İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2023/16152 Karar: 2023/26326 Tarih: 2023

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/16152 K.2023/26326

4. Ceza Dairesi 2023/16152 E. , 2023/26326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/59 E., 2021/509 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2023/16152 E. , 2023/26326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/59 E., 2021/509 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2023/16152 E. , 2023/26326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/59 E., 2021/509 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası (2 kez) uyarınca 2.400,00 TL ve 1.800,00 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2023 gün ve 2023/107640 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "1-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddelerinde tanımı yapılan hakaret suçunu oluşturduğu, anılan suç yönünden soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete tâbi olup, mağdurun şikayetinden vazgeçtiği gözetilerek kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Sanık hakkında basit yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Sanığın katılana hitaben "Vereceksin lan parayı o... çocuğu" diyerek katılanın yüzüne yumrukla vurduğunun, tanık ...'in tarafları ayırdığının, sanığın mutfaktan aldığı bıçak elinde bulunurken katılana "Bu bıçakla keserim seni, ya bana ev alın ya da bana para verin, gideyim bu evden" dediğinin sabit kabul edildiği anlaşılmakla, basit yaralama eyleminin yağma suçunun unsuru olduğu, bu suçun içinde eridiği anlaşıldığından, basit yaralama suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. (1) Numaralı Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 131 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." Aynı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. İncelenen somut olayda; mağdurun şikâyetten vazgeçtiği sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine dair beyanının bulunmadığı anlaşılmıştır. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.10.2020 tarih ve 2018/18-589 Esas, 2020/421 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçmenin bunu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin düzenlenmiş olması ve anılan Kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde beraatına, sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında, her ne kadar sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin bir beyanı yok ise de yargılama sonucu atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek kanun yararına bozma talebiyle incelendiği, dolayısıyla beraat etme ihtimalinin bulunmadığı, ancak 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Kanun yararına bozma talebi bu kapsamda yerinde görülmüştür. B. (2) Numaralı Kanuna Yararına Bozma İstemi Yönünden İncelenen dosya kapsamında; sanık hakkında İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2020 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ncı maddesi, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi göre kasten yaralama ve tehdit suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.20121 tarihli ve 2021/59 esas, 2021/509 Karar sayılı ilamı ile sanığın kasten yaralama ve tehdit suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. Verilen mahkumiyet kararlarına karşı sanık ve müdafiinin istinaf isteminde bulunması üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli ve 2022/91 Esas, 2022/2013 Karar sayılı kararı ile kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin başvurunun 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf başvurusunun reddine, tehdit suçu yönünden ise olayın tek tanığının aşamalarda beyanlarının değişiklik göstermesi nedeni ile hükme esas alınan beyanına neden itibar edildiğinin açıklanmaması ve kabule göre de "Vereceksin lan parayı o... çocuğu" diyerek katılanın yüzüne yumrukla vurduğunun, tanık ...'in tarafları ayırdığının, sanığın mutfaktan aldığı bıçak elinde bulunurken katılana "Bu bıçakla keserim seni, ya bana ev alın ya da bana para verin, gideyim bu evden" dediğinin sabit kabul edilmesine rağmen sanık hakkında yağmaya teşebbüs yerine silahla tehdit ve kasten yaralama suçundan mahkumiyet kurulması nedeni ile bozulmasına karar verilmiştir.Bozma üzerine İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/501 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. Yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda sanık hakkında eylemin yağmaya teşebbüs suçu olarak kabul edilmesi halinde kasten yaralama ve tehdit suçlarından ayrıca hüküm kurulması mümkün değil ise de; tehdit suçundan yapılan yargılamanın halen derdest olduğu ve yağma suçu yönünden kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesinin ihtimal halinde olduğu, bu nedenle sanık hakkında tehdit suçundan yapılan yargılamada eylemin vasfı değerlendirilerek yağma suçundan hüküm kurulması ve bu hükmün kesinleşmesi halinde kasten yaralama suçu yönünden kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği anlaşılmakla kanun yararına bozma istemi hakkında bu aşamada karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kısmen KABULÜNE, 2. (2) nolu istem yönünden İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/501 esas sayılı dosyasında sanık hakkında yürütülen yargılama sonucunda yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması ve bu hükmün onanması halinde kasten yaralama suçu yönünden değerlendirme yapılmak üzere Kanun yararına bozma istemi hakkında bu aşamada KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, 3. (1) nolu istem yönünden sanık hakkında İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; "Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca DÜŞMESİNE, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç yönünden yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına." Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla