İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2022/14640 Karar: 2022/25740 Tarih: 2022

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/14640 K.2022/25740

4. Ceza Dairesi 2022/14640 E. , 2022/25740 K. "İçtihat Metni" KARAR Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümlesi uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Sulh Ce

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2022/14640 E. , 2022/25740 K. "İçtihat Metni" KARAR Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümlesi uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Sulh Ce

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2022/14640 E. , 2022/25740 K. "İçtihat Metni" KARAR Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümlesi uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 03/02/2009 tarihli ve 2007/731 esas, 2009/47 sayılı kararının 16/04/2009 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 08/11/2010 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106/1-2. cümlesi uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin ... Sulh Ceza Mahkemesinin 11/07/2013 tarihli ve 2013/66 esas, 2013/403 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25/10/2022 gün ve 2022/112672 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre; 1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/1169 esas, 2022/6933 karar sayılı ilâmında ''Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan hükümler incelendiğinde, suç tarihinde uzlaştırma kapsamında olmayan tehdit suçu ile uzlaştırma kapsamında olan hakaret suçlarının birlikte işlendiği, uzlaştırma kapsamında kalmadıkları ancak 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, sanığa atılı TCK’nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu nedenle hakaret suçundan da uzlaştırma işlemi yapılması gerekliliğinin ortaya çıkması karşısında; hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin mahkumiyet hükümleri açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hükümler yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,'' şeklinde belirtildiği üzere, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 27/09/2012 tarihli ve 2011/619 esas, 2012/833 sayılı kararı ile suç tarihinde uzlaştırma kapsamında olmayan tehdit suçu ile uzlaştırma kapsamında olan hakaret suçlarının birlikte işlenmesi nedeniyle, uzlaştırma işlemi yapılmaksızın sanığın her iki suçtan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; karar tarihinden sonra yürürlüğü giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu nedenle hakaret suçundan da uzlaştırma işlemi yapılması gerekliliğinin ortaya çıkması karşısında; hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin mahkûmiyet hükümleri açısından uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hükümler yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığının tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek 5237 sayılı Kanunun 51. maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Bir nolu isteme yönelik incelemede; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendine mevcut (2) ve (3) numaralı alt bentlerden sonra gelmek üzere (3), (5) ve (6) numaralı alt bentler eklenmiştir.Bu bentlere göre, tehdit (madde 106, birinci fıkra), hırsızlık(madde 141), dolandırıcılık (madde 157) suçları uzlaşma kapsamına alınmıştır. 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35 inci maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254 üncü maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde sanığa yükletilen TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, birlikte işlenen TCK'nın 125/1. maddesindeki hakaret suçununda uzlaştırma kapsamında olması da gözetilerek uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinin gerektiği anlaşılmıştır. Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay Ceza Dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/12/2016 tarihli ve 06/12/2016 tarih, 2014/13-194 Esas ve 2016/466 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nın ''zaman bakımından uygulama'' başlığını taşıyan 7. maddesinin 2. fıkrasındaki ''suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanıp, infaz olunacağına'' dair düzenleme ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında duraksama başlığını'' taşıyan 98/1. maddesinde ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.'' amir hükmü uyarınca, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkündür. İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında TCK'nın 106/1. maddesinin 2. cümlesi gereğince sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle kararın 11/07/2013 tarihinde açıklanıp kesinleştiği, hükmün açıklanmasına neden olan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 27/09/2012 tarihli ve 2011/619 esas, 2012/833 sayılı kararına konu 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, 5237 sayılı Kanunu'nun 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu nedenle hakaret suçundan da uzlaştırma işlemi yapılması gerekliliğinin ortaya çıkması karşısında; bu hükme ilişkin uyarlama davası olup olmadığı, sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağından bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de, anılan Kanun değişikliğinden önce inceleme konusu dosyadaki mahkumiyet ilamının kesinleştiği, hükmün açıklanmasına neden olan ilam ve sonucuna göre bu ilam yönünden uyarlama yoluna başvurulmadan kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu ve şu aşamada kanun yararına bozma yoluyla giderilmesi gereken bir hukuka aykırılık tespit edilmediği anlaşıldığından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. İki nolu isteme yönelik incelemede; CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, hapis cezasının ertelenmesi hukuka aykırıdır. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler kısmen yerinde görüldüğünden, 1-Bir nolu isteme yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2-İki nolu isteme ilişkin olarak, sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 11/07/2013 tarihli ve 2013/66 esas, 2013/403 sayılı kararının, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla