Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/16 E. , 2025/1088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1285 E., 2020/1414 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Dairemizin, 30.10.2024 tarihli ve 2021/39594 Esas, 2024/13522 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.12.2024 tarihli
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/16 E. , 2025/1088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1285 E., 2020/1414 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Dairemizin, 30.10.2024 tarihli ve 2021/39594 Esas, 2024/13522 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.12.2024 tarihli ve KD-2020/78541 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın sarf ettiği sözün atasözü olup, okul müdürü hakkında yapacağı şikayetin etkin bir şekilde soruşturulmayacağı inancını kaba ve kırıcı bir şekilde ifade ettiğine, sanığın sarf ettiği sözlerin yapacağı şikayetin sonuçsuz kalacağına ilişkin bir değer yargısı olduğuna, sanığın bu değer yargısının dışında mağdurun onur ve saygınlığını incitecek bir sövme veya somut fiil isnadı olmadığına bu sebeple suçun yasal unsurları oluşmadığından Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin mezkur kararının onanması yerine bozulmasının hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın mağdura hitaben söylediği kabul edilen sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden, beraat kararı verilmesi hukuka aykırı olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin,30.10.2024 tarihli ve 2021/39594 Esas, 2024/13522 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın sarf ettiği sözlerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına ve bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edilip edilmeyeceğine ilişkindir. Ceza Genel Kurulunun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Dairemizin (Kapatılan 18. Ceza Dairesi) 12.12.2016 tarih, 2016/16989 Esas, 2016/18968 sayılı kararında sanığın sarf etmiş olduğu “it ürür kervan yürür” sözünün hakaret suçunu oluşturmayacağı belirtilmiştir. Somut olayımızda, sanığın oğlunun okuldan uzaklaştırılması üzerine müdür yardımcısı olan mağdur ...’i telefon ile aradığı ve konuşma sırasında mağdura hitaben “hocam ben size bir şey söylim köpek köpeği ısırmaz siz nasıl görevinize sadıksanız aynen……… birbirinizin savunmacılığını yapıyorsunuz hocam yapıyorsunuz ama” dediği sabittir. Sanığın sarf ettiği söz “it iti ısırmaz” atasözünün benzeri olup, sanık burada okul müdürü hakkında yapacağı şikayetin etkin bir şekilde soruşturulmayacağı inancını kaba ve kırıcı bir şekilde ifade etmiştir. Sanığın sarf ettiği sözler yapacağı şikayetin sonuçsuz kalacağına ilişkin bir değer yargısıdır. Sanığın bu değer yargısının dışında mağdurun onur ve saygınlığını incitecek bir sövme veya somut fiil isnadı yoktur. Suçun maddi unsuru oluşmamıştır. AİHM nin bir çok kararında vurgulandığı üzere değer yargısına müdahale sözleşmenin 10. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğüne müdahaledir. Sanığın mağdura sarf etmiş olduğu atasözünün, şikayetinin sonuçsuz kalacağına ilişkin kaba bir ifade olduğu ve değer yargısını dile getirmesi nedeniyle hakaret suçunun oluşmadığı ve bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun itirazın reddine yönelik kararına katılmıyorum. 20.01.2025