İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2023/14550 Karar: 2023/26426 Tarih: 2023

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/14550 K.2023/26426

4. Ceza Dairesi 2023/14550 E. , 2023/26426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/802 E., 2016/9 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan sanık ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar ta

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2023/14550 E. , 2023/26426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/802 E., 2016/9 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan sanık ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar ta

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2023/14550 E. , 2023/26426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/802 E., 2016/9 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan sanık ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; 1.Katılan sanık ... hakkında, a.Şikâyetçi Ö.F.T.'ye yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 7.080,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 24 eşit taksitlendirmeye, b.Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 8.840,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 24 eşit taksitlendirmeye, c.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca neticeten 3.740,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ve 24 eşit taksitlendirmeye, 2.Sanıklar ..., ..., ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan sanık müdafiinin temyiz isteği; dosya kapsamı itibariyle diğer sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak beraat kararları verildiğine, sanığın ise olay akışı ve savunmaları gözetildiğinde üzerine atılı suçlardan beraat etmesinin gerektiğine, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, aslında darp edilenin sanık olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde kardeşini tedavi için hastaneye götüren katılan sanık ...'in tedaviyi tamamlandıktan sonra kardeşinin hastanede kalmasını istediği, bunu kabul etmeyen şikayetçi doktor Ö.F.T.'ye hastanenin acil servisinde herkesin girip çıkabildiği kısımda "Benim kafamı bozmayın sizin ananızı avradınızı sinkaf ederim." şeklindeki sözlerle hakaret ettiği, durumun haber verilmesi üzerine olaya müdahale eden acil serviste görevli polis memuru olan sanık ...'e "Şerefsizler benimle muhatap olmayın." ve "Erkeksen dışarı gel kozumuzu dışarda paylaşalım." şeklinde sözler söylediği ve sonrasında takviye ekip olarak gelen diğer kolluk görevlileri ... ile ...'ya "Hep sizin yüzünüzden lan bunlar a... koyduklarım." şeklindeki sözlerle hakaret ettiği ve kendisini olay yerinden götürmek isteyen kolluk görevlilerine zorluk çıkartarak tehdit ve hakaret eylemlerini devam ettirdiği, bu sırada olay yerinde bulunan ve kimliği tespit edilemeyen bir kişinin katılan sanık ...'i yumruk ve tekme vurarak yaraladığı, her ne kadar sanıklar ..., ..., ...'nın kimliği belirsiz şahsın katılan sanığı yaralamasını ve olay yerinden kaçmasını engellemedikleri iddiasıyla kamu davası açılmışsa da, sanıklar ..., ..., ...'nın görevi ihmalde bulunduklarına dair delil bulunmadığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. 2. Katılan sanık, sanıklar, katılan ve tanıklar M.D., H.Ç., Y.Y., M.A., Y.K., E.K., M.D.'nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir. 4.Olay tutanağı, CD inceleme ve çözüm tutanakları, aşamalarda tanzim edilen bilirkişi raporları dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 13.02.2013 tarihli savunmalarının alınması işlemi olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B.Sanık ... Hakkında Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, şikâyetçi doktor Ö.F.T.'ye hakaret eden sanığın olaya müdahale eden hastane polisi ...'e ve daha sonra takviye ekip olarak gelen diğer kolluk görevlileri ... ile ...'ya hakarette bulunması biçiminde gerçekleştiği kabul edilen eylemi nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümleri gereği hakaret suçlarından bir kez ceza verilip, bu cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırılması gerekirken, hakaret suçundan iki kez ceza verilmek suretiyle fazla ceza tayini, 2.Katılan ... ve şikâyetçi ...'ın aşamalarda sanığın kendilerine yönelik bir hakaret eyleminden bahsetmemiş olmaları ve düzenledikleri 11.01.2012 tarihli tutanak içeriğinde de sanığın kendilerine hakaret ettiğine yönelik bir anlatımın bulunmaması, dosya kapsamında sadece tanık M. D.'nin aşamalardaki beyanlarında sanığın takviye ekip olarak gelen katılan ... ve şikâyetçi ...'a da hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında; katılan ve şikâyetçinin sanığın kendilerine yönelik hakaret eylemlerini duyup duymadıkları yönündeki çelişki giderildikten sonra eğer duymamışlarsa sanığın katılan ve şikâyetçiye yönelik hakaret iddiası yönünden ihtilat unsurunun oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması, 3. Sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu suçun 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçu olduğu ve 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üçüncü alt bendi uyarınca uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında atılı suçlar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B.Sanık ... Hakkında Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla