Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/8347 E. , 2025/28451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2227 E., 2020/1244 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/183 E., 2018/230 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 6
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/8347 E. , 2025/28451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2227 E., 2020/1244 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/183 E., 2018/230 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 24.06.2025 tarih ve 2022/16042-2025/18429 sayılı onama ilamı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama kararının kaldırılması ile hükmün bozulması Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 24.06.2025 tarihli ve 2022/16042 esas, 2025/18429 karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.11.2025 tarihli ve KD-2025/115311 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimliği huzurunda ve kolluk ifadesinde FETÖ/PYD yapılanmasında yer alan 30 kişi hakkında konumuna uygun bilgi veren ve süreçte yaptıkları eylem ve faaliyetleri anlatan, bu kapsamda örgütte irtibat kurduğu kişiler hakkında beyanda bulunan sanık hakkında TCK 221/4. maddesi kapsamında uygulama yapılıp yapılmayacağına ilişkindir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; TCK’nın 221/4. maddesinden yararlanabilmek için; failin bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Bu açıklamalar ışığında, somut dosya değerlendirildiğinde; Sanık itiraz başvurularında özetle: "Mahkeme aşamasında bildiklerimi samimi bir şekilde anlattım, tanık beyanlarım dikkate alınmadan örgüt üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası aldım, pişmanlık beyanlarımdan dönmediğim halde yanlış bir kabulle etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır, hem 15 Temmuz 2016 öncesinde, hem de sonrasında 30 kişiyi teşhis etmek suretiyle örgüte ilişkin tüm bildiklerimi anlattım, Yargılama aşamalarında da bu beyanlarımdan ben dönmedim, buna rağmen mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır, ev aramam sırasında polis çağırdı ve kendim teslim oldum, sonrasında da etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde ifade verdim ve teşhisler yaptım bu nedenle pişmanlık hükümleri uyarınca karar verilmesi gerekir" biçimindeki nedenler ile karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Sanığın darbeden önce 25... tarihinde emniyette tanık sıfatı ile örgüt hakkında anlatımlarda bulunduğu, 08... tarihinde de ev araması sırasında telefon ile çağrılması üzerine kendiliğinden konuta gelip teslim olduğu, 13... tarihli tutanakla da 30 kişiyi teşhis ettiği, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmesine rağmen sevk edildiği sulh ceza hakimliğince 14... tarihinde tutuklandığı, 25... tarihinde hükümle birlikte tahliye olduğu, İlk derece mahkemesinde iki celse yapılmış, sanık savunmasında özetle "üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, daha öceki ifadelerimi kabul ederim, ben kod adı kullamadım, önceki ifadelerimde bu yapı ile ilgili bildiklerimi anlattım. İddianamede anlatıldığı gibi örgüt içi evlilik yapmadım, eşimle okulda tanıştım ve severek evlendik, ....'e üye olmadım, sadece dinleyici olarak dini hassasiyetlerim gereği toplantılarına katıldım, ...'ün yapmış olduğu sohbetlerde birkaç kez bulundum" biçiminde beyanda bulunmuş, Son sözünde de; "Samimi olarak bildiklerimi anlattım, örgütün illegal yapıda olduğunu bilmiyor idim, beraatimi isterim" şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu şekilde sanık aşamalardaki anlatımlarından örgüt ile ilgili ilk irtibat ve süreçte karşılaştıklarını aktarmıştır. Bu anlatımlar ve savunmalar kapsamında somut dosyada örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile birtakım örgüt mensupları hakkında bilgi veren sanığın, fiili duruma ilişkin hukuki vasıflandırılmaları kabul etmemesinin, anılan kurumun mahiyeti gereği uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olduğu da gözetilerek sanık hakkında 221/4. maddesinin tatbiki gerektiği düşünüldüğünden, Dairemizin 24.06.2025 tarihli ve 2022/16042 esas, 2025/18429 karar sayılı ilamının kaldırılarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmün bozulmasına karar verilmesine ilişkindir. II. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntılı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken haller olarak kabul edilmiştir. Şahsi cezasızlık nedeni olarak; sanığın amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi (TCK'nın 221/2 nci maddesi), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili samimi ve faydalı bilgi vermesi (TCK'nın 221/4 üncü maddesinin ilk cümlesi), yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi (TCK'nın 221/3 üncü maddesi) hallerinde sanık hakkında cezaya hükmolunmayacaktır. Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanan, örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde ise cezadan indirim yapılacaktır (TCK'nın 221/4 üncü maddesinin ikinci cümlesi). Kanun vazının, etkin pişmanlığı şahsi cezasızlık sebebi olarak kabul ettiği durumlarda, örgütten ayrılma veya güvenlik güçlerine teslim olma bakımından "gönüllülük" esasını benimsediği görülmektedir. Gönüllülük, Türk Dil Kurumu sözlüğünde; "bir iş yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken üstlenen" olarak tanımlanmıştır. Örgütten ayrılma bağlamında gönüllülük, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde kalması imkanını ortadan kaldıran veya zorlaştıran bir dış etken bulunmaksızın kendi hür iradesiyle gönüllü olarak örgütten ayrılmasıdır (Ersan Şen - H. Sefa Eryıldız, Suç Örgütü 2018 baskı syf. 346). Güvenlik güçlerine teslim olma bakımından gönüllülük kavramına gelince; Pişmanlık ve gönüllülük failin psikolojik dünyasıyla alakalı ve son derece soyut kavramlar olması nedeniyle sanığın "gerçek ve samimi" bir pişmanlık duyup duymadığı veya gönüllü olup olmadığının tespiti fevkalade zordur. Suç sonrasındaki tutum ve davranışların belli ölçüde cezadan kurtulma düşüncesine dayanması son derece insani bir durumdur (Baba, Türk Ceza Hukukunda Etkin Pişmanlık 2013 baskı syf 98). Bu nedenle aslında saptanmaya çalışılacak olan, failin salt cezadan kurtulma saikiyle değil failin yarattığı haksızlığı gidererek legaliteye dönme düşüncesiyle hareket edip etmediği hususudur ki bu da ancak kişinin dış dünyaya yansıyan davranışlarıyla belirlenebilir. Yakalamanın yasal koşulları oluştuğunda hakkında usulüne uygun olarak düzenlenmiş yakalama müzekkeresine istinaden yakalanan ya da kanunda öngörülen şartlar gerçekleştiği için yakalama müzekkeresi olmaksızın yakalanan faillerin etkin pişmanlıkta bulunmaları halinde, diğer şartlar da gerçekleşirse cezada indirim uygulanması gerekecektir. Bu durumda bir gönüllü teslimden bahsetme imkanı olmadığı açıktır. Suç işleyen ya da suç şüphesi ile takip edilen/soruşturulan kişilerin belli ölçüde yakalanma korkusu taşıyacağının doğal bir durum olduğu da gözetildiğinde, kural olarak gıyabında düzenlenmiş yakalama emri bulunsa da kendiliğinden/gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde gönüllü olarak teslim olduğunun kabulü gerekecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Oluş, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında yapılan arama işleminde adreste bulunmayan, 08.11.2017 tarihli tutanağa göre, arama işlemi devam ederken telefonla haberdar olmasından sonra kendi rızasıyla gelerek teslim olan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek, örgüt ile nasıl tanıştığını, örgüt sohbetlerine katılışını, dernek faaliyetlerini, A.K. isimli sohbet hocasının isteği üzerine bir dönem sohbet verdiğini açıklayan, örgüt içinde bildiği isimleri söyleyen ve bir çok kişiyi teşhis eden sanığın yargılama aşamasında beyanlarından özü itibari ile dönmeyerek önceki beyanlarını tekrar ettiğini bildirdiği anlaşılmakla; sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının oy birliğiyle KABULÜNE, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 24.06.2025 tarihli ve 2022/16042 Esas, 2025/18429 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca itiraznameye uygun olarak BOZULMASINA, kesin hüküm ortadan kalkmış olmakla sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA ve TAHLİYESİNE başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal salıverilmesi için müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.