İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/2737 Karar: 2025/10144 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/2737 K.2025/10144

4. Ceza Dairesi 2025/2737 E. , 2025/10144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/342 E., 2023/987 K. SUÇ :Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık hakkında basit yargılama uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına dair yukarıda tarih ve sayısı bel

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/2737 E. , 2025/10144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/342 E., 2023/987 K. SUÇ :Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık hakkında basit yargılama uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına dair yukarıda tarih ve sayısı bel

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/2737 E. , 2025/10144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/342 E., 2023/987 K. SUÇ :Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık hakkında basit yargılama uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.03.2025 tarih ve ... sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "...1-Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret suçu için öngörülen cezanın üst sınırının 2 yıl hapis cezası olduğu gözetildiğinde anılan suçun temel halinin ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi şeklindeki nitelikli halinin, basit yargılama usulü kapsamında kaldığı; ancak benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/02/2017 tarihli ve 2014/4-757 esas, 2017/113 karar sayılı ilâmında, “...5237 sayılı TCK'nun 125. maddesinin dördüncü fıkrasında hakaret suçunun alenen işlenmesi, bu suçun nitelikli bir şekli olarak kabul edilmiştir. Bu fıkraya ilişkin madde gerekçesinde, aleniyet için aranan temel ölçüt, fiilin, gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması şeklinde belirtilmiştir. Hakaret suçunun, belirsiz sayıdaki kişiler tarafından işitilebilecek, görülebilecek ve algılanabilecek bir ortamda veya çok sayıda kişinin öğrenmesini sağlayacak herhangi bir araçla işlenmesi halinde, aleniyet vardır. Aleniyetin varlığı için, çok sayıda insanın hakareti öğrenmesinin olanaklı olması yeterlidir; söylenenlerin fiilen duyulması şart değildir. Aleniyet halinde, mağdur, hakaretin az sayıda kişi önünde gerçekleşmesine oranla, daha fazla rencide olacağı için, bu nitelikli hâl kabul edilmiştir. (Nur Centel, Hamide Zafer, Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Beta Yayınevi, 3. Baskı, 2016, s. 235)..." şeklinde belirtildiği üzere hakaret suçunun alenen işlenmesi durumunun, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hali gibi, suçun diğer bir nitelikli hali olduğu ve bu durumda öngörülen cezanın altıda bir oranında artırılacağı cihetle, sanığın üzerine atılı kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret suçuna ilişkin cezanın üst sınırının 2 yıldan fazla hapis cezasını gerektireceği ve bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Dosya kapsamına göre; sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 125/3-a. maddesi uyarınca 365 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra anılan Kanunun 125/4. maddesi uyarınca cezada 1/6 arttırım yapılarak 425 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini müteakip, yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 251/3. maddesi gereğince sonuç cezada 1/4 oranında indirim yapılarak 265 gün adli para cezası üzerinden hesaplama yapılarak 5.300,00 Türk lira adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, anılan Kanunun 251/3. maddesi uyarınca cezadan 1/4 indirim yapılmadan 354 gün adli para cezası üzerinden hesaplanan 7.080,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulü" başlıklı 251. maddesinde; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bir numaralı isteme yönelik incelemede; yukarıda bahsedilen kanun maddeleri göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırıdır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bir numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme ilişkin ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.08.2023 tarihli ve 2023/342 E., 2023/987 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Aynı Kanun’un 309/4(b) maddesi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 4. İki numaralı isteme yönelik incelemede; bir numaralı isteme ilişkin bozma kararının niteliğine göre bu istemle ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla