İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/12323 Karar: 2026/2990 Tarih: 2026

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/12323 K.2026/2990

4. Ceza Dairesi 2025/12323 E. , 2026/2990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/206 E, 2024/779 K SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1-2, 62/1 ve 52.

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/12323 E. , 2026/2990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/206 E, 2024/779 K SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1-2, 62/1 ve 52.

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/12323 E. , 2026/2990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/206 E, 2024/779 K SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1-2, 62/1 ve 52. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. uyarınca 1.120,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2024 tarihli ve 2024/206 esas, 2024/779 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2025 gün ve 2025/134858 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “ Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17/05/2021 tarihli ve 2021/8956 esas, 2021/13803 karar sayılı ilamında yer alan '' ... mağdurun 11/10/2018 tarihli duruşmada usulüne uygun olarak şikayetten vazgeçmiş olması ve kararın kanun yararına bozmaya konu edilmiş olması karşısında, sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 73/4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırıdır. ... BOZULMASINA, ..." şeklindeki açıklama nazara alındığında, Sanığın üzerine yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikâyete tâbi olduğu, müştekinin de 08/03/2024 havale tarihli dilekçesi ile şikâyetinden vazgeçtiği ve sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanın da bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 73/4-6 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 131/1. maddesinde “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmüne yer verildiği, Aynı Kanun'un 73/4. maddesinde ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesinde de, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mağdurun 08.03.2024 tarihli dilekçe ile şikayetten vazgeçtiği sanığa ise şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2020 tarih ve 2018/18-589 E, 2020/421 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesine göre kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçmenin bunu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin düzenlenmiş olması ve anılan Kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde sanığın beraatine, sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında, her ne kadar sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin bir beyanı yok ise de yargılama sonucu sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek kanun yararına bozma talebiyle incelendiği dolayısıyla beraat etme ihtimalinin bulunmadığı, ancak 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hakaret suçundan sanık hakkında Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2024 tarihli ve 2024/206 Esas, 2024/779 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 4. Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla