İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/12315 Karar: 2026/1592 Tarih: 2026

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/12315 K.2026/1592

4. Ceza Dairesi 2025/12315 E. , 2026/1592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/858 E., 2025/183 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz ed

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/12315 E. , 2026/1592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/858 E., 2025/183 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz ed

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/12315 E. , 2026/1592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/858 E., 2025/183 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ..., ..., ... ile ... Hakkında Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Tüm Hükümler ve Sanıklar ... ile ... A ... Hakkında 22.07.2011 Tarihli Göçmen Kaçakçılığı Eylemi Dışında Kalan Diğer Eylemler Nedeniyle Verilen Tüm Hükümler Yönünden, Sanıklara yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sanık ... A ... müdafii ve sanıklar ..., ..., ..., ... ile ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ile ... A ... Hakkında 22.07.2011 Tarihli Göçmen Kaçakçılığı Eyleminden Kurulan Hükümler Yönünden, Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak: 1. 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesinin 3, 4 ve 6. fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanun'un 225. maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.02.20 12... /570-51 sayılı Kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır. Bu açıklamalar ışığında düzenlenen iddianamede, 22.07.2011 tarihli göçmen kaçakçılığı eyleminde sanıkların eyleminden söz edilmediği gibi sanıklara yönelik bir anlatımda da bulunulmadığı, kaldı ki bu eylem nedeniyle bozma öncesi yapılan yargılamada sanıklar hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmek suretiyle Anayasanın 90, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanmayı düzenleyen 6. ve 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddelerine aykırı davranılması, 2. Kabule göre de a. Kararın gerekçesinde 22.07.2011 tarihli eylemin failleri olarak sanıklar ... ile ... A ... gösterildiği halde devamında bu eylemin failleri arasında sanıklardan söz edilmeyerek kararın gerekçesinde çelişkiye düşülmesi, b. 22.07.2011 tarihli eylem nedeniyle kurulan hüküm fıkrasında sanık ... A ...'in isminin eksik yazılması, Kanuna aykırı ve sanık ... A ... müdafii ile sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Çok sanıklı göçmen kaçakçılığı yargılamasında bozma sonrası kurulan mahkumiyet hükümleri temyiz edilmiş; 4. Ceza Dairesi sanıkların büyük bölümü hakkındaki hükümleri onarken, iki sanık hakkında 22.07.2011 tarihli eylemden kurulan hükümlerde iddianamede bu sanıklara yönelik hiçbir anlatım bulunmadığını ve bozma öncesi yargılamada da bu eylemden hüküm kurulmadığını tespit etmiştir. Ayrıca gerekçede failler konusunda çelişkiye düşülmüş ve bir sanığın adı hüküm fıkrasına eksik yazılmıştır.

Hukuki İlke: 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesi uyarınca iddianame, yüklenen suçu oluşturan fiilleri delillerle ilişkilendirerek duraksamaya yer bırakmayacak biçimde göstermeli; 225/1. madde gereği hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında kurulabilir. İddianamede anlatılmayan bir eylemden yargılamaya devam edilip hüküm kurulması, Anayasanın 90. maddesi yollamasıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesindeki adil yargılanma hakkının ve 6/3-a bendindeki isnadı öğrenme hakkının ihlalidir.

Uygulama Sonucu: Onanan hükümler dışında, iddianamede anlatılmayan 22.07.2011 tarihli eylemden kurulan hükümler bozulmuştur; usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadan hüküm kurulması hükmü temelinden sakatlamış, gerekçe çelişkisi ve eksik isim yazımı da ayrıca kanuna aykırı görülmüştür.

Dava Strateji Notu: Çok eylemli ve çok sanıklı dosyalarda müdafiin ilk işi, mahkum edilen her eylemin iddianamede müvekkiline açıkça isnat edilip edilmediğini satır satır karşılaştırmaktır; iddianame dışına çıkılarak kurulan hüküm, sübut tartışmasına hiç girilmeden dava şartı yokluğundan bozdurulabilir. Bu denetim özellikle bozma sonrası genişleyen dosyalarda atlanmamalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla