İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/11117 Karar: 2026/3529 Tarih: 2026

Yargıtay 4. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/11117 K.2026/3529)

4. Ceza Dairesi 2025/11117 E. , 2026/3529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/4 27... /109 Karar SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 62/1 ve

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/11117 E. , 2026/3529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/4 27... /109 Karar SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 62/1 ve

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/11117 E. , 2026/3529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/4 27... /109 Karar SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 69. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli ve 2024/427 esas, 2025/109 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2025 gün ve 2025/125588 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın ... isimli sosyal medya hesabından 21.08.2022 tarihinde yaptığı paylaşımda katılan ...'e yönelik olarak "Aşağılık PKK/YPG köpeği ..., yakını ... PKK işbirliği katledilmiş ama PKK/YPG sempatizanı olmuş zavallı ..., benden bahsedip hedef gösteren sen, ağlayan da sen. Nasıl ucuz nasıl şeref yoksunusun böyle" şeklinde ifadelerde bulunmak suretiyle hakaret suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; Sanık ve müdafii tarafından aşamalarda yapılan savunmalarda özetle, katılanın 19.08.2022 tarihinde kişisel ... hesabından ''Saf değiştirirken ... (temsili)'' başlıklı köpeklerin havladığı bir video paylaşarak sanığın şeref, onur ve saygınlığına yönelik saldırıda bulunduğu, katılanın adı geçen paylaşımı üzerine onlarca kişinin sanığa hakaret ettiği, katılanın hakaret içeren paylaşımının halen kişisel ... hesabında yer aldığı, sanığın yargılama konusu paylaşımının müştekiye karşılık olarak verildiği, sanığın müştekiyi özel olarak tanımadığı ve kendisine hakaret etmesi için bir sebep bulunmadığı, bu itibarla sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi 5237 sayılı Kanun'un 129/3. maddesi gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un "Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret" başlıklı 129. maddesinde yer alan, “(1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. (2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez. (3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, katılanın daha önce sanık hakkında yaptığı belirtilen paylaşım içeriği nazara alınarak uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, anılan düzenleme uyarınca herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun'un 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararında belirtildiği üzere; kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; mahkeme sanığı hakaret eyleminden cezalandırma yoluna gitmiştir. Hakaret suçu açısından 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı bizatihi mahkemenin takdirine ilişkin bir konu olup mahkeme bu hususta sanık lehine haksız tahrik indirimi yapmayarak takdir hakkını bu yönde kullanarak uygulama yapmıştır. Delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, kanun yararına bozma isteminin takdire ilişkin olması nedeniyle yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla