Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2024/3700 E. , 2024/10834 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/640 E., 2021/1148 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhu
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2024/3700 E. , 2024/10834 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/640 E., 2021/1148 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan basit yargılama usulü uygulanarak mahkumiyet kararı verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.02.2024 tarih ve 94660652-105-09-24210-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22393 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22393 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/1. maddesinde yer alan, “(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki ve aynı Kanun'un 251/8. maddesinde yer alan, " (8)Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklindeki, 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde yer alan, "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki ve 125/4. maddesindeki "Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Hakaret suçu için öngörülen cezanın üst sınırının 2 yıl hapis cezası olduğu gözetildiğinde temel halinin basit yargılama usulü kapsamında kaldığı; ancak benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/02/2017 tarihli ve 2014/4-757 esas, 2017/113 karar sayılı ilâmında, “...5237 sayılı TCK'nun 125. maddesinin dördüncü fıkrasında hakaret suçunun alenen işlenmesi, bu suçun nitelikli bir şekli olarak kabul edilmiştir." şeklinde belirtildiği üzere hakaret suçunun alenen işlenmesi durumunun, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hali gibi, suçun diğer bir nitelikli hali olduğu ve bu durumda öngörülen cezanın altıda bir oranında artırılacağı cihetle, sanığın üzerine atılı sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret suçuna ilişkin cezanın üst sınırının 2 yıldan fazla hapis cezasını gerektireceği ve bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi uyarınca bu suç yönünden basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, Sanık hakkında, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26/03/2021 tarihli ve 2020/25712 soruşturma, 2021/2272 esas, 2021/1928 sayılı iddianame ile açılan dava üzerine Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesince mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, sanığın yargılamaya konu eylemi hakkında daha önceden Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 21/02/2021 tarihli ve 2020/26463 soruşturma, 2021/1288 esas, 2021/1071 sayılı iddianamesi ile açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2021 tarihli ve 2021/235 esas, 2021/349 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve her iki hükmün de itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A."1" numaralı istem yönünden 5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesinde; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. İncelenen dosyada; 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesinin "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4 üncü maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmediği anlaşılmıştır. B. (2) Numaralı Kanuna Yararına Bozma İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında "Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir" hükmü yer almaktadır. Mükerrer davadan bahsedilebilmesi için, sanık hakkında açılan her bir davanın tarafları, suç tarihleri ve olayının aynı olması gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında sanık hakkında mükerrer açıldığı iddia edilen kamu davaları incelendiğinde; Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2021 tarih 2020/25712 soruşturma ve 2021/2272 Esas sayılı iddianamesiyle, sanığın hakaret suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, iddianamede suç tarihinin 24.12.2020 şikâyetçinin Özlem Çerçioğlu olarak gösterildiği, yapılan yargılama sonucunda Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli ve 2021/640 Esas, 2021/1148 Karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yine aynı sanık hakkında, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'ın 21.02.2021 tarih 2020/26463 soruşturma ve 2021/1288 Esas sayılı iddianamesiyle; şikâyetçi Özlem Çerçioğlu'na yönelik hakaret suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarih 2021/235 Esas 2021/349 Karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır. İncelenen dosyalarda aynı sanığın aynı eylemi nedeniyle iki farklı kamu davası açıldığı ve aynı eylemden dolayı verilen iki ayrı hükmün bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli ve 2021/640 Esas 2021/1148 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında açılan davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE, 2. (1) nolu isteme ilişkin (2) numaralı bozmanın niteliğine göre bu istem ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3. (2) nolu istem yönünden sanık hakkında Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli ve 2021/640 Esas 2021/1148 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4. Aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, mahkûmiyet HÜKMÜNÜN KALDIRILMASINA, mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca REDDİNE, bu dava için yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.