Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2026/856 E. , 2026/9550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/176 E., 2021/255 K. İLK DERECE : İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/183 E., 2019/416 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62, 53/1, 58/9 ve 63. maddel
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2026/856 E. , 2026/9550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/176 E., 2021/255 K. İLK DERECE : İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/183 E., 2019/416 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62, 53/1, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma kararının kaldırılması ile hükmün onanması İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I-İTİRAZ TALEBİ: Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2019 tarih ve 2018/183 - 2019/416 sayılı kararı ile TCK’nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nın 62, 53/1, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne karşı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 18.02.2021 tarih ve 2020/176 - 2021/255 sayılı düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.02.2025 gün ve 2022/33787 esas, 2025/7251 sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.07.2025 tarih ve KD – 2021/70104 sayılı yazısı ile; "İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının örgüte ait ... Holding'e yönelik yapılan soruşturma kapsamında incelenen dijital materyallerde "Dua listesi" adı ile elde edilen dokümanda; 1. Sırada, örgüt liderinin bulunduğu, 2. Sırada örgüt yapılanmasındaki şakirtler, 3. Sırada ... talebesi abi başlığı ile 15 Temmuz darbe girişiminin yöneticisi ... ve üst düzey FETÖ örgüt yöneticilerinin isimlerinin olduğu 944 ismin yer aldığı listede sanığın da yer aldığı, ... holding'te sermaye ortağı olduğu, Örgüte ait ... kolejinde çalışıp, şirketler kurup Afrikaya örgüt aracılığıyla gittiği, örgütün tepe yöneticilerinden ... eliyle ... Kolejinin Genel Müdürü olup, 2002 den itibaren FETÖ/PDY ilişkili ... Kültürel Dostluk ve İşbirliği Derneğinde 2011-2013 yıllarında Yönetim Kurulu üyesi olduğu, 2009-2015 yılları arasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/37666 sayılı FETÖ/PDY çatı soruşturması kapsamında örgüt tepe yöneticilerinden oldukları değerlendirilen ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile çok sayıda telefonla iletişiminin bulunduğu, Sanıktan alınan dijital materyaller üzerinde incelemede; web yer işaretleri kısmında:...com. kayıtlarının olduğu tespit edilmiştir. ... Kültürel Dostluk ve İşbirliği Derneğinin FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı ve maddi destek sağlayan bir kuruluş olduğu iddianamede somut verilerle ortaya konulduğu üzere, sanığın ... Kültürel Dostluk ve İşbirliği Derneği üyelerinden olup, 2011-2013 yılları arasında dernek içerisinde yönetim kurulu üyeliği görevine kadar yükseldiği, Geçmişte örgüte ait bir okulda yöneticilik yapacak kadar örgütle ilişki içerisinde olan, uzun süre üyelikten sonra ... Kültürel Dostluk ve İşbirliği Derneğinde yöneticiliğe kadar yükselen sanığın, bu derneğin gerçek misyonunu, hiçbir ticari işletmesi olmadığı halde derneğin diğer yöneticileri tarafından yönetilen farklı şirketlere yaptığı yüklü meblağlardaki para transferlerini, derneğin örgüte mali yönden sağladığı katkıyı bilmediği düşünülemeyeceği, örgütün mensupları dışında birine bu görevlere getirmesi, finansman boyutunu ilgisiz kişilere teslim edebileceği iddiasının örgütün yapısı, işleyişi ve hiyerarşisinin inkarı anlamına geleceği kuşkusuzdur." Şeklinde açıklanan nedenlerle itiraz üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.12.2025 gün ve 2025/5025 esas, 2025/28827 sayılı kararı ile; "Sanığın örgütsel faaliyetleri hakkında kollukta beyanda bulunan ....'nın beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve sanık savunmasının da denetlenmesi gerekliliği karşısında, adı geçen tanığın duruşmaya getirtilerek, taraflara soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi; aşama beyanlarında 2002 yılı itibariyle örgütle bağını kestiğini beyan eden sanığın, bir dönem yönetim kurulu üyesi olduğu kısa adı ... olan, ... Kültürel Dostluk ve İşbirliği Derneğinin ... Hizmet Hareketine bağlı bir dernek olduğunun ve söz konusu derneğin üyeleri ve yöneticileri olan bir kısım şahısların yurtdışında ... kuruluş olduğu tespit edilen ... isimli kuruluşa ... şubelerinden toplam 2.112.332 dolar parayı gönderenler arasında olduklarının tespit edildiği; Mali Suçları Araştırma Kurulunca düzenlenen 09.05.2015 tarih ve 2015/53.1/1 sayılı analiz raporunda isimleri geçen bir kısım şahısların ise, yine anılan dernek tarafından ... İnsan Kaynakları firmasına 102 havale işleminde toplam 4.235.400 TL para transferi yaptığı, söz konusu derneğin herhangi bir ticari işletmesinin olmadığı, dernek yöneticileriyle şirket ortaklarının aynı kişiler olması sebebiyle para transferi işlemlerinin muvazaalı olabileceğinin değerlendirildiği, ayrıca sanığın Fethullah ... yönlendirmesiyle kurulan ... Tarım ve Hayvancılık San. Ve Tic. A.Ş'de 25.12.2010-18.04.2012 tarihleri arasında sermaye ortağı olduğu da nazara alındığında, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığının tespiti ve örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağının devam edip etmediğinin belirlenmesi bakımından; öncelikle adı geçen dernek ve kuruluşa Türkiye'den para gönderen kişi ve kuruluşlarla ilgili herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının tespitine çalışılması, var ise bu soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında sanık ile ilgili olarak ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunması halinde söz konusu şahısların tüm aşama ifadeleri getirtilerek anılan şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması gerektiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçe ile kabulüne" karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu kez 03.02.2026 tarih ve KD – 2021/70104 sayılı yazısı ile; "İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyize konu edilmesi üzerine, Yargıtay 3. Ceza Dairesince beraat gerekçesi ile bozma kararı verilmiş olup, bu ilama karşı suçun sübut bulduğu ve hükmün onanması gerektiği gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından CMK'nın 308. maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmiş, ancak sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması gerekçe gösterilerek farklı bir gerekçeyle bozma kararı verildiği, olağan üstü bir kanun yolu olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının, ilgili ceza dairesine itirazda belirtilen sebepler dışında inceleme yapıp karar verme yetkisini vermeyeceği, aksi bir kanaatte Yargıtay Ceza Daireleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki hukuki bir görüş ayrılığı nedeniyle verilen kararların defaatle itiraza maruz kalacağı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aleyhe yapılacak bir itirazda, Yargıtay Ceza Dairesinin farklı bir gerekçe ile itirazı kabul edip hükmü Başsavcılığın onama görüşünden farklı olarak bozma nedeni yapması halinde dosya ilk derece mahkemesine gittiğinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilmeme ihtimali durumunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tek elinde olan CMK'nın 308. Maddesinde belirtilen olağanüstü kanun yetkisinin işlevsiz hale geleceği, ilgili Yargıtay dairesi tarafından belirtilen şekilde itiraz kanun yolunun etkisiz hale getirilmesine yol açacak biçimde yeniden ve değişik gerekçeyle bir bozma kararı verilmesinin olanaklı görülmediği, CMK'nın 308. maddesi uyarınca yapılan itiraz üzerine itirazın kabulüne ya da itiraz reddedilirse dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin farklı gerekçe ile hükmün bozulması yönündeki karara itiraz edilmesi gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir. Kaldı ki bu ön sorunun değerlendirilmesinin ardından Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bu şekilde bir karar verilebileceği kabul edilse dahi ilk itirazımızda ayrıntılı olarak öngörülen gerekçeler kapsamında, örgütle ilişkisinin amcasının oğlu tarafından ihbar ile başladığı, aynı ihbarda ismi zikredilen ... ile birlikte faaliyet yürüttüklerinin iddia edildiği, sanığın örgüt içerisinde yer alan şahıslar ve faaliyetler ile ilgili daha ilk ifadesi sırasında ibraz ettiği 10 sayfalık el yazılı doküman içeriğiyle teyit edildiği üzere örgütsel toplantılara katılıp, örgütün tepe yöneticisi ... eliyle ... Koleji müdürlüğüne kadar yükseldiği, ... Kültürel Dostluk ve İşbirliği Derneğince Yönetim Kurulu üyeliği yapmış olduğu, örgütün üst hiyerarşisiyle birlikte dua listesinde yer alıp, bizatihi istişare heyeti üyeleri ..., Yunanistan imamı ... ve örgüt liderinin doktoru özel hizmetindeki ...'nun Yönetim Kurulu üyesi/sermaye ortağı olduğu ... Tarım ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Anonim Şirketindeki rolü bir bütün olarak nazara alındığında, sübut bulan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturması ve dosya kapsamındaki deliller kapsamında sanığın eylemleri eksik soruşturmaya konu edilemeyecek kadar sübuta ermiş olması nedeniyle ikinci kez yaptığımız itirazın kabul edilerek Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından eksik araştırma gerekçesiyle verilen bozma kararının kaldırılması suretiyle ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak onama kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." Şeklinde açıklanan nedenlerle örgütsel faaliyet olarak kabul edilen sanığın bu eylemlerinin, üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğundan bahisle itirazın kabulü ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.12.2025 gün ve 2025/5025 esas, 2025/28827 sayılı kararının kaldırılması, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 18.02.2021 tarih ve 2020/176 esas ve 2021/255 karar sayılı hükmünün onanmasına karar verilmesi, itirazın kabul edilmemesi halinde ise dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi talep edilmiştir. II. KARAR 1-02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkra hükümleri uyarınca itiraz konusu değerlendirilip, önceki kararda değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir neden bulunmadığı, konunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunca sonuca bağlanmasının daha uygun olacağı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2-5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 09.12.2025 tarihli ve 2025/5025 esas, 2025/28827 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.