İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/1064 Karar: 2025/6882 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/1064 K.2025/6882

4. Ceza Dairesi 2025/1064 E. , 2025/6882 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1543 E., 2023/1798 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/1064 E. , 2025/6882 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1543 E., 2023/1798 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/1064 E. , 2025/6882 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1543 E., 2023/1798 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1-4, 62, 52. ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 1.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. fıkrası uyarınca, 17.01.2025 tarih ve 94660652-105-34-12881-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10910 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " ...Dosya kapsamına göre; sanığa yüklenen suç sebebiyle eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 125/4. maddelerinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu; Suç tarihinin 12/07/2015 olduğu, zamanaşımının en son 31/08/2023 tarihinde düzenlenen iddianame ile kesildiği, mahkemesince de 21/12/2023 tarihinde karar verildiği, İlk uzlaşma teklifinin yapıldığı 03/08/2023 tarihinden uzlaştırmanın sonuçsuz kaldığı 10/08/2023 tarihine kadar da 5271 sayılı Kanun'nun 253/4 ve 253/21. maddeleri gereğince zamanaşımı süresinin 7 gün süreyle durduğu; Bu haliyle, olağan zamanaşımı süresinin suçun işlendiği 12/07/2015 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 31/08/2023 tarihi arasında, durma süresi de düşüldüğünde 19/07/2023 tarihinde gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/3. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı açısından sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a.Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b.Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c.Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d.Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e.Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer. (2)Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3)Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. (4)Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5)(Değişik fıkra: 29.06.2005-5377 S.K./8.mad) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6)Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7)Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde dava zamanaşımı uygulanmaz." şeklinde, Anılan Kanun'un 67. maddesi; "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a.Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b. Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c. Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d. Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3)Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4)Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanun'da belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." biçiminde düzenlenmiştir. Görüleceği gibi 5237 sayılı Kanun'da bütün suçlar bakımından kesme nedenleri ortak olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 67/2. maddesinde, suçla ilgili olarak şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde dava zamanaşımının kesileceği kabul edilmiştir. Dava zamanaşımının durması ise, Kanun'da açıkça sayılan bazı hallerde soruşturma veya kamu davasının yürütülememesinden dolayı, bu halin ortaya çıkmasından, kalkması anına kadar geçen sürede zamanaşımının işlememesini ifade etmektedir. Zamanaşımını durduran nedenlerin varlığı halinde, zamanaşımı süresi en son kesen işlemden itibaren, durdurucu nedenin ortaya çıktığı ana kadar işleyecek, bu engelin kalkmasıyla duran zamanaşımı süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Zamanaşımı süresinin hesaplanmasında ise önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenmek suretiyle zamanaşımı süresi belirlenecektir. Anayasa'nın 38. maddesinde dava zamanaşımının kanunilik ilkesi kapsamında olduğu benimsenmiş olup dava zamanaşımını durduran veya kesen nedenlerin kanunda açıkça gösterilmesi gerekir, bu nedenlerin yorum veya kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 125/1-4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1.e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörülmüştür. Sanık hakkında 12.07.2015 tarihinde işlediği hakaret suçundan 31.08.2023 tarihinde iddianame düzenlendiği ve basit yargılama usulü uygulanarak Yerel Mahkeme tarafından 21.12.2023 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. Uzlaşma için ilk teklifin yapıldığı 03.08.2023 tarihinden uzlaştırmacı raporunun düzenlenerek uzlaştırma bürosuna verildiği 21.08.2023 tarihine kadar geçen 18 günlük duran süre de dikkate alındığında, suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-(e), 67. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanığın üzerine atılı suçtan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/1543 E., 2023/1798 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309/4.(d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla