KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/13640 E., 2025/18838 K.
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/32 E., 2023/847 K
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
457 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen beraat hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, önceki karar kaldırılarak sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın yasal olarak itiraz hakkını kullandığına, sözlerinin, tahkir edici nitelikte olmaması nedeniyle hakaret suçunu oluşturmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak.
5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen ve Anayasa'nın 36. maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder.
Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.
Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçu oluşturur.
İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır. Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez.
Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir.
Somut olayda; sanığın, davacı sıfatı ile yer aldığı dosyada, yapılan keşif sırasında mahkeme hakimine yönelik sarf ettiği "Siz taraf tutuyorsunuz, siz tutulmuşsunuz, sizden de davacıyım, sizi reddediyorum, taraflı davranıyorsunuz.“ biçimindeki sözlerinin, uyuşmazlıkla bağlantılı ve hakimin tarafsız olmadığına dair düşüncesini ifade etme amaçlı olduğu, bu sözlerin 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.