz yetkisini daha eşikte düşürebilir. Ayrıca vekaletnameye feragat yetkisi yazılması, lehe sonuçlanan kararın hızla kesinleştirilmesi stratejisinde kritik bir araçtır; bu yetki yoksa kesinleştirme dilekçesi sonuç doğurmayabilir.