Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/2086 E. , 2025/6269 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/202 E., 2022/286 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriye
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/2086 E. , 2025/6269 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/202 E., 2022/286 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/3-a, 43/1, 265/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2009 tarihli ve 2008/408 Esas, 2009/72 Karar sayılı kararının 03.03.2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 20.08.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükümlerin açıklanmasına ilişkin Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2022/202 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2025 gün ve 2025/16735 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.02.2014 tarihli ve 2013/23474 Esas, 2014/2417 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suçlar için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu nazara alındığında; suç tarihinin 26.05.2008 olduğu, sanığın savunmasının 13.10.2008 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen 05.02.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 03.03.2009 tarihinde kesinleştiği, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 20.08.2013 tarihinden itibaren duran zamanaşımının işlemeye devam ettiği, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 13.10.2008 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 26.04.2022 tarihine kadar geçen (13 yıl 6 ay 13 gün) süreden dava zamanaşımı süresinin durduğu (4 yıl 5 ay 17 gün) sürenin çıkarıldığında, olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE "5237 sayılı Kanun'un 66. maddesinde: “1- Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.” hükümleri yer almıştır. Aynı Kanun'un 67. maddesinde ise: “(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3)Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” hükümleri yer almaktadır. Ayrıca, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-(c) maddesinde ise “Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.” hükmü yer almaktadır. İncelenen dosyada; sanığın 26.05.2008 tarihinde işlediği hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçları nedeniyle kovuşturmanın yapılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 03.03.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 20.08.2013 tarihinde suç işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükümlerin 26.04.2022 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-(e) maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 13.10.2008 tarihinde kesildiği, durma süresi de eklendikten sonra, olağan dava zamanaşımının, hükümlerin açıklandığı tarihte gerçekleştiği gözetilmeden, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Malatya 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.04.2022 tarihli ve 2022/202 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-(d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan KAMU DAVALARININ, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.