Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/1320 E. , 2025/9819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/362 E., 2020/1770 K. SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; görevi yaptırmamak için diren
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/1320 E. , 2025/9819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/362 E., 2020/1770 K. SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese ... şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatapın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek, aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre ... şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunduğu, yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın bildirdiği en son adresi ile aynı olan MERNİS adresine doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılan 01.02.2013 tarihli tebligatın usulsüz olduğu, 06.11.2017 tarihli dilekçe ile dosyasının akıbetinin kendisine bildirilmesi talebi üzerine, tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan sanığa gerekçeli kararın okunup anlatılması gerektiği halde 10.11.2017 tarihli tebliğe ilişkin işlemlerin ise 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesine aykırı olması sebebiyle usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiğinden bahsedilmeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, bu suretle de mahkumiyet kararının zamanaşımını kesmeyeceği tespit edilmiştir. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 04.01.2013 tarihli sanığın savunması olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından hüküm kurulmuştur. Hakaret suçunda yokluğunda verilen HAGB kararı, sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu 21/2'ye göre tebliğ edilmiş, ayrıca cezaevindeki sanığa gerekçeli karar okunmadan işlem yapılmıştır.
Hukuki İlke: 7201 sayılı Kanun 10 ve 21/2 uyarınca önce muhatabın bilinen son adresine normal tebligat çıkarılmadan doğrudan MERNİS adresine 21/2 şerhiyle yapılan tebligat usulsüzdür; cezaevindeki sanığa CMK 35/3 uyarınca gerekçeli kararın okunup anlatılması gerekir. HAGB kararı usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmediğinden denetim süresi başlamaz, zamanaşımı durmaz ve TCK 66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı dolar.
Uygulama Sonucu: bozma ve düşme
Dava Strateji Notu: HAGB kararının usulsüz tebliği kesinleşmeyi engeller; kesinleşmeyen HAGB zamanaşımını durdurmadığından, uzun süre işlem görmeyen dosyalarda zamanaşımı savunması güçlüdür. MERNİS adresine tebligatta önce normal tebligat aşamasının işletilmiş olması ve cezaevindeki sanığa kararın CMK 35/3'e göre okunması denetlenmelidir.