Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2024/4851 E. , 2024/9469 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/670 E., 2019/103 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme İNCELEME KONUSU KARAR : Yasaklanmış hakların iadesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2024/4851 E. , 2024/9469 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/670 E., 2019/103 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme İNCELEME KONUSU KARAR : Yasaklanmış hakların iadesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve yargı görevini yapan kişiye karşı görevi yaptırmamak için direnme suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 129 uncu, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay; 265 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezaların ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2019 tarihli ve 2017/670 Esas, 2019/103 Karar sayılı kararının Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 18.03.2019 tarihli ve 2019/525 Esas, 2019/535 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek 18.03.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, hükümlünün yasaklanmış hakların geri verilmesine yönelik talebinin kabulü ile yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.08.2023 tarihli ve 2017/670 Esas, 2019/103 Karar sayılı ek kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 gün ve 2024/44152 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumunun amacının, yitirilen hak ve ehliyetlerin koşulların gerçekleşmesi hâlinde iyi hâlli hükümlüye yargı yolu ile geri verilmesini sağlamak olduğu, bu yasaklılık ister Türk Ceza Kanunu'ndan, isterse özel bir kanundan kaynaklansın, "kamu hizmetlerinden yasaklanma", "memuriyetten mahrumiyet", "seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma", "yasal kısıtlılık altında bulundurulma" gibi gerek bir mahkûmiyetin doğal sonucu gerekse ceza şeklinde hükmedilen her nevî ehliyetsizliklerin yasak hakların geri verilmesi yoluyla bertaraf edilmesine hukukumuzda bir engel bulunmadığı, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na 06/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi ile eklenen 13/A maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir." şeklindeki düzenleme gereğince hükümlülük kararında açıkça hükmedilmese bile mahkûmiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların yukarıda bahsedilen maddenin birinci fıkrasındaki koşulların bulunduğuna mahkemece kanaat getirilmesi halinde iadesine karar verilebileceği gözetildiğinde; Somut olayda, mahkemesince hükümlü hakkında, bahse konu Mahkeme kararının kesinleştiği 18/03/2019 tarihinden itibaren üç yılın geçtiği gözetilerek yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; hükümlünün mahkûm olduğu 1 yıl 6 ay ve 10 ay hapis cezalarının 17/05/2021 tarihinde infaz edildiği cihetle, yasaklanmış hakların iadesi talebinin kabulüne dair kararın verildiği 28/08/2023 tarihinde 3 yıllık sürenin henüz dolmadığı gözetilerek, mahkemesince yapılacak değerlendirmede yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 121 ve124 üncü maddeleri ile mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 416 ve 420 nci maddelerinde yasaklanmış hakların geri verilmesi düzenlenmişti. Hükümlünün yeniden topluma kazandırılmasını sağlamak amacıyla, göstermiş olduğu iyi hal karşılığı ceza mahkûmiyeti ile kaybedilen hak ve ehliyetler geri verilmiş olmaktaydı. 5237 sayılı Kanun'da ise hak yoksunluğu 53 üncü maddede düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hak yoksunlukları (aynı maddede gösterilen istisnalar hariç) kural olarak cezanın tümü ile infaz edilmesi ile ortadan kalkar. Yeni Türk Ceza Kanunu süresiz hak yoksunluğu öngörmediği ve kural olarak cezanın infazıyla sınırlı bir hak yoksunluğu kabul ettiği için, yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumuna da yer vermemiştir. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü madde gerekçesinde açıkça “Bu sistemde süresiz bir hak yoksunluğu söz konusu olmadığı için yasaklanmış hakların geri verilmesinden artık söz edilemeyecektir.” açıklamasına yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun ile benimsenen yaptırım teorisi yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumunu kabul etmemiştir. Bu kabul 5237 sayılı yasada düzenlenen hak yoksunluğu yönünden uygun olmakla birlikte, Anayasanın 76 ncı maddesi, Devlet Memurları Kanunu m.48/A-5, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5/1-a, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu m.74/1-d, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun m.10/d, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun m.7/5 gibi, belirli bir suçtan veya belirli bir cezaya mahkumiyet halinde süresiz hak yoksunluğu öngörülen hükümler yer almaktadır. Bu hükümler sebebiyle; kişinin cezasının infazı tamamlansa ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi kapsamında hak yoksunluğu bulunmasa bile, bu özel kanunlarda yer alan hak yoksunlukları varlığını korumaktadır. Yasa koyucu tarafından süresiz hak yoksunluklarının ortadan kaldırılabilmesi amacıyla; 5352 sayılı Kanun'a 06.12.2006 tarih 5560 sayılı yasa ile 13/A maddesi eklenerek, kişilerin mahkûmiyete bağlı hak yoksunluklarının giderilmesine imkan sağlanmıştır. Anayasa ve özel kanunlardaki ceza mahkûmiyetine bağlı süresiz hak yoksunluğu içeren hükümlerin yürürlükten kaldırılmaması ve 5237 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra 5352 sayılı yasaya 13/A maddenin eklenmesi karşısında Anayasa ve özel kanunlardaki ceza mahkûmiyetine bağlı süresiz hak yoksunlukları yönünden 13/A maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı verilmesi gerekir. 5352 sayılı Kanunun "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" kenar başlıklı 13/A maddesi şöyledir: "(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a)Mahkum olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b)Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir. (2) Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir. Ancak, bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz. (3)Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir. (4)Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet Savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir. (5)Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir. (6)Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde, adlî sicil arşivine kaydedilir. (7)Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır." Şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mahkemesince yapılacak değerlendirmede, cezaların infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olması ve sanığın daha sonra yeni bir suç işleyip işlemediği incelenerek hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkûm olduğu 1 yıl 6 ay hapis cezasının 18.03.2019 tarihinde kesinleşip 17.05.2021 tarihinde infaz edildiği, hakaret suçundan mahkum olduğu 10 ay hapis cezasının ise 7188 sayılı Kanun kapsamında temyiz edilip Yargıtay incelemesinde olduğu anlaşıldığından, mahkûm olunan cezaların infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık süre geçmemiş olduğundan mahkemece, talebin bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.08.2023 tarihli ve 2017/670 Esas, 2019/103 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.