İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2024/3713 Karar: 2024/9411 Tarih: 2024

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/3713 K.2024/9411

4. Ceza Dairesi 2024/3713 E. , 2024/9411 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2023/250 E., 2023/498 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞN

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2024/3713 E. , 2024/9411 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2023/250 E., 2023/498 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞN

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2024/3713 E. , 2024/9411 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2023/250 E., 2023/498 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi gereğince 4 ay 5 hün hapis ve 9 ay 21 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itiraz edilmeksizin 22.02.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 22.11.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün aynen açıklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.03.2024 tarih ve 94660652-105-75-13356-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31215 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31215 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 10.06.2011 olduğu, suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 66/2, 66/1-e maddeleri uyarınca dava zamanaşımının 5 yıl 4 ay, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/2, 66/1-e ve 67/4 üncü maddeleri gereğince 7 yıl 12 ay olduğu, 28.09.2011 tarihinde suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı, hakkında verilen 30.01.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 22.02.2012 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 22.11.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği tarih arasında dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince durduğu, suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle zamanaşımının durduğu, 22.02.2012 ile 22.11.2013 tarihleri arasındaki 1 yıl 9 aylık durma süresi de göz önüne alındığında, hükmün açıklandığı tarihte 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyetine karar verilmesinde, Kabule göre de; Dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1-"1" numaralı istem yönünden Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 10.06.2011 olduğu, bu tarih itibarıyla suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun 28.09.2011 tarihinde savunmasının alındığı, hakkında verilen 30.01.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 22.02.2012 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 22.11.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği tarih arasında dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, 5237 sayılı Kanun'un 66/2, 66/1-e maddeleri uyarınca dava zamanaşımının 5 yıl 4 ay olup, anılan Kanun'un 66/2, 66/1-e ve 67/4 üncü maddeleri gereğince olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 12 ay olduğu dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle zamanaşımının durduğu, 22.02.2012 ile 22.11.2013 tarihleri arasındaki 1 yıl 9 aylık durma süresi de göz önüne alındığında, hükmün açıklandığı tarihte 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 2-Kabule göre de "2" numaralı istem yönünden 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un üçüncü fıkrasında ise, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hükümlerine yer verilmiştir. İncelenen somut olayda; anılan Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, daha önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuğun görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından verilen kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki amir hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi hukuka aykırıdır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; suça sürüklenen çocuk hakkında, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından açılan KAMU DAVALARININ, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca DÜŞMESİNE, 4. Davaların düşmesi nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına, 5. "1" numaralı istem yönünden verilen kararın içeriğine göre, "2" numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla