İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2025/9147 Karar: 2026/7397 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/9147 K.2026/7397

3. Ceza Dairesi 2025/9147 E. , 2026/7397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/... E., 2025/130 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 221/4. maddesinin ilk cümlesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a, TCK'nın 221/5. maddesi uyarınca verilen ceza verilmesine yer olmadığ

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2025/9147 E. , 2026/7397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/... E., 2025/130 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 221/4. maddesinin ilk cümlesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a, TCK'nın 221/5. maddesi uyarınca verilen ceza verilmesine yer olmadığ

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2025/9147 E. , 2026/7397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/... E., 2025/130 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 221/4. maddesinin ilk cümlesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a, TCK'nın 221/5. maddesi uyarınca verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi; gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmün tebliğnamaye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında atılı suçtan ceza verilmesine yer dair hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun onama yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki: Oluş, iddia, mahkeme kabulü, tanık beyanları sanığın aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım s.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Yerel mahkeme kararında bu anlamda çelişki bulunmakta, tanık beyanları yerine sanığın beyanlarına üstünlük tanınarak, samimi beyanları nedeniyle etkin pişmanlık şartlarını taşıdığının kabulü ile hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmekte, beyanlarına itibar edilen sanığın ev ablalığı dışında bir görevi olduğunu kabul etmemesi nazara alınmamakta, tek başına suç teşkil etmeyen ev ablalığından ibaret eylemlerini kabul eden sanığın kendisini, suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik savunma yaptığı gözden kaçırılmaktadır. Sanık hakkında beyanda bulunan, soruşturma beyanları okunan, mahkeme aşamasında da dinlenen tanık beyanlarından sanığın ''örgüt içerisinde ev ablalığı ve BTM olarak görev yapığının anlaşılması'', sanığın dinlenen tanık beyanlarına yönelik savunmasında ''yalnızca ev ablalığı yaptığını kabul ederek BTM olarak görev yapmadığını, kendisi gibi BTM olan örgüt üyeleriyle ya da kendisine bağlı kişilerle, örgüt toplantılarına katılmadığını, ev ablalığı dışında başka bir faaliyet yürütmediğini'' beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın savunmasında dosya kapsamı ve tanık beyanları ile uyuşmayacak şekilde beyanda bulunduğu, böylelikle beyanlarında samimi olmadığı gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 221/4 maddesi gereği etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Hususlarının kanuna aykırı olması kanaatiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla